Giriş
(6)

uyku kalitenizi arttıran neler var?

duyurukullanıcısı
son zamanlarda zor uyuyup, dinlenmemiş kalkıyorum. ortalama yatak yastık vs sahibim.yatağı değiştiremem ama yastık, örtü veya pijama vs değiştirsem uyku kalitem artar mı?otellerde falan da pek rahat edemiyorum mesela.
son zamanlarda zor uyuyup, dinlenmemiş kalkıyorum. ortalama yatak yastık vs sahibim.

yatağı değiştiremem ama yastık, örtü veya pijama vs değiştirsem uyku kalitem artar mı?
otellerde falan da pek rahat edemiyorum mesela.
0
duyurukullanıcısı
(26.01.26)
temiz hava, dertsiz bir zihin, sigarasız bir yaşam, akşam hafif bir yorgunluk (tempolu yürüyüş sonrası bir duştan kalan)
0
erty_ksk
(26.01.26)
yastık olarak şunu kullanıyoruz çok memnunuz, 2 tanesi 580 tl

www.madamecoco.com

yatağın çok eski değilse ondan olmuyodur bence rahatsızlık. yamuk yumuk uyuyorsan ondan olabilir. uyuduğun oda çok sıcaksa ondan olabilir. uyumadan önce ben bu aralar kitap okumaya başladım, telefonla çok uğraşınca ben kolay uyuyamıyorum. bi de uzun zamandır kahve içmiyorum akşamları, çayı da bırakmak istiyrum da henüz başaramadım, açık çay içiyorum.
0
Sadece soruyorum
(26.01.26)
Yattığınız odaya bir higrometre koyup nem oranını ölçün. 40 ın altındaysa zor uyur, 65 in üstündeyse dayak yemiş ya da gece boyu taş taşımış gibi uyanırsınız.

Ayrıca daha önce sorduğumda chaygptnin bana önerileri şunlardı.
Saat 16 dan sonra çay ve kahve içme,
1 saat önceden ekran orucuna başla.
Ilık duş al.
Yatak odanda loş sarı ışık olsun.
Bir saat erken yatıp yatakta kitap oku.
İki dakika süreyle 4-7-8 nefes egzersizi yap.
+1
Mirket
(26.01.26)
psikiyatristin yazdığı uyku hapı
+1
yurtsuz john
(26.01.26)
Hava temizleyici
0
bepicolombo
(26.01.26)
Öncelikle karanlık ve sessiz ortam. Göz bandı kullanabilirsiniz. Odanın oksijeni iyi olsun. Pencereyi 1 parmak falan aralık bırakırsanız iyi olur. Tek yastık yerine çok yumuşak 2 ya da 3 yastık. Kalın olmasa da ağır bir yorgan. Yatmadan 3-4 saat önce sıvı almayı kesin.
0
ground
(26.01.26)
(8)

fotoğraf makinası öneriniz var mı, siz kullanıyor musunuz?

m e b
selam.herhangi bir profesyonellik amacı gütmeyen, elinden geldiğince sokak/doğa/manzara fotoğraflarını iphone 15 ile çeken (çok da başarılı olamayan) ve maksimum 30-35 bin bütçesi olan birine nasıl bir makine önerirdiniz? sizin kullandığınız var mı ve önerir misiniz?1. mesela bir fotoğrafçının rekla
selam.

herhangi bir profesyonellik amacı gütmeyen, elinden geldiğince sokak/doğa/manzara fotoğraflarını iphone 15 ile çeken (çok da başarılı olamayan) ve maksimum 30-35 bin bütçesi olan birine nasıl bir makine önerirdiniz? sizin kullandığınız var mı ve önerir misiniz?

1. mesela bir fotoğrafçının reklamını yaptığı fujifilm xhalf modelini gördüm, o tatmin eder mi iphone ile kıyaslayınca?
2. bu cihazlarda illa lens almak zorunda mıyız genel ve güzel çekimler için?
3. bu cihazlarda da illa düzenleme mi yapmak gerekiyor güzel sonuçlar almak için? ham haliyle güzel sonuçlar alamaz mıyım?
0
m e b
(26.01.26)
fazlasıyla tatmin eder. iphone ile kıyaslanacak bir şey değil.
farklı çekimler için lens almak zorundasın. Lensler makinelerden daha pahalı. Ör telezoom ile doğa, düşük f lens ile gece fotoğrafçılığı, prime lens ile portre, geniş açı ile mimari, sokak vs gibi. Ancak başlangıç için 18-55mm gibi üzerinde gelen kit lensler epey işini görür.
düzenleme yapman gerekmiyor ancak düzenleme de işin bir parçası. Bu tamamen kişinin tutkusuna bağlı. Ben düzenleme yapmayı sevmem raw çekerim ancak fotoğrafı bozan unsurlar varsa dokunurum. Kimisi ise bir fotoğraftan bambaşka bir yorum yaratır.
+1
croswell
(26.01.26)
Canon R100
-5
arbre
(26.01.26)
çok uzun yıllar canon kullandım. son kullandığım makine canon eos250D oldu.

50mm ve 18-400mm lensler kullandım. Ben telefoto lens seviyorum. fotoğrafı heybetli gösteriyor.

artık makine tercihim fujifilm. karakteristik bir alet bana göre.

bunlar geçmişte canonla çektiğim bazı fotoğraflar:

www.eksiduyuru.com
0
yurtsuz john
(26.01.26)
Heves bükücü olmak istemem ama;

Youtube'dan moda fotoğrafçısı Koray Birand'ın iPhone 17 inceleme videosunu bir izleyin. Bence ekipmandan çok çıktıya (kurgu, kompozisyon, ışık vs.) odaklanın, iPhone'la da çok iyi sonuç alınabilir. Dslr alınca (kısıtlı bütçe ile özellikle) bir anda çektiğiniz fotoğraflar değişmeyecek.
+3
orient blue
(26.01.26)
düzenlemeyi bilmiyorsanız (retouch, post kompozisyon, özetle fotoşork) kamera almanızı önermem. iphone kamerası ile raw ayarlarında çekip düzenlemeyi biraz öğrenin. çıktılardan memnun kaldığınızda kamera da alınır. ya da şimdiden alayım sonra fiyatı artar diyorsanız ortalama bğtçe söyliyin ona göre önerelim.
0
klassno
(26.01.26)
Sony alpha 6100 aldım tamamen benzer bir amaçla. Epey memnunum
0
but that was just a dream
(26.01.26)
ara gülerin güzel bir sözü var "En iyi makine en iyi fotoğrafı çekseydi, en iyi daktiloya sahip olan da en iyi romanı yazardı"
bütçeniz dahilinde bir fotoğraf makinesi alın ve fotoğraf çekmeye başlayın. tabi öncelikle temel bir fotoğraf eğitimi alın. neyin nasıl çekildiğini öğrenip, bol bol fotoğraf çektikçe zamanla ihtiyacınıza göre bir makineye ve objektife kendiniz karar vereceksiniz.
başlangıç için dslr öneririm. eski yeni modeline takılmayın kit lensli bir set olsun. yanına da 50mm lens alırsınız uzun bir süre sizi idare eder.
xhalf a hiç bulaşmayın. tamamen pazarlama hamlesi gereksiz bir makine.
0
my fault
(26.01.26)
Alacağın hiçbir makine ile çektikten sonraki haliyle güncel cep telefonundan daha "güzel" çıkmaz. Çünkü günümüzde fotoğraf renk demek efekt, ham halini kimse beğenmez. Sen beğenmezsin.

Çekip uğraşmayayım direkt paylaşayım diyorsan makine alma. Sırf makine ile fotoğraf çekme hobisini istiyorum diyorsan da makine çok önemli değil. Varsa o paraya kit lensli ikinci el 6300 al geç.

Basit fotoğrafçılık eğitimleri alırsan elindeki telefonla tatmin edici fotolar çekmeyi öğrenirsin bu arada.
0
Bruce
(26.01.26)
(7)

Ortama girişken biri girince enerji düşmesi

egerbiryolcu
Birkaç keredir dikkatimi çekti ortama girişken konuşkan biri girince çok modum düşüyor kişiyi sevip sevmemekle yakın uzak hissetmekle mi alakali veya ruh halimin dalgalı olmasıyla mi veya başka bir sebepten mi bilmiyorum. Uykum geliyor konuşasim gelmiyor ağırlık çöküyor. Son iki farklı kişide yaşadı
Birkaç keredir dikkatimi çekti ortama girişken konuşkan biri girince çok modum düşüyor kişiyi sevip sevmemekle yakın uzak hissetmekle mi alakali veya ruh halimin dalgalı olmasıyla mi veya başka bir sebepten mi bilmiyorum. Uykum geliyor konuşasim gelmiyor ağırlık çöküyor. Son iki farklı kişide yaşadım. Herkeste ve her zaman değil. Dinlerken mi yoruluyorum veya anlamadım.?
+3
egerbiryolcu
(26.01.26)
bana da oluyor bazen. çok fazla konuşuyorsa, konuştuğu ilgimi çekmiyorsa, çok da ortak bir konu değilse ortamdan kopuyorum. sevdiğim biriyse bile dayanamıyorum bazen.
enerji işlerine inanıyorsanız, enerjisi iyi gelmiyordur.
0
black holes in the sky
(26.01.26)
Ben de bu cok oluyordu eskiden. Acikcasi kendi adima ozguven dusukluguyle alakali diye dusunuyorum. Gecmiste okul/dersane ortaminda yakin bir arkadasim vardi ama biraz problemliydi, baskinlik kurmaya calisiyordu. Ben de pisiyordum muhtemelen. Mesela 2 sene ayni dersanede kaldim, ilk senem sinifim disinda nerdeyse kimseyi tanimiyorken, ikinci senemde eleman gidince cok sosyal biri oluvermistim.
0
mbond
(26.01.26)
insanoğlu böyle değil midir zaten.

çok konuşan birinin yanında sen az konuşursun. düğünde oynak biri vardır sen sönük kalırsın. iştahlı birinin yanında az yersin. alışverişşinas arkadaşınla dükkana girersin o ne görse alırken tezgahtar sana da sorar. 'biz beraberiz arkadaşla' dersin kısık sesle.
0
yurtsuz john
(26.01.26)
Bana sık olur. Girişken değil de daha çok yuksek egolu gibi insanlar diyelim, girişken insan zaten seni beni mevzuya çeker hemen içli dışlı olunur, muhabbet gelişir falan filan. Ama baskın olmaya çalışan, ego sahibi kişiler geldiğinde temkinli olmak gerek.
+1
covered
(26.01.26)
Emiyor bazisi, ondan.
0
osssy
(26.01.26)
Sosyal anksiyeteyle kesin bir ilgisi vardır. Bana da oluyor.
0
sekizdokuzon
(26.01.26)
Ben de aynı şekilde hissediyorum ama benimki sosyal anksiye değil mesela. Bu tür insanların bencilliğini, empati yoksunluğunu, düşüncesizliğini ne ruhum ne bedenim kaldırıyor artık. Sanırım bu noktada insan kendini kapatınca bu gereksiz enerji alışverişine, karşıda konuşan kişinin sesi fondaki gürültüyle eşitleniyor. Bu da kafa şişiriyor.
+1
truf
(26.01.26)
(4)

Ağırlık seti almak istiyorum

tchuck
en doğru fiyatı falan hangi sitede bulurum? çok kaliteli bir sete ihtiyacım yok.zaten benchte 30ar kg falan takabiliyorum anca (30+30),dambelde de 30kg üstüne pek çıkmıyorum.halyile bu ağırıkların biraz üstüne çıkabileceğim bir set + olimpik bar satın almak istiyorum.hangi markaya veya hangi siteye
en doğru fiyatı falan hangi sitede bulurum? çok kaliteli bir sete ihtiyacım yok.

zaten benchte 30ar kg falan takabiliyorum anca (30+30),
dambelde de 30kg üstüne pek çıkmıyorum.

halyile bu ağırıkların biraz üstüne çıkabileceğim bir set + olimpik bar satın almak istiyorum.
hangi markaya veya hangi siteye bakayım?

dambeller set olarak da olabilir veya onlar da ayarlanabilir olabilir. açıkçası hangisi daha uygunsa ona yöneleceğim.
-1
tchuck
(24.01.26)
Abi sahibinden'e bak bu şekilde ürün satan çok oluyor daha iyi bi fiyata alabilirsin.
0
kizil karga
(24.01.26)
Sahibinden +1

Bir heves alıp bırakanların ilanlarıyla dolu. Döküm ağırlık al daha az yer kaplar.
0
yurtsuz john
(24.01.26)
Şunları incelemek lazım. Videolarında falan çok pratik ve sağlam gibi görünüyor da, yine de bir bakmak gerek. Yer kaplamaması ve pratikliği sebebiyle ev için ideal gibi.

www.beymen.com
0
Mirket
(24.01.26)
msb
(24.01.26)
(4)

Evde Nasıl Egzersiz Düzeni Oluşturabilirim?

vaveylababa
Selam,Ben spor disiplini konusunda çok kötü olduğum için genelde parasını verip salona yazılır ve istediğim noktaya gelince de birkaç ay sonra bırakırım ama mevcut şartlarımda bunu yapamıyorum. Havalar soğuk, spor salonu uzak. Zaten işe git-gel çok uzun. Yolda çok zamanım geçiyor ve evden tekrar çık
Selam,

Ben spor disiplini konusunda çok kötü olduğum için genelde parasını verip salona yazılır ve istediğim noktaya gelince de birkaç ay sonra bırakırım ama mevcut şartlarımda bunu yapamıyorum. Havalar soğuk, spor salonu uzak. Zaten işe git-gel çok uzun. Yolda çok zamanım geçiyor ve evden tekrar çıkacak mentalim asla olmuyor.

Ama bi yandan da bütün bunlara rağmen beni motive edecek en azından evde bir düzenim olsun da istioyrum. Bir youtube video serisi olabilir mesela. Link atarsanız sevinirim. Atıyorum 30 gün workout gibi. Binlerce detay video var ama basit öz bişey bulmakta zorlandım.

Basit bir program da olabilir. atıyorum bisiklet var, 2 tane 7kg dambılım var. yarım saat bisiklet. dambıllarla şu hareketler. 20 şınav 20 mekik vs gibi. her gün yapabileceğim basit ama verimli spesifik bir program da olabilir.

yahut benim tahayyül edemediğim bir yönteminiz varsa o da olur. şurdan online program al, şununla görüş çok faydasını görürsün de olabilir.

önerilerinizi bekliyorum. teşekkürler.
0
vaveylababa
(23.01.26)
Chatgpt'ye sot. O anlatır. Günlük de gelişmeleri birlikte takip edersiniz. Duruma göre yazdığı programı revize de eder.
İstersen diyet programı da yazar.
0
Mirket
(23.01.26)
Ben ergin kırbaç'ı beğeniyorum. Hergün mutlaka bir videosunu yapıyorum. Çoğu zaman 2-3 tanesini yapıyorum.
Düzenli 30 gün şunu yap videolarını sürdüremem, sıkılırım. O yüzden tavsiye veremiyorum.

Motivasyon için aynada kendine iç çamaşırınla bak ya da fotoğrafını çek. Kendinde iyileşmesini istediğin yerler olacaksa tetikler.
Kaslar belirginleştikçe bağımlılık yapıyor spor.
Tabi sevgili- eş de çok büyük motivasyon sağlıyor.
Güzel bir müzik listesi oluşturup keyifli bir vakit oluyor benim için.
Umarım sizin içinde öyle olur.
0
duhan
(23.01.26)
arnold filmlerini, rambo, rocky serilerini izle.

yazın plajda hava atacağın günleri düşün.

millet olarak gazla çalışıyoruz.

ayrıca çocukluktan gelen bir alışkanlığın yoksa online şeylerle, aplikasyonlarla kazanılacak bir şey değil bence. geçen salonda yüzlerce kişiye ait programı çöpe attılar. hepsi bir ay gelip bırakanlar.
0
yurtsuz john
(23.01.26)
nike training uygulamasını öneririm
0
a7x
(24.01.26)
(3)

Kıbrıs Rumları

kizil karga
Etnik olarak Yunan mı yoksa kültürel olarak Yunanlı olmayı benimsemiş bir topluluk mu? Yani bugünkü Rumların ataları atıyorum 2000 sene önceki bi Yunan klanından kopup gelmiş ve burada bir medeniyet geliştirmiş insanlar mı yoksa bu insanlar bir şekilde bir yerlerden gelen insanlardı da Roma imparato
Etnik olarak Yunan mı yoksa kültürel olarak Yunanlı olmayı benimsemiş bir topluluk mu? Yani bugünkü Rumların ataları atıyorum 2000 sene önceki bi Yunan klanından kopup gelmiş ve burada bir medeniyet geliştirmiş insanlar mı yoksa bu insanlar bir şekilde bir yerlerden gelen insanlardı da Roma imparatorluğu döneminde Yunan medeniyetinden etkilenerek (Roma imparatorluğunun kendisi gibi) Yunanlaşan bir halk mı, nedir bununların olayı tam olarak?
0
kizil karga
(22.01.26)
kıbrıs rumları etnik olarak ortadoğu halklarıyla karışmış biraz. yunanistanda yaşayan yunanlara göre daha esmer oluyorlar. kültürel olarak yunanlara yakınlar tabi ama kıbrıslıyız diyorlar. ingilizcesi cypriot.

bizim atinalı yunan müşteri kıbrıslıların konuştuğu yunancayı zor anlıyorum demişti.
0
yurtsuz john
(22.01.26)
gecmiş zaman
enosisçi yunanlar,
türkleri ve rumlari temizlemek istemişti.

yani yunan degiller demek ki.
0
designer
(22.01.26)
bildiğin düz yunandır. yunanistan dışında yaşayan yunanlara rum denir. ayrıca ada insanları kültürel olarak anakara insanlarından çok farklılaşırlar zamanla. bizim kıbrıs türkleri gibi. karışım daha azdıri süzme yunandır, hatta daha yunandır. yunixdir :))
0
ground
(23.01.26)
(6)

İstanbul'da hamama giden var mı?

Kahvedesu
Ne kadar? Gruplarda okudum. 100 euro diyorlar.
Ne kadar? Gruplarda okudum. 100 euro diyorlar.
-2
Kahvedesu
(22.01.26)
100 euroya full body masaj yaptırırsın.

otele hamama göre fiyat çook değişir. 1000-2000e de rahat bulunur bence (sadece hamam)
+2
jelly bear
(22.01.26)
hürrem sultan vs hamamlar 100 euro civarından başlıyor. otel hamamlarında habre indirim kampanyası oluyor.
0
klassno
(22.01.26)
Kaliteli otellerdeki spa merkezlerine gidiyorum zaman zaman. Masaj + hamamda kese köpük. 2 bin liraya güzel yerler var. Fırsat sitelerinden alırsan ucuza gelir.
0
yurtsuz john
(22.01.26)
Bu yüz euro olanların ne farkı var ki? Hamam, hamam işte.
0
🌸Kahvedesu
(22.01.26)
tarihi hamamlar biraz pahalı, gerek eskiliği ve işletme maliyetinin de ona göre yüksek olması, gerekse turistlerin ilgi göstermesi fiyatı arttırıyor
+1
selam
(22.01.26)
hangi gruplarda okudun ve oralar nereler??
0
Başka
(23.01.26)
(21)

nasıl başarmışım anısı

deranzo1
var mı böyle anılarınız? geriye bakınca ulan nasıl yapmışım onu diye hayret ettiğiniz. ben atayım bir tane; saat 10:00'daki öss'ye 9:45'de uyanmam. sınav salonu yaklaşık 3-4 kmlik mesafe. kalkar kalkmaz kağıdımı alıp t shirtümü bile degistirmeden pantolonumu giyerek kendimi sokağa atmam. araba da yo
var mı böyle anılarınız? geriye bakınca ulan nasıl yapmışım onu diye hayret ettiğiniz. ben atayım bir tane; saat 10:00'daki öss'ye 9:45'de uyanmam. sınav salonu yaklaşık 3-4 kmlik mesafe. kalkar kalkmaz kağıdımı alıp t shirtümü bile degistirmeden pantolonumu giyerek kendimi sokağa atmam. araba da yok. biraz koştuktan sonra ilk gördüğüm araç sahibinden rica etmek. sağolsun kırmadı son gaz basıp gittik. iner inmez yine bir depar sekansı ve sınav başlamasına birkaç dakika kala sırama oturmam. nefesimi düzenlemek için on dakikaya daha ihtiyacım olmuştu.

şimdi bakınca eaah der sallardım muhtemelen.
+2
deranzo1
(21.01.26)
Yazarsam best seller kitap olur. Bir tane değil. Bin tane bile değil. Yaşamam mucize.
-5
gabe h coud
(21.01.26)
Bazılarına göre başarı olmayabilir ama ehliyet sınavı. Hayatımda hiç şoför koltuğuna oturmamış, zerre bilgisi olmayan ve aşırı stresli biri olarak ilk sınavda geçtim. Derslerde bile hocaya mal mal bakıyordum, kendi zekamdan şüphe etmiştim ancak sınav günü geçmem lazım diye kendimi telkin ettim ve aldım.
+1
ekimoloji
(21.01.26)
polonya'da yaşıyorken polonya'daki almanya konsolosluğundan vize randevusu oluşturmam. yılın son aylarıydı kasım-aralık ve ben bir gece vakti sadece aralık ayının 2'sinde boş randevu günü bulabilmiştim. gelecek sene mayıs ayına kadar boş yer yoktu. randevu tarihine de 2 günüm vardı yani tüm evraklarımı 2 gün içinde toparlamam gerekiyordu banka dökümleri, almanya'da okuyacağım okulun belgeleri, almanya'da açacağım bloke hesap için banka ile görüşmem ve bloke hesap için göndereceğim para... hepsini iki günde gerçekleştirmiştim.

sadece vize ile bitmiyordu her şey. kalacak ev de bulmam gerekiyordu ve iki günde o kalacak yeri ve kira sözleşmesini de ayarlamıştım çünkü vize için o da gerekiyordu.

o 2 günü asla unutamıyorum. şansım çok yaver gitmişti.
+1
elektr10
(21.01.26)
F lediğim akışkanlar mekaniğini sonrasında ba ile geçmek

Hayatımın peak noktasıydı
+1
substituent
(21.01.26)
Dershaneye gitmeden iyi bir okulda makine mühendisliği kazanmam
Kazandığım makine mühendisliğini bitirmem
Lisede 0 İngilizce görüp YDS'den B seviyesi almam
-9
arbre
(21.01.26)
6 ay gibi bir sürede sıfırdan aynı anda kpss ve telc b2 dil sınavına çalışıp ikisinde de başarılı olmak. günlük olarak çok çok uzun vakitler de ayırmamıştım. en büyüğü bu sanırım.
+1
biravekahve
(21.01.26)
Çok var geçmişte ama en yakın zamanda olanı manuel ehliyeti 30 günde aldım.
0
runaway
(21.01.26)
Üniversite sınavında 159. olmak. Daha da üstüne bi basarım olmadı.
+3
ırene adler
(21.01.26)
orta 2den okulu terk edip, açık öğretimden liseyi üniversiteyi bitirip, girdiğim bütün sınavları tek seferde geçerek bir kamu kurumunda müdür pozisyonunda çalışmak.
+2
rahmi pinkfloydoglu
(21.01.26)
tam olarak bir basari sayilmaz ama romanya'ya vizesiz girdim.
seneler önce, romanya'nin schengen disi oldugunu hic düsünmeden arkadas grubumla romanya'ya gittim. herkes gecti ama benim vizem yoktu. memur yüzüme bakti. gülümsedim. bir daha olmasa iyi olur, dedi. mührü vurup gecirdi.
herkes sinavlardan bahsetmis, biraz baska türde ani olsun dedim.
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(21.01.26)
kpss türkiye birincisiyim. o an güzel hissettirmişti. ama elde ne var sıfır
+1
Hallegadola
(21.01.26)
sabah 10'daki atatürk havalimanındaki köln uçusuna, 8:30'da kalkıp yetişmiştim.

üstelik türk havayollarıydı üstelik rötar olmamıştı.

ev bahçelievlerdeydi. yüzümü bile yıkamadan taksiyle metroya ordan da m1'e binip koşa koşa gitmiştim. tam toparlanıp gidiyorlardı beni de alıp öyle kapattılar kapıyı.
0
buenosdias
(21.01.26)
Üniversiteyi tamamen İngilizce dilinde okuyup hazırlık dahil 5 senede bitirmem. Hayatımdaki ana yol ayrımı ve kırılma noktasıdır.

Yaşamımdan keyif alıyorsam, mutluysam ve istediği hayatı yaşıyorsam, altyapısı o üniversitedeki 5 senedir.
0
put it in your appropriate place
(21.01.26)
türkiye'nin en büyük holdinglerinden birinden büyük çaplı iş almıştım. toplantı sırasındaki yalan söyleme performansıma ben bile hayran kalmıştım. uzun yıllar aynı holdingle çalıştım, iyi paralar kazandım. sonra pandemi patladı ve işler yalan oldu.
0
scudman1
(21.01.26)
15 yıl kadar önce ana kapısının anahtarı kaybolan apartmanın 3. katına tırmanıp penceresinden girmiştim. mahalleli alkışlamıştı falan. başarıya bak :)

sonra düşündüm ulan ileride birinin evine hırsız girse herkes benden bilirdi :)
+5
yurtsuz john
(21.01.26)
4 yaşındayken bir düğüne gitmemiz; benim yerdeki çeri çöpü ağzıma atarak dolanmam; halamın dişlerimin arasında bişey ezdiğimi farketmesi; onun aslında bir çeyrek altın olması! dahası, o altının halamın bilekliğinden düşmüş olması!! halamın bana bu başarımın(?!) karşılığı olarak çok harika bir elbise alması^^ elbiseyi çok sevdiğimden, uzun kollarının uçları dirseklerime gelen kadar giymem :D
+1
lil siztah
(21.01.26)
Çok vardır ama kedimin hastalık süreci benim en kendimi aferinlediğim anılardan olabilir. İdrar kesesindeki taş sebebi ile neredeyse ölmek üzereyken gittiğimiz hastane ile başlayan bir aylik süreç. günde uç kere serumla yıkama için hastaneye git gel (başlangıçta bir de 40 km git 40 km gel yapiyorduk, yoruldugum gunlerde arabada bekliyordum tüm gun) , iğneler, ameliyat, sonrası antibiyotiklerin temini (piyasada bulamadığımız ilaçları kendim de ilaç sektöründe çalıştığım için gidip direk fabrikadan istedim aldım, normalde kolay kolay yapamayacağım bir sey. yine iğneler vs. Bir de bu gunlerin ortasında araba bozuldu yolun ortasında kaldık baya :( tamir olana kadar arkadaşımdan Arabası için ricada bulundum, bu da normalde hiç yapamayacağım bir sey :(

Bu tedavi kendim için olsaydı kesin bugün gitmiyorum deyip gitmeyecegim günler olurdu. Ama kedim için yaptım. Hala hayatta ve çok iyi. Bence nasıl da başardım amayı çok hak ediyor.
+7
a perfect lie
(21.01.26)
hiçbir bilgimin olmadığı, hiçbir eğitimini almadığım halde iki yıla yakın hayvani bir çalışmanın sonunda 24+24 saat süren bir sınav ile birlikte siber güvenlik sektörüne 39 yaşında girebilmem.
Hayatımdaki yegane başarım da bu zaten.
+2
rakicandir
(21.01.26)
Doktora yeterliliği ilk seferde sadece tek hafta sonu başkasının hazırladığı 50 sayfa notu okuyarak geçmem. Şu sıralar geçmeyip kalmam hatta komple doktorayı bırakmam/atılmam daha mı hayırlı olurdu diye düşünüyorum.
+1
Amaranta ursula
(22.01.26)
hayatımda hiç çalışmamıştım , üniversite okudum ingilizce ve bilgisayar kursuna gittim ilk başvurduğum iş depoda ürün girişi gibi bir şeydi , 22 yaşındaydım bu iş çok basit ben istemiyorum dedim ve toplantı sonunda satış müdürü olarak işe alındım . O patronumla hala bir araya geldiğimizde o iş görüşmesini hatırlayıp gülüyoruz , o da benden sonraki personeline hep beni anlatmış gurur duymuş yaptığı çılgınlık ile . o işyerinde 2 yıl satış müdürü olarak çalıştım . Yaşları benden büyük ve tecrübeli elemanlar ilk aylarda bana sinir oldular ama sonra uyum sağladılar .
şimdi çalıştığım ofise gelen stajyerlere bu hikayemi anlatıyorum ve kendinize güvenin cesur olun diyorum .
0
devilone
(22.01.26)
7.15'te kalkacak uçuş için havalimanına 17 km uzaklıktaki evimde 6.30'da uyanıp yetişmem
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(22.01.26)
(14)

Türkçeyi Doğru Kullanmayanları Uyarıyor musunuz?

elektr10
Bazı kelimeleri yanlış söyleyenlere karşı tavrınız ne oluyor? Yani soğuyor musunuz veya onu uyarıyor musunuz yoksa hiçbir şey olmamış gibi devam mı ediyorsunuz? Mesela "iade etmek" kalıbına "geri iade etmek" veya "şarj"a "şarz" diyenlere karşı "dostum o kelime öyle denmez" diyor musunuz yoksa hiçbir
Bazı kelimeleri yanlış söyleyenlere karşı tavrınız ne oluyor? Yani soğuyor musunuz veya onu uyarıyor musunuz yoksa hiçbir şey olmamış gibi devam mı ediyorsunuz? Mesela "iade etmek" kalıbına "geri iade etmek" veya "şarj"a "şarz" diyenlere karşı "dostum o kelime öyle denmez" diyor musunuz yoksa hiçbir şey demiyor musunuz?

seneler önce bir kız vardı mesela hoşlandığım. bu tip yanlışlar yaptığı için acayip soğumuştum. bir de açık "e" ile konuşanlar var mesela...

Bu arada ben hiçbir uyarıda bulunmuyorum itici görünmemek için. sizde durum nedir merak ettim.
0
elektr10
(21.01.26)
ben bööööreğe tahammül edemeyip düzeltiyorum ya.
0
antihero
(21.01.26)
sevdiğim biri ise düzeltirim sadece. değilse banane.
+2
denef
(21.01.26)
Sıradan vatandaşı değil ama kamuoyu önüne çıkmış ve ısrarla yanlış kullananları uyarırım.

-Özellikle 'umarsız' sözcüğü. Koca koca herifler ısrarla 'umursamaz' anlamında kullanıyor. Çaresiz anlamındadır halbuki.

-Hali hazırda çoğul olan sözcüklere -ler, -lar eki ekleyenler. Eşkiyalar gibi. Eşkiya, şaki sözcüğünün çoğul halidir zaten. Yaşar Kemal bile yaptı bu hatayı.

-Sol, seküler kesimden politikacıların laaaik diye uzatarak telaffuz etmesi uyuz ediyor.

Yöresel şive ve ağızlara bir şey demem. O düzeltilecek bir durum değil.
+3
yurtsuz john
(21.01.26)
Ben eşkıya, evlat gibi Arapça aslı çoğul olan fakat Türkçede artık tekil anlamıyla kullanıma sahip olan sözcüklerin bu tarz kullanımının hata olduğunu düşünmüyorum. Sözcüğün zaman içinde anlam genişlemesine ya da daralmasına, değişik anlamlara uğraması çok normal. Ayrıca Arapçada hiç kullanılmayan ama bizim ürettiğimiz yüzlerce sözcük var. O halde onları da kullanmamak gerekir. Ki bu sözcükler sözlüğe tekil anlamlarıyla da girecek kadar yaygınlaşmış sözcükler.
Börek gibi kullanımlar da ağız özelliğidir. Kendi memleketinizden çıkana kadar farkına bile varmazsınız bazen. Kulağımı tırmalar ama uyarmam.
Ben mümkün mertebe uyarmıyorum. Yakın sınıf arkadaşlarımı uyarırdım, bazı hocalar takıktı telaffuza. Ama hoca, siyasetçi, uzman, bilim insanı gibi kişilerin bu konuda dil ve telaffuz hassasiyetinin olması gerektiğini düşünüyorum.
+1
black holes in the sky
(21.01.26)
Şarja şarz derse soğurum ve hicbi fikrini ciddiye alamam. Eşkiyalar derse soğumam
0
üğpoıuy
(21.01.26)
kafaya takılacak o kadar sorun varken bence bu tarz küçük şeylere takılmak pasif agresif hareketler. özellikle o yanlışı yapıp rahatsız edici kullanmıyorsa uyarmaya gerek yok.
-2
mikahakkinen
(21.01.26)
Ana dilin doğru kullanımı sadece yanlış telaffuzları düzeltmekten geçmiyor. Birkaç alan var, biri anlamlar, biri yabancı kelimelere yer verilmesi, biri yabancı bir dilin yapısını kendi diline uygulamak, biri evet yanlış telaffuzlar, biri imlâlar, biri bağlam ile ifade uyumu... çok alan var.

Bugün iş yerimde bir temizlikçi, diğer 2 temizlikçiye şöyle seslendi:

"Ben her zaman buradayım, olveys!"

Hiç kimsenin umurunda olmadığını düşündüren bir tepkisizlik vardı. Sesimi çıkarmadım. Söyleseydim nefret edecekti hassasiyet göstermesi gerektiğinden. Ailede de ilk okulda da diğer eğitim birimlerinde de bu hassasiyet ve saygı olmadığı için bu çaba kişilere ayrı bir bilinç ve irade "yükü" oluyor. İnsana kendi ana dilini kendisine yük etti birilerinin uygulamaları...
0
muhayyer divan
(21.01.26)
Uyarmıyorum. Ben daha çok son zamanlarda ortaya çıkan abuk sabuk kullanımlardan rahatsız oluyorum. yapıyor olacağım, geliyor olacağım gibi mesela. Böyle bir şey yok, nerden çıktı bilmiyorum. Bir de "bir yerden" kalıbı var. "şöyle bir yerden söylüyorum, duygusal bir yerden anlatmıyorum" gibi.
+2
dfn4
(21.01.26)
Sohbete dahil değilsem uyarmıyorum. Dahilsem de doğrudan doğruya bu söylediğin yanlış demiyorum ama doğrusunu tekrarlı bir şekilde kendim kullanıyorum.

Tabii bu durum uyarının üslubuna da bağlı. Şahsen ben uyarılmaktan hoşlanan biriyim. Her insan hata yapabilir ancak hata yapmak, o kişinin konuyu yanlış bildiği anlamına da gelmiyor. Örneğin, yazım kurallarına normalde dikkat eden birisi o anlık bir hata yaptığında, bir başkasının uyarı adı altında aşağılayıcı yaklaşımı, takdir edersiniz ki diğerinin gözünde oldukça itici görünüyor. Sosyal medyada insanlar birinin hayatından gördükleri anlık bir kesiti o kişinin hayatının geneliymiş gibi yorumlama hatasına sıkça düşüyor.
+1
akhenaten
(21.01.26)
uyarmıyorum ama "yapıyor olacağız" "geliyor olacağız" tarzı kullanımlara sinir oluyorum. tek kelimeyle ifade edilecek bir durumu plaza diline uyarlamak sinir bozucu. yapacağız edeceğiz de geç öyle değil mi?

bir de tolerans yerine tolerasyon diyenlerin ağzına biber sürsek düzelir mi?
+2
exlibris
(21.01.26)
akhenaten gibi konusmada dogrusunu soylerim ama direkt duzeltmem.

yazida yanlis yazilan da ve ki ekleri zaten umutsuz vaka. ama yaygin yanlis bilinen seyleri duzeltebilirim. ornegin murdara mundar diyebiliyor cogu kisi.
0
antikadimag
(21.01.26)
çok yakınımsa evet. yalnız patronun tekabül yerine her seferinde tekamül demesi beni aşırı zorluyor.
0
lazpalle
(21.01.26)
çevremdeki herkes ama gramer nazi diyor. onun dışında yeni tanıştığım veya çok samimi olmadığım insanlara karışmıyorum. ha şöyle mesela yanlışını duyuyorum ve karışmıyorum dedim ya, konuşma sırası bana gelince doğrusunu söylüyorum belki anlar diye ama ı ıh olmuyor. bir kere diline yerleşti mi düzeltemiyorlar kolay kolay. 1 aydır falan sürekli emlakçıyla görüşme halindeyim mesela, o kapora dedikçe ben kaparo diye düzeltiyorum ama ı ıh alışmış bir kere.
0
neira
(21.01.26)
Kullana kullana dile yerleşip yazımı/anlamı evrimleşen/değişen kelimelerle kavga etmeyi yersiz buluyorum. Umarsız umursamaz değil evet ama toplumun %90'ı bu anlamda kullanıyorsa artık bu anlama geliyordur. Dil, konuşanlar arasında yapılmış bir sözleşmeden ibaret bir şey ve buna kutsallık yüklemek mantıksız. Türkçe konuşanların tamama yakını umarsız=umursamaz olarak kabul ediyorsa bu artık böyledir, kavga edemezsiniz.

Evrak, eşya, evlat, eşkiya gibi sözcükler Türkçede tekildir. Sözcüğün hangi dilden hangi gramer kuralıyla geldiği Türkçe konuşan bireyi ırgalamaz. Evraklar, eşyalar gayet doğru bir kullanımdır.

Şarj/şarz olayına takardım eskiden ama onu da saldım yani kim ne istiyorsa desin. Dil sadece iletişim kurmak için bir araç, bu amacı karşılıyorsa tamam diyip geçiyorum. Ama internette bazen ne yazdığı belli olmayan, dilbilgisi tamamen uçup gitmiş yorumlar oluyor, onlara kafayı takıyorum anlam belirsizliği olduğu için.

Bi de şu iki saat diksiyon dersi alıp, kendini Sezen Cumhur Önal sanıp "Türkçe yazıldığı gibi okunmaz, yapacağız yazılır yapıcaz okunur" diyen tiplere uyuz oluyorum. Türkçe yazıldığı gibi okunur, bir şeyin okunması ve telaffuzu farklı kavramlar. Telaffuz ederken de yapacağız demek de yapıcaaz demek de doğrudur, TRT'nin zamanında uydurduğu yapay bir Türkçe telaffuz kurallarını kutsal kitap gibi tek doğru konuşma şekli sananlar sinirlerimi hoplatıyor.

Samsun-Adana hattında büyüyüp açık e ile konuşan kişiler eskiden rahatsız ederdi ama ona da alıştım. Eskiden en çok onları düzeltirdim ve asla anlamıyorlardı açık ve kapalı e arasındaki farkı :D
0
nundu
(22.01.26)
(12)

Radiohead kadar müthiş ne var?

michael_knight
Gençliğimden beri Radiohead’i takip ediyorum. Müzik konusunda müthiş bilgili veya gurme zevkleri olan biri olduğumu da söyleyemem. Ama Radiohead’de (sanırım OK Computer albümünden sonra iyice artan) teknik olarak müthiş başarılı bir durum var. Armoni, duyguları dalgalandırması, bambaşka sesleri bir
Gençliğimden beri Radiohead’i takip ediyorum. Müzik konusunda müthiş bilgili veya gurme zevkleri olan biri olduğumu da söyleyemem.
Ama Radiohead’de (sanırım OK Computer albümünden sonra iyice artan) teknik olarak müthiş başarılı bir durum var. Armoni, duyguları dalgalandırması, bambaşka sesleri bir arada kendi amacına hizmet edecek şekilde bilinçli şekilde kullanabilmesi vs. Gördüğünüz gibi terimleri çok iyi bilmediğim için iyi de tarif edemiyorum.

Anlatmak istediğimi anlatabiliyor muyum?

Buna benzer şekilde insanı büyüleyen sanatçı, grup, albüm, şarkı önerebilir misiniz?
-1
michael_knight
(21.01.26)
royksopp

radiohead biraz overrated. sorry.
+1
dedim dedim de kime dedim
(21.01.26)
-Depeche Mode

-Cemali
+1
yurtsuz john
(21.01.26)
Radiohead'dan daha müthiş çok şey var bence. 70'ler progresif rock müziği bence, günümüze yaklaşın Dream Theater, biraz metale yaklaşayım derseniz TOOL.
+1
black holes in the sky
(21.01.26)
duyguları dalgalandırması noktasından girip ilk aklıma gelenlerden serpiştiriyorum. müzik olmasa ne yapardık harbiden bilmiyorum.

open.spotify.com

open.spotify.com

open.spotify.com

open.spotify.com

open.spotify.com

open.spotify.com
0
lüzumsuz adam
(21.01.26)
rush
tool +1
sleep token
meshuggah (şeytan çıkartmalı exorcistli metal sevmiyorsanız size gelmeyebilir)
+1
cay koy geliyorum
(21.01.26)
Depeche Mode
Oasis
0
HellKeePer
(21.01.26)
depechemode gençliğine denk gelmiş bir gençlik bu soruya direk D.M. diye cevap verecektir. U2 es geçmemek gerekir.
kısaca dans etmek derin duygularda dolanmak istiyorsan D.M.
zihni meşgul edecek karmaşık ve güzel bir müzikal yolculuk arıyorsam: Radiohead.
coşkuya ihtiyacım varsa,ve güçlü hissediyorsam: U2
0
jamswety
(21.01.26)
pink floyd
linkin park
0
fugnar
(21.01.26)
hissettiğiniz şeyi anlıyorum ama radiohead'i radiohead yapan biraz da bu konuda eşsiz olmaları. ben yine de bana aynı hisleri yaşatmayı başarabilmiş diğer grupları aşağıya bırakıyorum;

king crimson
black country new road
the cure
+3
beatbox yapan metalci
(21.01.26)
ne istediğinizi biliyorum.

the smile – the smoke
the smile – pana-vision
sigur rós – svefn-g-englar
pink floyd (zaten biliyorsunuz)
portishead – roads
talk talk (thom yorke'un etkilendiği grup)
+1
hadi ya la
(21.01.26)
usttekilere ilave Porcupine Tree deneyebilirsiniz.

Bu arada Radiohead seven adama meshuggah öneren zalım :)) seni de not ettim (ilk albumlerindeki fusion soloların hastasıyım)
+2
makbur
(21.01.26)
Massive attack
Archive
0
baldur2
(22.01.26)
(22)

Kuryeye bahşiş veriyor musunuz?

sonhakan
...
...
-1
sonhakan
(20.01.26)
kuryeden kastınız yemek ise evet veriyorum ya da bozuk yoksa (bozuk dediğim de 20-30-40 veya 50 lira) uygulama üzerinden bahşiş veriyorum.

sanal markette de çok fazla yük varsa yine veriyorum ama amazon, dhl, ups gibi kuryelere vermiyorum.
+1
elektr10
(20.01.26)
vale için ve kurye için bahşiş vermek hiç içimden gelmiyor ve vermiyorum. İşi küçümsemek için değil ama zorunluluk gibi bahşiş beklentisi var sanki :(
+1
girişemeyengirişimci
(20.01.26)
su, yemek ve ağır (kedi maması, kumu, market gibi) alışverişleri getiren kuryelere kesin veriyorum. bunlar çoğunlukla motorcu oluyor.
trendyol, amazon gibi genelde arabayla ve zarf boyutunda şeyler getiren kargoculara her seferinde vermeyip; arada bir toplu veriyorum.
+2
lil siztah
(20.01.26)
bozuk paranın bir anlamı varken veriyordum. kağıt para veresim gelmiyor.

ancak, yağmur, kar gibi kendim gitmeye üşeneceğim zamanlar mutlaka veriyorum.
+1
gabe h coud
(20.01.26)
Abi kurye benden daha çok kazanıyor sipariş verdim diye onun bana bahşiş vermesi lazım.
+10
kizil karga
(20.01.26)
markette kasiyere vermediğim gibi, benzin dolduran pompacıya vermediğim gibi, beni istediğim durakta indirdi diye iett şoförüne vermediğim gibi kuryeye de vermiyorum. işi bu zaten. bir insana işini yaptı diye bahşiş verilmez.
+2
yazar yazmaz yazan yazar
(20.01.26)
verdiğim sipariş 15 dakikada sıcacık falan gelirse veririm bazen. yoksa normal veya geç sürede getirene hayatta vermem.
0
bobinhoo
(20.01.26)
Vermiyorum. Bahşiş kültürü birkaç ülke dışında bir norm değil.
0
runaway
(20.01.26)
yağmur çamurda birşey istersem(yemek-getir) kesin veriyorum, normal kargo trandyolcularada ağır birşey istersem veriyorum.
ayrıca 2 damacna su söylüyorum hep onada kesin veriyorum ama verdiğim miktar 10 ve 20 fazlasını vermedim hiç.
0
eja
(20.01.26)
valeye vermem. motorla yemek getirene veriyorum.
+1
mikahakkinen
(20.01.26)
herhalde bi 10+ senedir online sipariş veririm. hiç bahşiş vermedim. çikolata ikram ettiğim oldu ama.
0
tabudeviren
(20.01.26)
Sayginligim icin veriyorum. Cok hurmet gosteriyorlar. Her isim cozuluyor.


Dosya tarzi seyler getirenlere vermem pek. Yemek kuryerlerine de vermiyorum.

Sucuya veriyorum.

Ozellikle normalden daha agir seyler getirenlere veriyorum.
0
die fetten jahre sind vorbei
(20.01.26)
iş tanımındaki görevini yapan ve bunun için maaş alan birine hiçbir zaman bahşiş vermem.
+2
my fault
(20.01.26)
evet.

az evvel dönercinin kuryesine verdim mesela.
-1
yurtsuz john
(20.01.26)
damacana su getiren kuryeye veriyorum, hava yağmurlu-karlı veya geç saatler ise yemek getirene de veriyorum.
-1
orpheus
(20.01.26)
%90 oranında veriyorum. genelde 20tl gibi
0
awlmi
(20.01.26)
Yemek sipariş uygulamaları getirme ücreti uygulamasını devreye alana kadar arada bir verdiğim oldu. Şu an vermiyorum.
+1
black holes in the sky
(20.01.26)
Vermiyorum, bahşiş kültürü yerleştikçe maaşları düşmeye devam edecek. İşini yapan biri hayatını sürdüreceği kazancı elde etmek için bahşişe gereksinim duymamalı. İşveren bu ücreti karşılamalı. Ancak bahşişler yaygınlaştıkça ücret belirlenirken bir kıstas haline gelmeye başlıyor.
+2
akhenaten
(20.01.26)
ogrencilik donemimde yapmadigim is kalmadi, kuryelik de yaptim, 2 sene yaslilara ilac dagittim. maas cok dusuktu, bahsis icin calisiyordum.

ayagima hizmet getiren herkese dolgun bahsis veririm.
0
cooperr
(20.01.26)
Yemek getirenlere veriyorum. Özellikle de hızlı geldiyse ödüllendirmek mantıklı geliyor.
Soğuk ve yağışlı havalarda daha bonkör oluyorum.
Toplam yemek fiyatının yanında çok fazla bir şey fark ettiğini düşünmüyorum.
0
burfak
(21.01.26)
değişir
0
Ala123
(21.01.26)
Yaşı küçükse veya hava kötüyse veriyorum sadece.
0
iwasbornonamountainside
(21.01.26)
(9)

Sizi güldüren ne oldu?

alice in potatoland
Bu aralar güldüğünüz reels ya da internet meme ne var? Feedinize ne düştü? Linkler misiniz?
Bu aralar güldüğünüz reels ya da internet meme ne var?
Feedinize ne düştü?
Linkler misiniz?
0
alice in potatoland
(20.01.26)
0
suicmeyenadam
(20.01.26)
Mesleği ile ilgili hususlarda gayet ciddi ciddi bilgilendirmeler veren adamın videolarında müzik seçimiyle alttan alta trollemesi çok güldürdü beni.

www.youtube.com

www.youtube.com
0
dilemma of subscribtionability
(20.01.26)
tantamount_to_equivalent
(20.01.26)
sonunda köpeklerin dans ettiği absürd videolara haykırıyorum. çok saçma ama gülüyorum. bir de şu adamın videolarına çok gülüyorum. genel olarak sağlam ve belirli bir çizgisi var bakışlarına soktuğum.;
www.instagram.com
ya da şu tip sadece erkeklere özel bazı düşüncelerin açığa çıkarılması;
www.instagram.com
tüm cüce videoları
www.instagram.com
herhangi bir türk dayı emmi figürü
www.instagram.com
herhangi bir videoyu bambaşka ir duruma benzetme teşbih sanatı
www.instagram.com
cüce demiş miydim?
www.instagram.com
maalesef bazı yapay zeka videoları
www.instagram.com
www.instagram.com
+2
ground
(20.01.26)
Claris Danes taklidi yapan bir kadın var ona çok gülüyorum, Homeland ve en son dizisini seyredenler komik bulur bence benim gibi. www.instagram.com
0
(20.01.26)
ingilizce alt yazılı
youtu.be

bu da ingilizce ve 18+
www.instagram.com
0
lazpalle
(20.01.26)
Deniz Sinan Demir adında biri çıktı. Bütün mizah ihtiyacımı karşılıyor.

www.instagram.com
0
yurtsuz john
(20.01.26)
Hanimiş benim mottişim
0
antihero
(20.01.26)
insanlarin birbirini korkuttugu youtube shortslara hayvan gibi guluyorum
0
kartonpiyer
(23.01.26)
(3)

Temu ne oldu şimdi?

jepa
Temu vergi düzenlemelerine hemen uyum sağlayıp ona göre listeleme yapardı veya sınırı aştığında göndermezdi.. Şimdi ise yine aynı şekilde alım yapılabiliyor.. Şu an bir sipariş versek şubat ortasında geldiğinde ne olacak? Gümrük iade mi edecek, bizden ek vergi mi alacak vs? Bir şey almam lazım ama e
Temu vergi düzenlemelerine hemen uyum sağlayıp ona göre listeleme yapardı veya sınırı aştığında göndermezdi.. Şimdi ise yine aynı şekilde alım yapılabiliyor.. Şu an bir sipariş versek şubat ortasında geldiğinde ne olacak? Gümrük iade mi edecek, bizden ek vergi mi alacak vs? Bir şey almam lazım ama erteliyorum.
+1
jepa
(17.01.26)
6 şubata kadar gümrükten geçer hemen al
0
yurtsuz john
(17.01.26)
artık daha çok yerel depolardan gönderilebilen ürünleri listeliyor. kara yoluyla gönderilenleri hiç göstermiyor, 3/5 gün içinde hava yoluyla gönderilebilecek ürünleri de gösteriyor hala. birkaç gün daha böyle devam eder sonra tamamen yerel depolara döner diye düşünüyorum.
0
in vino veritas
(17.01.26)
siparişe açık olduğuna göre bir sorun yok , gümrükte takılacağını düşünmüyorum. Ancak şu an çok yoğunluk olduğu belli , daha önce bir haftada türkiye gümrüğüne giren ürünler şimdi aynı süre içerisinden daha çinden çıkamıyor.
0
Rao
(18.01.26)
(8)

Bir insan hep sizi son raddeye getirecek kadar tahrik eder?

psmstc
Rahatsız olduğunuz şeyleri bilmesine rağmen sizi tahrik ediyor ediyor ve tebrikler.. son raddeye geldiniz :) ve bu kişi en yakınınız maalesef. sizi tetikliyor her seferinde ve aşama aşama son raddeye getirip sizi patlatıyor.bunu neden yapar aklı başında bir insan gerçekten merak ediyorum. thanks…
Rahatsız olduğunuz şeyleri bilmesine rağmen sizi tahrik ediyor ediyor ve tebrikler.. son raddeye geldiniz :) ve bu kişi en yakınınız maalesef. sizi tetikliyor her seferinde ve aşama aşama son raddeye getirip sizi patlatıyor.

bunu neden yapar aklı başında bir insan gerçekten merak ediyorum.

thanks…
-5
psmstc
(17.01.26)
Belki siz de onu son raddesine kadar tahrik edip sinir ettiğiniz içindir?
-1
Amaranta ursula
(17.01.26)
Annem bu.
-2
Kahvedesu
(17.01.26)
Birden fazla sebebi olabilir. Kontrol manyaklığı söz konusu olabilir mesela. Kimi insanlar başkalarının duygularını yönetebiliyor olmaktan mutlu olur. "Aaa bak nasıl da sinirlendirdim" diyor içten içe mutlu oluyor. Onları yok saydığında delirir bu insanlar.

Diğer bir sebep mutsuz olması ya da sende onda olmayan bişi olması ve kıskanması. Seni kaşıyıp sinirlendirince sevinir. O kendisinde olmayan şeyin intikamını almış gibi hisseder.

Ya da bastırılmış öfke söz konusudur, sana kızmıştır ama söyleyemez. İğneleme, sınır ihlali vs buralardan yürür. Pasif agresif, kontrolcü ya da empati fakiri insanlar böyle oluyor genelde
+3
kullanicadi
(17.01.26)
İlgi istiyor ilgi ver
-6
arbre
(17.01.26)
Kadınların genel özelliğidir
-1
osssy
(17.01.26)
Huyu neyse öyle davranıyor.

Sen en baştan tepkini göstermiyorsun.
0
yurtsuz john
(17.01.26)
Kim olduğuna göre değişir. En baştan yurtsuzun dediği gibi en başta tepki göstermek gerek. Kim olursa olsun
0
pembediken
(17.01.26)
Bazı ilişkilerin dinamiği budur; özellikle iki kişi arasında bir güç asimetrisi varsa görece güçsüz olan taraf durumu eşitlemek için güçsüzlüğünün avantajını bu şekilde kullanabilir. Yani karşı tarafı provoke edip sonrasında mağdur rolüne bürünerek artık amacı neyse ona ulaşmaya çalışabilir. Tabi ki bu sağlıklı bir ilişki değil.
0
salihdt
(18.01.26)
(11)

Artık neden hiç ifşa olmuyor?

thesomberlain
Yıllar önce böyle bir rutin vardı, arada foto paylaşılır geyik dönerdi. Son zamanlarda neden hiç yok?
Yıllar önce böyle bir rutin vardı, arada foto paylaşılır geyik dönerdi. Son zamanlarda neden hiç yok?
0
thesomberlain
(16.01.26)
Herkesin malı ortada ki artık
+2
substituent
(16.01.26)
buradaki insanlarin ciddi bir kismi sirf 6 ay once bir yorumu begenmedigi icin fotodan kimligi bulup diger yorumlardan bir seyler secip isyerine ailelere yayacak insanlar. tabii olmaz ifsalar
+16
aguen
(16.01.26)
Ben yapıyorum gülelim eğlenelim diye ama katkıda bulunan pek olmuyor.

Hatta alttan alttan laf sokmaya çalışıyorlar.
+1
yurtsuz john
(16.01.26)
valla duyuru eski zamanlardaki duyuru değil çünkü. biliyorum çok klişe ama o zamanlar dostluk, kardeşlik vardı yahu. atışmalar, tartışmalar, birbirini sevmeyenler yine olurdu da hiçbir zaman öyle savaş havası gördüğümü hatırlamıyorum. çoğu insan zamanla birbirine aşina oluyordu, o yüzden bu ifşa da keyifliydi. yorumları okuması, hep muhatap olduğun insanları görmek vs...

şimdi en başta işin bu güzelliği ortadan kalktı. daha da önemlisi duyuru'da ruh sağlığı çok bozuk bazı kişiler var, onların olduğu yerde özellikle hiçbir kadın kendini rahat hissedip bu tür aksiyonlara girişmez.
+16
der meister
(16.01.26)
Neler dönmüş olaylara kest. Önceden buluşma bile olmuştu kadıköyde. Yaklaşık 20 kişi gayet güzel muhabbet etmiştik.
+2
🌸thesomberlain
(16.01.26)
Yurtsuz John un ifşalarına denk geldim, vakfıkebir ekmeği gibi maşşallah.
+5
antihero
(16.01.26)
Burada bazı ruh hastalarının üçer beşer hesabı var, insanları cevaplar ve mesajlarla taciz ediyorlar. Fotoğrafa, isim bilgisine sahip olduklarında neler yapacaklarını tahmin etmek zor değil. Böyle bir ortamda kadın ya da erkek kimsenin kendisini güvende hissedip bir şeyler paylaşmaması şaşırtıcı değil haliyle.
+9
seni tanıdığım güne lanet olsun
(16.01.26)
Merak ettiklerimizi gördük.
-9
gabe h coud
(16.01.26)
Eski Duyuru ortamı yok. Çok sıkıntılı tipler var. Engelleme özelliği ipten aldı siteyi. Eksileme özelliği kaldırılsa toksikliği kırılacak.
-23
arbre
(16.01.26)
Eski çamlar bardak oldu knk.
+2
vedatchilipeppers
(16.01.26)
nerde o eski ifşalar, eskilerden kaç kişi kaldık şurada.
0
datnet
(24.01.26)
(16)

Alkollerin tadı neden kötü

arbre
Kırmızı şarap denedim. Açıkçası bok gibi. İstiyorum ki bir yemekte kokusuyla, tadıyla pişman etmesin. Hangisi olabilir? Lüks bir akşam yemeği olarak düşünün.
Kırmızı şarap denedim. Açıkçası bok gibi. İstiyorum ki bir yemekte kokusuyla, tadıyla pişman etmesin. Hangisi olabilir? Lüks bir akşam yemeği olarak düşünün.
-27
arbre
(15.01.26)
bence o tabir senin ağzının içi için gerçerli. ben daha tadı kötü alkole denk gelmedim.
0
gercekdunya
(15.01.26)
Şarapların yüzlerce çeşidi var. Üzümü, notası vs derken hiçbir şarap birbirinin aynısı değil. Gidip, ucuz ve kalitesiz bir şarap deneyip sonra da beğenmemiş olma ihtimalimiz çok yüksek.
+3
fraise
(15.01.26)
hiç bir alkol tadı için içilmez. bunun için kokteyl çeşitlerine bakın derim. madem aranız yok hiç içmeyin. biz düştük sen düşme :))
-1
ground
(15.01.26)
içine bi şey katıcan :D ben öyle yapıyorum. entellerin gözü yaşlı. kırmızı şarap için kola, beyaz için gazoz :D ya da metro markette filan alkolsüz kokteyl aromalar var. onlardan katabilirsin.
-10
elorelia
(15.01.26)
İçki içtikçe lezzetine alışılan bir şey içtiğim hangi içkinin tadını hemen sevdim bilmiyorum.

Şarap, bahsettiğiniz yemekler için şık bir alternatif olabilir ama ben pahalısını da uygununu da çok sevemedim benlik değil, sadece şık bir yemek organize ediyorsam şarap alırım eve onun dışında tercih etmem.
Bir yakınım workshopa gitmişti, bu konularla ilgili kısa süreli eğitimler oluyor, hem tadım imkanı olur damak tadınıza uygun bir şey bulabilirsiniz hem de yeni bir bilgidir.
Bu kişi bana nasıl kahve içtiğimi sormuştu mesela kahve zevkime göre şarap getirmişti tadı da hoştu, çok etkilenmiştim.
0
mutekebbir
(15.01.26)
Dalga gecmek icin soylemiyorum, aradiginiz cevap aslinda ayran. Kahvalti haric herseyle mukemmel gidiyor.

Alisma meselesinden de bahsedenler olmus. Bira ve sarap ile ilgili benzer durumlar yasandi. Sarap icin degisen cok birsey olmadi zorlamadigim icin ama bira mesela yaninda sosisle kizartmayla falan gidiyor, tek basina hala igrenc geliyor.
-1
mbond
(15.01.26)
bok gibi güçlü bir ifade olmuş ama bende senin kafandayım acı geliyor güzel bir şarap olsa bile (ki hayatımda ulan ben mi içemiyorum diye 2 farklı ülkede tadımada gittim), meyve şarabı dene ahududu şarabı gibi şeyler var mükemmel oluyor, diğer alkollerde hep meyve suyu ile karıştırıyorum. kişisel tercih meselesi diğer arkadaşlarda senin kadar sert çıkışmış
0
eja
(15.01.26)
Öncelikle alkol değil, içki.

İçki acquired taste bir içecektir. Yani edinilmiş tatdır. Alıştıkça zevkli gelir.

İçkide ucuza kaçmanın sonu pişmanlıktır.

Benim tavsiyem; Corvus merlot kırmızı şarap. Yumuşak bir içimi var. Biraz pahalıdır.
+6
yurtsuz john
(15.01.26)
Öncelikle alkol değil içki +1

Nasıl ki keko rep'den başka müzik dinlememiş birine jazz müziği dinlettiğinizde "bu ne lan böyle" tepkisi veriyor ama blues, rock dinlemiş, bir enstrüman çalmayı denemiş, müziğin içindeki enstrümanların farkında olan insanlar jazz dinlediğinde aynı tepkiyi vermiyorsa senin de şarabı beğenmemen çok normal.

Damak tadını geliştirmenin ilk şartı, öncelikle buna açık olmaktan geçer. Yediğin içtiğin her ne ise onun hakkında bilgi edinmek, tarihine göz gezdirmek, içerisindeki farklı tatları ayırmaya çalışmak bir başlangıç olabilir.

Benim sana tavsiyem kekorep dinlemeye devam etmen yönünde.
+1
thracia
(15.01.26)
thracia, müzik konusunda senden iyiyimdir. :)
-7
🌸arbre
(15.01.26)
60 evler harikalar sahilinde öküzgözü-boğazkere alıp git, tadını orada alırsın, dikkat et dövmesinler.

"Şu konuda senden iyiyim" tarzındaki yazıların çok gülünç oluyor, 1 yıl öncesine kadar "bim'den 500ml su alıp satsam zengin olabilirim, yapayım mı" diye buraya soruyordun, yapma allasen.
+1
aceburne
(15.01.26)
İçki acquired taste bir içecektir. Yani edinilmiş tatdır. Alıştıkça zevkli gelir. +1

Bira ve viski için damak tadım oluştu ama şarapta damak tadı oluşmadı mesela. Normal bira içmeden önce 1 sene boyunca alkolsüz bira içtim hep. Normal birayı içtiğimde pek bir fark yoktu çünkü alkolsüz olanı sayesinde edinilmiş tadı kazandım.

Viskiyi ilk içtiğimde ispirto içtim sandım. Başlangıç ve temel sayılan viskileri içe içe bir damak tadı gelişti.

Şarapta olmadı.
0
put it in your appropriate place
(15.01.26)
Damak tadınız gelişmemiş bu konuda ya da gidip köpek öldüren içmişsiniz… Lüksten anlayışınız ne bilmiyorum, herkesinki farklı, ve kırmızı şarap lüksün şartı değil? Gidip ortalama üstü bir şampanya alın onla başlayın şaraba. Ya da hafif roselerle… Eşleştirmeleri Chatgpt yardımıyla yaparsınız.
+1
buf-e kür
(15.01.26)
ben de katılıyorum alkolün tadı sevilmez. param kalmayınca 100-150 liraya köpek öldüren alıp içerim kafa yapsın diye. geçen evde şarap buldum kafaya diktim bi fark görmedim. sonradan öğrendim ki 5 bin liralık şarapmış. o paraya 40 tane efes xtra alırdım ;(
+2
hold the door
(16.01.26)
herkesin dedigi gibi acquired taste. bir de muhafazakar aileden gelip ickiyi ileriki yaslarda deneyimleyenler pek barisamiyor ickiyle benim gordugum. bilmiyorum sadece tat reseptorlerinin yaslanmasi/olgunlasmasiyla mi ilgili yoksa psikolojik bir tarafi da var mi...

diger taraftan icki icmek ya da ickiden keyif alabilmek ozenilmesi gereken bir sey degil. saraptan anlayan cool adam olmak istemek kotu degil ama cogu durumda ozenti duruyor.
+2
ghilleinthemist
(16.01.26)
işin edebiyatına girmeden belirteyim, zamanla oturan bir şey. eğer yemekle içki içmeye alıştırmadıysanız kendinizi hiç bir alkollu içecek sizin yemeğinize lezzet katmaz. rakı balığa alışmak gibi bir şey bu, baktığınızda dünyanın hiç bir yerinde yüksek alkollü içeceklerle yemek yenmez fakat biz alıştığımız için gelsin balıklar gitsin mezeler. size tavsiyem beyaz şarap ve balık kombinasyonlarıyla başlayıp zamanla damak zevkinizi geliştirmeniz.
+1
dirildimde geldim
(16.01.26)
(7)

Hangi ülke edebiyatı?

a perfect lie
En çok ilginizi çekiyor ve asla pişman etmiyor. Ayırt edilebilir, sizi yakalayan ne oluyor mesela?Kıta da belirtebilirsiniz ama ne kadar spesifik olursa cevaplar o kadar mutlu eder. Son zamanlarda şu ülkeden bir iki yazar okudum bi ilgimi çekti gibi cevaplar da kabul. İyi geceler dilerim,
En çok ilginizi çekiyor ve asla pişman etmiyor.
Ayırt edilebilir, sizi yakalayan ne oluyor mesela?

Kıta da belirtebilirsiniz ama ne kadar spesifik olursa cevaplar o kadar mutlu eder.

Son zamanlarda şu ülkeden bir iki yazar okudum bi ilgimi çekti gibi cevaplar da kabul.

İyi geceler dilerim,
0
a perfect lie
(13.01.26)
fransız ve rus klasik gerçekçi romanları ve ünlü tiyatroları,
ingiliz modern romanları üzmez.
+1
black holes in the sky
(13.01.26)
Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatı. Hem şiiri hem romanı.
+1
yurtsuz john
(13.01.26)
Rus edebiyatı. Evren olarak seviyorum. Bir odada yaşayan birinin hayatı bana daha samimi geliyor. Kendimi buluyorum bazen.
-2
arbre
(13.01.26)
Sırasıyla Fransız, Rus, Alman, Latin Amerika, Amerikan.
+1
anatomik
(13.01.26)
ben avusturya edebiyatini seviyorum. lisedeyken mario simmel okumaya baslamistim. günesten de sicak ve nina b. olayi kitaplarini okumustum. özellikle günesten de sicak inanilmaz hosuma gitmisti.
sonra avusturya'ya tasininca baska kitaplar da okudum. hermann broch, robert musil, robert seethaler okudum. hepsini de cok begendim. daha yeni rus-avusturyali bir yazarin otobiyografisini okudum, milchfrau in ottakring diye, herhalde son senelerde okuyup en iyi kitapti.

1940-1970 amerika edebiyatini (amerikan rüyasi elestirisi, ikinci dünya savasi etkileri, sivil haklar hareketleri, southern gothic, postmodernizm, vs) regency ve victoria dönemi ingiliz edebiyatini da cok seviyorum. özellikle 18.-19. yy ingiliz edebiyati benim icin baya yeri doldurulamaz bir sey.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.01.26)
guzel soru. bunun uzerinde dusunuyordum gecen. rus ve fransiz 19. yy romanlari inanilmaz. belki fransa kil payi ikinci gelir. 19. yy'da acik ara bu 2 ulke.

modern edebiyati bilmiyorum ama. yani ikinci dunya savasi sonrasi kim ne kurgu yazdi cok fikrim yok. japonlari cok goruyorum piyasada ama 1-2 kitap disinda okumadim onlardan da. genelde non-fiction okuyorum.
+1
antikadimag
(14.01.26)
Klasikler dışında Macar yazarları sevmeye başladım.
+1
amelie poulain
(14.01.26)
(11)

Ateist bireyin Tevbenin Önemi isimli seminer yükümlülüğünü ihlal (terk) etmesi

fugnar
Denetimli serbestlik sürecinde katılmam gereken seminerlerden birisi dün, içeriğini seminer başlayınca öğrendiğim Tevbenin Önemi isimli seminerdi. Seminere kendisinin bir vaiz olduğunu söyleyen biri öncülük etti. Kuran okuyarak başladı ve daha sonrasında, insanların yeryüzüne ayak basmasının tek seb
Denetimli serbestlik sürecinde katılmam gereken seminerlerden birisi dün, içeriğini seminer başlayınca öğrendiğim Tevbenin Önemi isimli seminerdi. Seminere kendisinin bir vaiz olduğunu söyleyen biri öncülük etti. Kuran okuyarak başladı ve daha sonrasında, insanların yeryüzüne ayak basmasının tek sebebi müslümanlık olduğunu söylediği an semineri terk ettim. Danışmanıma gidip durumu anlattığımda dilekçe yazmamı söyledi. Bende inancım olmadığını ve seminerin yaşam şeklime aykırı olduğunu dolayısıyla seminerden ayrıldığımı ve uyarı almamam gerektiğini bildiren bir dilekçe yazdım. Dilekçe komisyona sunulmuş ve komisyon "adı geçen seminerin kişilerin inanışlarına etki etmek için olmadığı, semineri dinlemek ile kendi inanışına zarar gelmeyeceğinin komisyonumuz tarafından müşahede edildiği ve bu sebeple yükümlünün mazeretinin geçerli olmaması nedeniyle mazeretinin reddine" şeklinde karar almış. komisyonun verdiği karara şikâyet yoluyla infaz hâkimliğine başvuracağım söylenmiş. Fıkra bu kadar. Sizce bu süreçte ne yapmalıyım.
+3
fugnar
(13.01.26)
Mazeretiniz geçerli bulunmazsa denetimli serbestliğiniz bozuluyor mu?
0
benim bir gizli bildiğim var
(13.01.26)
Siyasi partilerden yardım isteyebilirsin.

Chp, tip, hkp, hürriyet partisi gibi partilerin merkezlerine gidip hukuki destek talebinde bulunabilirsin. Yardım eden çıkar umarım.
-1
yurtsuz john
(13.01.26)
@benim bir
son uyarımdı
0
🌸fugnar
(13.01.26)
ya oraya giden hükümlüler çok mu inançlı? seni neden denetime ayırıyorlar? deneme sürecinde olduğun için. genelde aflarda ds ihlalleri yararlanmıyor. değer mi buna?
hiç kapalıda yattın mı?
0
mikahakkinen
(13.01.26)
Sonuçta denetimli serbestlik kapsamında bir uygulamaya katılıyorsun ama vaizin söylediği bir cümleye takılmak yerine anlatılan konunun geneline bakıp kendince olumlu başka anlamlar da çıkarabilirsin.
Dilekçenin kabulü halinde bu tür uygulamalara katılma zorunluluğu olan herkesin kendince yazacağı dilekçeler ile denetimli serbestlik kapsamındaki bu ve benzeri uygulamadan kaçınabileceğini de düşünmüş olabilirler.
Bunun yanında buna benzer etkinlikler bazı kimselerde hayatları adına dönüşüm de sağlayabiliyor.
-5
diyecevaplandı
(13.01.26)
Kulağa garip geliyor tabii anlattiginiz. Ama unutmayın cezaevinde yatmak yerine başka bir ceza ya da yaptırım öngörülmüş aslında. Bu bir imza da olabilirdi bir kitabı okuyup özet çıkarmanız da olabilirdi hiç sevmediğiniz bir kurumda çalışmak da olabilirdi. Bunun gibi düşünmeniz gerekir bence. Ama çok rahatsız edici tabii o ayrı.
0
ground
(13.01.26)
Seminerin senin ya da başkasının yaşam şekliyle uyumlu olması gerekmiyor. Bence fazla agresif davranmışsınız.

Tabi ki avukatınızla birlikte hukuki yolu izleyeceksiniz. Sosyal ağlardan bir sonuç çıkacağını zannetmem.
-2
hebanon
(14.01.26)
Ben sizi haklı buluyorum. Yani evet insanların hayatında dönüşümler yaşamasını sağlayabilir gerçekten. Manevi inanç çok güçlü bir kaynak. Ama zorla değil ya.
Yine de sizce ne yapayım diyosunuz. Bu mücadeleden hiçbir kazançlı çıkma yolunuz yok gibi görünüyor. Sadece daha çok hırpalanırsınız. Ben olsam savaşa girmem. Hatta hastalandım çıkmak zorunda kaldım filan derim. Kendimi koruyacak olan neyse onu yaparım. Geçmiş olsun.
0
benim bir gizli bildiğim var
(14.01.26)
Siyasal islam senin tövbe etmenle ilgilenmez. Hatta sana din tebliğ etmekle de ilgilenmez. Siyasal islam, mış gibi, miş gibi yaparak üstlerine yaltaklanmayla, bunu ranta çevirmekle ilgilenir. Burada amaç müslümanlık tebliği falan değil, amaç "böyle bir seminer yapsak ne güzel olmaz mı efendim ehehe" diye avuçlarını ovuşturan bir grup badem bıyıklının, üstlerinin aferinini alması, terfi yollarını açması ama asıl seminer tertip ediyorum ayağına bütçe yaratarak parayı cukkalaması meselesidir. Özetle kimse senin neye inandığınla ilgilenmiyor aslında, onların ilgilendiği şey en dindar biziz şovuyla birlikte senin benim vergilerimi böyle saçmalıklarla hortumlamak.
+2
thracia
(14.01.26)
iki kelime dini bilgi dinledin diye ateistliğine zeval gelmez. kime şekil yaptığını anlamadım bunun zararı yine sana olacak adamlar vay efendim biz napıyoruz cahiliz mi diyecek sanki.
-2
yenibirgüzelnick
(14.01.26)
seminerde uyuşturucu maddenin veya sigaranın zararlarını da anlatabilirlerdi ve sen buna da inanmıyor olabilirdin, dinlemeden çıkmayacaktın sonuçta. bence de fazla tepki vermşsin.

bu arada dini içerikli bir seminerin zorunlu tutulması epey garip geldi bana da, ben zorunlu din dersine de karşıyım. sana zorla namaz kıldırmaya çalışsalardı bu olaya çok büyük tepki verirdim ama sadece islamiyetle ilgili bilgi veren bir konuşmaymış. inanmasan da dinleyebilirsin bence. (ben de inançlı biri değilim ama biri islamiyetle ilgili bir şeyler anlatırsa dinlerim şahsi görüşüm böyle.)

ne yapacağına gelirsek, infaza itiraz edeceksin başka yapılacak bir şey yok. avukatından yardım al +1
+1
Sadece soruyorum
(14.01.26)
(4)

Parmak izi silinen insanlar var mı?

michael_knight
Kaza sonucuyla (ne bileyim belki tuz ruhuna dokunmak gibi) parmak izi silinen, değişen veya yok olan insanlar var mıdır?Parmak izi gerektiren resmi işlemlerde bu insanlar ne yapıyor?
Kaza sonucuyla (ne bileyim belki tuz ruhuna dokunmak gibi) parmak izi silinen, değişen veya yok olan insanlar var mıdır?
Parmak izi gerektiren resmi işlemlerde bu insanlar ne yapıyor?
0
michael_knight
(12.01.26)
grimavi
(12.01.26)
bugün aklıma geldi biliyo musun.

bende yok gibi bir şey. yıllar önce ehliyet çıkartırken polis memuru yarım saat uğraşmıştı parmak izimi alabilmek için. solüsyon falan getirttiler. 'ne iş yapıyosun sen yahu?' diye sordu. aklıma muzip bir espri gelmişti yapmadım tabi :)

şimdi iyice yok oldu. telefonun ekran kilidini parmak iziyle açamıyorum.

çocukluğumdan beri çizim yaparım, ağaç yontarım. bağ bahçede kürek, tırpan, kazma, balta kullanarak geçti yıllarım. sanırım ondan oldu.
+1
yurtsuz john
(12.01.26)
bırcok kaynakcı da bu sorun oluyor. parmak ızlerı zamanla sılınıyor. hayatlarına devam edıyorlar cok problem olmuyor.
+1
paudi
(12.01.26)
Annem var, parmak izleri sebebini bilmediğimiz şekilde alınamıyor. En son İngiltere vizesi için parmak izi ihtiyacı oldu ama alamadılar yine. Nasıl geçtiğini yanında olmadığım için detayını bilmiyorum.
0
mirty
(12.01.26)
(12)

Trump her istediğini yapabilir mi?

eisberg
Venezuela, Grönland, Küba şimdi İran... Yarın uyanıp haritadan yer seçip canının her istediğini yapmasına bir engel var mı?
Venezuela, Grönland, Küba şimdi İran... Yarın uyanıp haritadan yer seçip canının her istediğini yapmasına bir engel var mı?
+1
eisberg
(12.01.26)
mühür kimdeyse süleyman o'dur.
+2
gercekdunya
(12.01.26)
Askeri anlamda bi tek çine salça olamaz gibi düşünüyorum.
+1
antihero
(12.01.26)
kağıt üstünde yapamaz ama yapmasına engel olacak kimse yok gibi.
0
inheritance
(12.01.26)
olay sadece askeri anlamda güçlü olmaları da değil ki açık ara en güçlüler bu konuda. adamlar ekonomiyi yönlendiriyor, bütün dünyada ajanları var, elektronik sistemleri kontrol ediyorlar, bankacılık sistemini kontrol ediyorlar.

isterlerse 1 ülke 1 haftada batar mesela, o yüzden kimse gerçek anlamda abdye karşı gelemez.
0
monicapp
(12.01.26)
Engel yok adamların isteyip alamayacağı yer yok sadece bunu ne kadar istedikleri ve neyi feda edecekleri var.
Abd istese çinide alır ama buna değer mi ölçer biçer.
Kazanan abd olur.

Bu konumda oldukları için haritadan yer seçip yarın dalıyoruz demelerine bir engelde yok
-1
basond
(12.01.26)
politik-ekonomik anlamda yapabilir fakat askeri olarak yapamaz.

çünkü savaşı hem maliyeti büyük hem de abd toplumsal muhalefeti güçlü. 1960'larda vietnam savaşını protesto etmek için yüzbinler beyaz saray önünde toplanmıştı.

ayrıyeten kasımda ara seçim var ve demokratlar kazanacak gibi duruyor.
0
yurtsuz john
(12.01.26)
Trump süzme bir o.e. Ama Grönland'a askeri bir operasyon yapmasını o kadar çok istiyorum ki. AB ve NATO üyesi bile olmayan Ukrayna'yı ABD istedi diye zorla savaşa soktular Rusya ile ve tüm Avrupa Rusya'ya sırtını döndü. Asıl tehlikenin ABD olduğunu (en azından maga'cı davarlar) görmeleri ve Danimarka'yı yalnız bırakarak nasıl iki yüzlü olduklarını bir kez daha göstermeleri için istiyorum böyle bir şeyi.

Neyse asıl soruya gelirsek, yapabilir mi? Rusya ve Çin'in ayağına basmadığı sürece her istediğini yapar.
+3
himmet dayi
(12.01.26)
Trump, Amerika'nın acilen yapmak zorunda olduğu işleri yapsın diye başa getirilmiş bir görevli.
Amerika, çıkarı olan ülkeleri eskiden olduğu gibi zamana yayarak değil de bir an önce dizayn etmeye çalışıyor. Burada dikkat ettiği husus, ele aldığı ülkede çıkarına uygun bir düzen kurduğunda halkın buna sessiz kalması.
Halk bu duruma boyun eğmez de kaotik bir ortam oluşursa endişesi taşıyorlar. Başkaca bir korkuları yok.

diye düşünüyorum.
0
Mirket
(12.01.26)
esasen yapamaz, senato'dan onay çıkmayan, mantık çerçevesine oturtulamayan hiçbir şeyi yapmaz. amerikan kanunları böyle manyakları engellemek için çok iyi dizayn edilmiş. venezuela'daki konu trump'ın söylediğinden farklı aslında. oraya uyuşturucu operasyonu düzenlediler. yok maduro şöyle yaptı, yok halkına zulüm etti vs. hikaye. bu bu yüzden oraya gidip maduro'yu alıp çıkabildiler. ama grönland'a girmek için onay alamaz gibi geliyor. hatta ön çalışmasını yapmış red almışlardı. bu adam manyak yasa masa dinlemeyebilir tabi.
-1
cisimcik golgi
(12.01.26)
süper güç dediğimiz kavram sadece askeri güç demek değildir.

Ekonomik güç, diplomatik güç, kültürel güç, ticari güç, lojistik güç, istihbarat gücü, teknolojik güç...

bunların hepsinde iyi olduğunuzda zaten süper güç oluyorsunuz.

Askeri güç ABD gibi ülkeler için en son seçenek çoğu zaman. Bizde bu konu çok anlaşılmıyor. Biz sadece askeri gücü değerlendiriyoruz. Ama bu soft power konusu bizde çok anlaşılmıyor. Hatta bazen soft power askeri güçten daha etkili olabiliyor.

İsrail'in askeri gücü nitelik olarak çok iyi olmasına rağmen sayısal olarak küçük bir güç. Ama bak hiçbir ülke sesini çıkaramıyor israil'e. Çünkü softpower olarak çok kuvvetli. Diplomasi, ticaret, finans piyasaları, kültürel güç onlarda.

Bu gözle bakınca ABD gidip şu anda bu saydığınız ülkeleri işgal etmeye uğraşmaz. Ama işgal etmekten beter hale getirebilir.

Çok basit bir örnek şu anda bütün avrupa ABD merkezli teknoloji sistemlerini kullanıyor. İşletim sisteminden, bulut depolamaya kadar. Mailleşmelerden tutun da yapay zeka sistemlerine kadar. Bunlara erişimini kestiği anda kaos...

Ticaretini engeller, uluslararası dolaşımdaki paranı dondurur, başka ülkelere baskı yapar seninle iletişimi keser, uluslararası organizasyonlardan seni dışlar. Swift sisteminden atıldığını düşün, yine kaos.

Ticari gemilerinin başka ülke limanlarına yanaşamadığını düşün... Mal ihraç edemiyorsun. Para kazanamıyorsun yani.

Şu anda dünyada var olan sistemi ABD dizayn etti. Dolar bazlı ticaret, uluslararası finans. Yani sen o sistemin içinde olup da o sistemin adminine kafa tutunca seni hemen banlıyor.

trump'a yaptırılan şey ise şu, ABD'nin önümüzdeki 20-30 yıllık hedeflerini çok hılzı bir şekilde gerçekleştirmeye uğraşıyorlar. Çünkü Çin çok fena geliyor. Ön almak için uğraşıyor.

O yüzden Trump'a biraz göz yumuluyor.



Ha güveniyorsan kendine, kaynağın, teknolojin, askeri gücün, sanayin varsa sistemin dışına çıkar meydan okursun. Rusya'nın şu an yapmaya çalıştığı gibi, ya da Çin'in.

ama onlar da henüz alternatif bir sistem oluşturmadılar. Kendi ayakları üstünde duruyorlar ama ABD'nin yaptığı gibi başka ülkeleri de kalkındıran bir modelleri yok henüz.

Bak işte o yüzden ABD'nin onca sert hareketine rağmen, Avrupalı liderlerden cılız sesler yükselebiliyor en fazla.

Venezuela operasyonu farklı bu arada. Oradaki iş narkotik bir operasyon gibi paketlendi ama aslında venezuela'nın petro-dolar sistemini delmeye çalışması oradaki konu.

Petrolü dolar dışında alıp satmaya çalışan herkesin sonu benzer oldu.
0
anten
(12.01.26)
Teoride yapar ama Abd'deki kurumların çıkarlarına ters düşebilir. Dünyanın kendisinin gücü yetmez. Anca Abd'deki kurumların gücü yeter.
+1
put it in your appropriate place
(12.01.26)
sirf su yasanan olaylar bile cok kutuplu dunyanin ve taraf olmamanin ne kadar onemli olduklarinin gostergesi. abd'yi dengelemek icin cin, rusya vs gibi kuvvletler kesinlikle olmali.
+1
Sour
(12.01.26)
(2)

İstanbul’da hava nasıl şuan

biseysorcaktim
Bugünlerde yağmur ve fırtına olduğunu biliyorum. İstanbul’a kendi aracımla geleceğim iki saatlik bir yoldan. Trafik güvenliğini etkileyen bir yağmur mu bu? Pazartesi Salı daha kötü olacak gibi görünüyor.
Bugünlerde yağmur ve fırtına olduğunu biliyorum. İstanbul’a kendi aracımla geleceğim iki saatlik bir yoldan. Trafik güvenliğini etkileyen bir yağmur mu bu? Pazartesi Salı daha kötü olacak gibi görünüyor.
0
biseysorcaktim
(11.01.26)
Pazartesi salıyı bilemem ama şu an için araçla yolculuğu engelleyecek bişey yok rahat ol. Hatta trafik bile yok.
0
gobekliraki
(11.01.26)
hava bulutlu ara sıra yağmur atıştırıyor. pencereden boğaz köprüsüne bakıyorum şu an trafik akıcı. köprü akıcıysa trafik rahat demektir.
0
yurtsuz john
(11.01.26)
(15)

Zafer Algöz hikayelerinin ne kadarı sıkış?

michael_knight
Zafer Algöz’ün hikayelerinde yüzde kaç gerçek, yüzde kaç abartma, yüzde kaç uydurma?
Zafer Algöz’ün hikayelerinde yüzde kaç gerçek, yüzde kaç abartma, yüzde kaç uydurma?
0
michael_knight
(11.01.26)
9'u yalan
1' i süpheli
+2
designer
(11.01.26)
@designer, kaç lafının?
+2
🌸michael_knight
(11.01.26)
niye sıkış olsun ki? sıkış değil ama anlatırken süslüyor, abartıyor, eklemeler yapıyor, gerçekliğini bozuyor biraz.

mesela öztürk serengil'in turizm bakanlığı'ndan bir kredi almak için ankara'da bakanın yanına gidip, bakanın keline şap şap vurduğu, kredisi onaylanınca kolunu bacak arasından geçirip antinikukasss prrr falan dediğini anlattığı bir hikayesi var. ilk dinlediğimde hadi lan ordan koca öztürk serengil bakana öyle yapar mı demiştim, aynı hikayeyi müjdat gezen de aynı şekilde anlattı. üstelik olayın şahidi de cenk koray.

ya da bir tarık ünlüoğlu hikayesi anlatıyor. tarık ünlüoğlu kurtlar vadisi'nde testere necmi karakterini canlandırırken zafer algöz'e "önümüzdeki sezon hikaye bana dönüyor, herkes öldü, o öldü bu öldü bir ben kaldım" demiş. sezon finalinde ise testere necmi rus baronla teknede konuşurlarken tekne açılmış açılmış, ondan sonra da güüümmm diye patlamış. tarık ünlüoğlu da bunu televizyondan izlemiş.

e öyle olmadı ki, polat alemdar tekneye çıkıp testere necmi'yi vurdu, denize attı, aslan akbey de dalıp çıkardı, sorguya aldı. tekne mekne patlamadı. yani bunu tarık ünlüoğlu bilmiyor olamaz, çekimi yapılmış iş. binlerde kurtlar vadisi izleyicisi teknenin açılıp patlamadığını gördü, orasını sıkmış.

muhtemelen son bölüm senaryosu daha gelmeden 2-3 bölüm önce böyle bir şey söyledi. zafer algöz de onu süsledi müsledi komik hale getirdi.
+2
kibritsuyu
(11.01.26)
%99 sallamasyon. Biraz daha sağdan soldan çalma.

youtube.com

Bu video mesela. Bu şarkıyı ilk yapan eleman şu an Adnan Menderes üniversitesinde akademisyen olan bir eleman ile babası. Elemanın adı olcay Yılmaz. İlk videoda yanlış hatırlamıyorsam sadece keman var. Nereden biliyorsun de adamı tanıyorum. Facebook’ta ekli. Şarkıyla kısa bir dönem gündem oldu baba-oğul arkadaşlar. Ama sosyal medya bu kadar yoğun olmadığı için kendilerini gösteremediler. Sadece Facebook’ta izleniyordu.

Sonra da Zafer Algöz ve tayfası çöktü biz yaptık diye gündem oldular. Çekinmeden de hikayesini anlatıyorlar hala :D

Zafer algöz

youtu.be

Orijinali

youtu.be
-1
jackyr
(11.01.26)
bu adamların mesleği bu. herhangi bir olayı abartıp, süsleyip ilgi çekici hale getirmek.

ben anlatsam mesela bim'den peynir almışım gibi anlatırım. bu adam mordor'a gidip gelmiş gibi anlatıyor.
-1
duyurukullanıcısı
(11.01.26)
Dikkat ederseniz anlattığı olayların hiç canlı şahidi yok hepsi ölmüş insanlar, o nedenle kimse de çıkıp "at yalanı sikeyim inananı" diyemiyor.
0
kizil karga
(11.01.26)
Santana konserindeki boyacı cocuk olayı gerçek gibi,videosu var
0
essoist
(11.01.26)
E tamam işte bunun neresi sallamasyon? Kendi de diyor bi müzik öğretmeni ve oğlu yapmıştı kendi kanallarında ama duyulmadı diye. Muhtemelen senin arkadaşını kast ediyor işte. Biz de hakan altun falan çaldık, söyledik, çektik, 16 milyon izlendi diyor. Biz yaptık, şarkıyı demba ba'ya biz uydurduk dese neyse. Kaynak bile göstermiş adam.

Sallamasyonluk bunun neresinde oluyor?

Zafer algöz babamın oğlu değil de, çamur atmanın da bir adabı var. Tribünde kucaklaştığı adamla 15 metre düşmemiştir ha orası sallamasyon. Ön sıraya düşmüştür en fazla.

Sadri alışık - ajda pekkan hikayesini ajda hanım pekala yalanlayabilir. Kendisi hala hayatta.
0
kibritsuyu
(11.01.26)
nezarethanede bir gece ve sünnet edilen turist çocuk hikayesi doğru en azından. onu biliyorum.
0
yurtsuz john
(11.01.26)
%99’unun kolpa olduğundan adım gibi eminim. Anahtar kelimeler, örneğin “Kemal Sunal, Orhan dede, köfte, hesap” gerçektir, gerisi kendisinin yapmacık enerjisi ve abartılı hareketleri, gereksiz taklit ve efektleri, yersiz küfürleriyle uydurmadır işte. Bilgi almak için izlenecek şeyler değil neticede, eğer tahammül eden varsa eğlenmek için vakit öldürmek için izlenecek şeyler.

Andığı isimler hayatta olsalar bile konuyu ciddiye alıp da “öyle bişey yaşanmadı” diyecek değil. Benzer tarzda kimseler zaten her ortamda böyle şeyler sallar. Algöz’ün farkı bunu kameralar önünde yapması. Cem Yılmaz’ın ekibinde olması nedeniyle de yere göğe sığdıramayıp ayıla bayıla izleyen ergenler oldukça, kendisi de sıkmaya devam ediyor/edecek.
+1
lazor
(11.01.26)
@jakyr, biz yaptik demiyor ki. sosyal medya'da bir muzik ogretmeni ve oglu yayinladi diyor tam burada (sizin de verdiginiz linkin bu kisminda): www.youtube.com yani sizin ilk gonderdiginiz ve orijinal dediginiz linkteki kisilere atfediyor. fakat oncesinde sokaktaki bir roman calgicidan da duymustum diyor. yani soylediginizle alakasi yok. sadece aynisini bizde yaptik ve youtube'a koyduk diyor, sonra meshur oldu diyor ki dogru, yani elbette hakan altun falan soylerse daha meshur olacak.
+5
Sour
(11.01.26)
Ali Dayı hikayesi %100 yalan. Yok neymiş, atatürk yunanı denize dökerken yorulmuş, ali dayıyı çağırmış. Atatürkün elinden kılıcı alıp falan filan. Bu hikaye yalan arkadaşlar. Ahhahah
0
ground
(11.01.26)
@Sour ve @kibritsuyu: ama shorts'ta biz yaptık demiş. uzun videoda ise yine sallamış olabilir "bak bu şarkının sahibi baba-oğul değil, ben daha önce duydum" demek için.
-2
ahm1
(11.01.26)
Tam videoyu bulamamış olabilirim. Bir videosunda Hakan Altun’la aklımıza geldi yapalım dedik diyor.
-2
jackyr
(12.01.26)
@ahm1 ve @jacky kesilmis bicilmis bir shorts'tan elbette bu anlami cikarirsiniz. programin tamamini veya en azindan o bolumunu izlerseniz gercegi gorursunuz. burada diyor ki bizden once muslum baba soyledi, onunki bizimki kadar tutmadi. hatta diyor sarkinin bestecisi ve soz yazari hakan altun'a tesekkur edip sizin sayenizde bestemiz tanindi falan demis. yani o orijinal videodaki facebook arkadasinizdan bahsediyor. adam her soyleminde o kisilerden bahsetmis ki bahsetmese ne olur? orada muhabbet sirasinda unutursun yani. ama aklimiza geldi, yaptim demek sarkiyi biz urettik, biz bulduk demek degil, sadece tekrardan soylemek. bu arada uyduruyor veya yalan soyluyor da olabilir ama en azindan verdiginiz referanslar oyle degil.

o bolum: youtu.be

bu durum aslinda medya okuryazarligi derslerinde falan ornek okutulmali. zira goruldugu uzere bizde bu durum "hala" cok dusuk.
+2
Sour
(12.01.26)
(2)

Rengi solmayan siyah erkek kot pantolon

The colors of my sea perfect color me
Merhaba, Mavi, lives vs ne alsam soluyor. Var mı marka hatta model öneriniz?Teşekkürler
Merhaba,
Mavi, lives vs ne alsam soluyor. Var mı marka hatta model öneriniz?

Teşekkürler
0
The colors of my sea perfect color me
(10.01.26)
Levi's kotun solmasına şaşırdım. Bende de var aynısı senelerdir renk solması olmadı.

Diesel veya Dsquared diyorum o zaman. Çok paran varsa da Dolce Gabbana.
0
yurtsuz john
(10.01.26)
Bence kesinlikle yıkama ile alakalı değil. Geçen hm (Türkiye’den) den aldığım siyah kot pantolon, 1 ayda rezil oldu. Sanki 6-7 yıllık pantolonmuş gibi soldu gitti.

Yaklaşık 1 yıl önce uniqlodan almıştım o tarz pantolon. Hala sapa sağlam. Biraz soldu ama öyle çok dert değil. Çok güzel diye hunharca giyiyorum ve yıkandı da.
0
substituent
(10.01.26)
(5)

Yapacağımdan değil de Cem Yılmaz'a senaryomu çektirsem çok kazanır mıyım?

ya ben lan neyse
senaryom falan yok. sadece merak ettim. kendisine komedi senaryosu yollasam, o da çekmeyi kabul etse 500 bin dolar falan kazanır mıyım?soru varsayımsaldır. cem yılmaz olmaz da başkası olur...
senaryom falan yok. sadece merak ettim. kendisine komedi senaryosu yollasam, o da çekmeyi kabul etse 500 bin dolar falan kazanır mıyım?

soru varsayımsaldır. cem yılmaz olmaz da başkası olur...
0
ya ben lan neyse
(10.01.26)
Tabure barın bel kemiğidir.

Cem Yılmaz da komedi filminin bel kemiğidir ama filmin ne kadar para kazanacağına dair daha pek çok şey var. Genel olarak Cem Yılmaz’ın oynadığı bir film herhalde en az 3-5 milyon dolar kazandırıyordur en kötü haliyle.
Setteki yemekler önemli. Cem Yılmaz setinde yemekler iyi olur.
0
michael_knight
(10.01.26)
bu işler ahbaplık işi. yaptığın işin kalitesinden ziyade sen kimsin veya kimin dostusun. sanat ve medyada işler böyle yürür
+1
michael harddd
(10.01.26)
daha fazlasını bile kazanman mümkün fakat ilk seferde çok zor.

senariste parası peşin verilir ama telif haklarından yararlanmasına fırsat verilmez. dizi film piyasasında senarist kolay harcanıyor. tıpkı şarkı sözü yazarlarının ötelenmesi gibi.

bu kadar yüksek bir meblağ için senaryonun çok acayip olması lazım. kuzuların sessizliği, fight club, matrix gibi.
0
yurtsuz john
(10.01.26)
Hayır, hatırladığım kadarıyla Hollywood'da bile senaryodan çok büyük paralar kazanılmıyor hele de ilk işinizse. Sebebi de basit; senaryo tek başına pek bir anlam ifade etmiyor. Elinizde o filme koyacak para ya da filmi bir araya getirecek bağlantılar yoksa: Yani finansör ya da yapımcı vb. olamayacaksanız bütün risk başkalarında ve senaryo tek başına gişe başarısı garantisi değil.

Senaryonuzu çekmeye karar verseler bile TR şartlarında 500 bin dolar çok para ve bunu size ödemeleri için hiçbir sebep yok. Belki bir ihtimal "Eğer film tutar ve çok iş yaparsa" gibi bir madde üzerinden performansa bağlı bir ödeme alabilirsiniz ama Cem Yılmaz'ın adının senaryodan bağımsız belli bir gişe yapacağı düşünülürse yine o tür bir maddeyi sözleşmeye eklemezler kolay kolay. Aklıma gelen tek istisna senaryonun inanılmaz özel ve mesela Cem Yılmaz'ın kişisel olarak kesinlikle çekmek isteyeceği bir şey falan olması; ancak o zaman işler değişir.
0
salihdt
(11.01.26)
hocam türkiye'de sinema televizyon endüstrisi kurumsallıktan en uzak endüstrilerden biridir.

Tamamen kişisel network ve maddi güç üzerinden döner.

ben size süreci anlatayım siz sorunuzun yanıtını oradan alın.

Türkiye'de bir film projesine başlanırken ilk sorulan soru şudur:
"yapımcı kim?"

bak yönetmen, senaryo yazarı, oyuncular falan değil. Yapımcı kim.

Çünkü yapımcı dediğin insan filmin sermayesini bulur. Maddi sermayeyi bulur (sponsorlar vs) ya da cebinden koyar çok inandıysa projeye.

Fikri sermayeyi bulur ve organize eder. yönetmeni, senaryo yazarını, kurgucuyu, müzisyeni, efektleri yapacak stüdyoları... Bir projede bu saydıklarımın hepsi kötü çıkabilir. Mesela yönetmen projeyi batıracak gibi olur. İyi yapımcı o yönetmeni alır yerine hemen başkasını bulur gibi.

Oyuncuları bulur. Çünkü oyuncular ilk başta ne yönetmene bakar, ne senaryoya (çok sanatsal bir proje değilse, ya da haluk bilginer gibi üst düzey isimler değilse). Oyuncu "ben paramı alabilecek miyim?" diye düşünür. Bu proje yayınlanabilecek mi diye düşünür.

En önemlisi, yapımcı projeyi satar. Sinemalara satar, kanallara satar, dijital platformlara satar. Sanatsal değeri olan bir projeyse festivallere satar.

Şimdi türkiye'de senaryo yazarlığı bu işin en ortadaki kalemlerinden biridir. Çok kolay değiştirilebilir. Herkesin senaryo hakkında bir fikri vardır. Herkes senaryoyla oynar. Kanalın yöneticisinden tut, yapımcının kız arkadaşına kadar... O yüzden senaryo yazarları genelde geri plandadır.

Ha sizin çevreniz çok geniştir, mesela çok sosyetik bir aileniz vardır. Bir sürü oyuncu kankanız vardır. Magazin gazetecilerinin çoğu arkadaşınızdır. Yani yapımcı sizinle iyi geçinmek zorundadır. Çünkü sizin yazdığınız diziyi arkadaşlarınız magazinde parlatır. O zaman iş değişir. Bu tarz senaryo yazarlarından türkiye'de birkaç tane var ama sadece.

Gelelim Cem Yılmaz gibi isimlere. Cem yılmaz zaten bu sektörde bağımsız hareket edebilen nadir isimlerden. Filmlerin çoğunun yapımcılığını da üstleniyor çünkü parasal gücü var. Ee bir gişesi olduğu için destek istediğinde de birçok prodüksiyon firması "gişesi yüksek, kazançlı proje olabilir" gözüyle bakarak anında dahil oluyor onun projelerine. Senaryoları da kendi yazıyor çoğu zaman. Yani aslında senaryo yazarına ihtiyacı yok, belki ekibinde destek için senarist olarak çalışır biriyle. Ama ona da 500bin dolar falan vermez.

Bazen şu olur, Cem Yılmaz gibi komedyenler "dramada da iyiyim" diyebilmek için başka projelere ihtiyaç duyar. Mesela iftarlık gazoz filminde oynadı. Ya da Yavuz Turgul'un filminde oynadı. ama işte o yavuz turgul:) Onu bir prestij olarak gördü ve oynadı.
0
anten
(11.01.26)
(4)

eski diziler gibi diziler yeniden çekilir mi

biseysorcaktim
eski dizi nostaljisi yapmıyorum.onlar yeniden çekilsin demiyorum ya da eski dizileri severiz çünkü o günleri anımsarız, nostalji duygusu sebebiyle seviyoruz da demiyorum.sormak istediğim şey; eski diziler mahallede geçerdi. orta halli insanları anlatırdı. apartman dairesi ya da sıradan evlerde geçer
eski dizi nostaljisi yapmıyorum.
onlar yeniden çekilsin demiyorum ya da eski dizileri severiz çünkü o günleri anımsarız, nostalji duygusu sebebiyle seviyoruz da demiyorum.

sormak istediğim şey; eski diziler mahallede geçerdi. orta halli insanları anlatırdı.
apartman dairesi ya da sıradan evlerde geçerdi.
insanlar çalışır, ev geçindirir, senin benim gibi dertleri olurdu.
işten atılır, yeni iş arar, ay başını düşünür, bazen şans güler hayatları tıkırında olur, aile içinde çatışmalar olur vs.

senim-benim hayatlarımızın resmedildiği diziler işte.

şimdiki diziler hep konaklarda, lüks evlerde geçiyor, herkesin holdingi var, evde bile full makyaj topuklu ayakkabı.

bir kaç komedi dizisi dışında hiç aile evi dizileri yok.

bizim evin halleri, bizimkiler, baba evi. aklıma gelmeyen daha başka bir sürü dizi var.
çoğunu da izlemedim çocukken, ilgimi çekmezdi. şimdi ilgimi çekiyor arada bir bakıyorum.

şimdiki diziler yurtdışına ihraç ediliyor, hep aynı marka yüzleri koyup bölüm başına milyonlar döküyorlar, çekimi kolay olsun diye konakta çekiyorlar falan gibi sebepler günümüz dizilerinin bu halde olduğunu biliyorum da, yine de çekilmez mi bizimkiler, ekmek teknesi, mahallenin muhtarları gibi bol oyunculu ve bizden mahalle dizileri?

ana akımda zaten olmaz bunun sebeplerini anlayabiliyorum. çünkü ihracata uygun değil. yerel hikaye.

ama dijitalde de yok mu? dijitalde neden olmuyor? ya da varsa da ben bilmiyorum
+2
biseysorcaktim
(10.01.26)
artık dizi bile çekilmiyor ki.

2.5 saatlik, maksimum kar getirecek, abartılı hikayeye sahip, rtüğe takılmayacak videolar çekiliyor.

şevket altuğ ağabeyin şu açıklamasını da iliştireyim.

www.istiklal.com.tr
+2
yurtsuz john
(10.01.26)
İlla Türk dizisi aramıyorsanız aradığınız dizi: this is us
+1
kobuzchu kiz
(10.01.26)
(bkz: gönül dağı) var mesela. (bkz: seksenler) vardı. İyi bir tv izleyicisi değilim uzun yıllardır. Kurcalasak çıkar bence. Mesela (bkz: kalk gidelim) vardı yine.
0
yadigar
(10.01.26)
insanların hikâye izleme alışkanlıkları değişti. artık hikâye enflasyonu var. hayat çok hızlı. sosyal medyada aşırı bir içeriğe maruziyet var.
düşün: şarkıların introlarını kısa yapıyor müzisyenler: yoksa insanlar dayanamayıp şarkıyı dinlemiyor.
Bu nedenlerden dolayı öyle sabırla izlenecek diziler yapılamaz, çoğunluk izlemez bence.
zaten bazı diziler tekrar tekrar izleniyor. bu konuda biryazı çıkmıştı: neden diziler tekrar izleniyor diye. sebebi şuymuş: insanlar beğendiği bir diziyi izleyerek riskten kaçınıyormuş.
harbiden ben de bazı diziler dönüp dönüp izliyorum.
özellikle de estetik olanları: aşk-ı memnu, hanımın çifliği, yaprak dökümü gibi...
dünya gibi sektör de sürekli değişiyor. ara ara değişik tarzlar çıkıyor. mesela bir ara Gülseren Budayıcıoğlu eserlerinden yapılan diziler çok yayımlandı. yeni bir soluk getirdi... kırmızı oda'yı beğenerek izlemiştim mesela...
0
santimantal
(11.01.26)
(12)

Mutfak işi yaparken izlenecek Türkçe dizi

fildirfildir
Önerir misiniz? Ezel, kurtlar vadisi, avrupa yakası, yalan dünya, leyla mecnun (ilk 55) behzat ç, yaprak dökümü, aşkı memnu dizilerini izledim. Son 5 yılda dijitalde yayımlanan dizleri de çoğunlukla izlemişimdir ama gözümden kaçmıştır belki güzel olanlar.
Önerir misiniz?

Ezel, kurtlar vadisi, avrupa yakası, yalan dünya, leyla mecnun (ilk 55) behzat ç, yaprak dökümü, aşkı memnu dizilerini izledim. Son 5 yılda dijitalde yayımlanan dizleri de çoğunlukla izlemişimdir ama gözümden kaçmıştır belki güzel olanlar.
0
fildirfildir
(10.01.26)
Bizimkiler. İlk bölümden itibaren.
+1
kibritsuyu
(10.01.26)
Muhteşem Yüzyıl 90. bölüme kadar geldim. Biraz kasvet, hanedan dramasi, alavere dalavere ararsan tavsiye ederim
0
sekizdokuzon
(10.01.26)
doktorlar
0
hold the door
(10.01.26)
baba evi
www.youtube.com

bölümleri kaliteli olarak bir kaç ay önce yüklemişler.
+1
exlibris
(10.01.26)
eğlenceli bir şeyler dersen tatlı kaçıklar
başladım ilk bölümden yağ gibi akıyor
0
deranzo1
(10.01.26)
Orta kafa aşk diye bir dizi vardı, belki gözünüzden kaçmıştır, çok beklentiye girmeden vakit geçirmelik izlenebilir.
0
(10.01.26)
Seksenler
0
gobekliraki
(10.01.26)
Ekmek teknesi
Baba evi
Süper baba
+1
michael_knight
(10.01.26)
Geçtiğimiz yıllarda benzer amaçlarla Sıdıka ve bir demet tiyatroyu açtım yeniden izledim
+1
kullanicadi
(10.01.26)
kaygısızlar
0
yurtsuz john
(10.01.26)
- hanımın çiftliği
- camdaki kız
- iyilik
- dila hanım
- kırmızı oda
- kızılcık şerbeti ni izledim evde iş yaparken. hepsi gayet izletti kendini.
0
santimantal
(11.01.26)
Eski kısmetse olur iki sezon
-1
Hallegadola
(11.01.26)
(10)

Bana bu kalemi satın

michael_knight
Lafı çok uzatmayacağım. Sizin de benim de pek vaktimiz yok. Bana bu kalemi satın.
Lafı çok uzatmayacağım. Sizin de benim de pek vaktimiz yok.
Bana bu kalemi satın.
-26
michael_knight
(09.01.26)
Eşinizin, çocuğunuzun, sevgilinizin, hoşlandığınız kişinin adını yazmak ister misiniz?
-7
arbre
(09.01.26)
Üyeliğe devam etmen için ıslak imzalı form fakslaman lazım.

Faksı da başkası satsın.
-1
kibritsuyu
(09.01.26)
-cinsel gücü artıran kalem geldi (he)

-sevdiğinize kavuşturan manifestli kalem geldi (she)
-1
yurtsuz john
(09.01.26)
birkac sene once guzel bir koltuk gordum vitrinde, luks bir mobilya magazasi idi. ustunde fiyat falan yok, seytan durttu, daldim iceri, enteresan kiyafetli yakisikli bir abi beni karsiladi.

- selam ne kadar bu koltuk, guzelmis..
- evet, oldukca populer bir model. kumasina gore fiyat degisiyor ama bu kumas olsun diyorsaniz $14,000 diyebiliriz, ozel siparis oldugu icin 6 ay beklemeniz lazim.
- hmm, peki ozelligi ne bunun enteresan kumasi disinda?
- soyle soyliyim, gecen ay bir tane bunun aynisindan robert de niro'ya sattik.
- peki tesekkurler.

sanirim robert de niro iyi bir satis stratejisi.
o yuzden diyorum ki aha bu kalemin aynisindan robert de niro'da var.
+1
cooperr
(09.01.26)
önce kaleminizi bana vermeniz lazım.
+1
galahad reloaded
(09.01.26)
hangi kalemi? siz kimsiniz?

acil kalem mi lazim? gunluk mu tutuyorsunuz? baskalarina zengillik gosterme pesinde misiniz? cocugunuz kalem mi istiyor? baska yerlerle de gorusuyor musunuz kalem icin? dolma kalem mi, tukenmez mi, kursun mu, boya mi?

bonus: babam boyle pasta yapmayi nerden ogrendi?
-1
taurina
(10.01.26)
o kalemi herkese satamıyoruz, şu formu asistanınız doldurup başvurursa biz size döneriz. sipariş geçildikten sonra 12 ay içinde hazır olabiliyor.
+1
robokot
(10.01.26)
Sayın robokot,
Başvuru formum elinize ulaştı mı?
Teslim süresini 6 aya çekmemiz mümkün mü? Çok acil bir şeyler yazmam gerekiyor.
0
🌸michael_knight
(10.01.26)
Sayın michael_knight, başvurunuzu aldık. Sizin gibi seçkin müşterilerimizle ilgilenmek üzere özel bireysel danışmanımız sizinle bugün iletişime geçecek ve istekleriniz doğrultusunda özel kaleminizin imalat süreci ve size ulaştırılmasından sorumlu olacak. Teslime kadar seçeceğiniz ikame kalem isterseniz size sağlanacak, iyi günler dileriz.
0
robokot
(11.01.26)
bir şey derdim ama banlarlar ;(
0
hold the door
(11.01.26)
(10)

kıyıda köşede kalmış kullanılmayan satmaya üşenilen şeyler

cisimcik golgi
hem üşenilen hem de kıyılamayan da diyebiliriz.benimkiler:çok eski pili bozuk bir macbook air2018'lerden kalma magic mouseeski bir swatch saatkimler neyi satmakla uğraşmıyor, evlerde ne istifleniyor onu merak ettim. hem de belki birilerinin de işi görülür bu duyuru vesilesiyle.
hem üşenilen hem de kıyılamayan da diyebiliriz.
benimkiler:
çok eski pili bozuk bir macbook air
2018'lerden kalma magic mouse
eski bir swatch saat

kimler neyi satmakla uğraşmıyor, evlerde ne istifleniyor onu merak ettim. hem de belki birilerinin de işi görülür bu duyuru vesilesiyle.
0
cisimcik golgi
(08.01.26)
Bana bir numara küçük Colombia sandalet,
Bana bir beden büyük Colombia mont,
Bana bir beden küçük Colombia polo yaka tişörtler
Bana bir numara büyük adidas ayakkabı.
Hepsi de yurtdışı alım

İlk aklıma gelenler bunlar.
0
Mirket
(08.01.26)
Üç ay önce aldığım hiç kullandığım elektrikli fırınım var. Bayağı ağır olduğu için kimseye elden hediye diye veremiyorum, pahada ağır olmadığı için satmaya uğraşmıyorum. Kaderine terkedilmiş vaziyette bekliyor bir köşede. Şişli - Taksim civarlarında ihtiyacı olan varsa verebilirim.
0
sekizdokuzon
(08.01.26)
Onlinedan satın aldığım için rengini tutturamadığım fondöten kapatıcı gibi bilumum kozmetik ürünü.
0
ekimoloji
(09.01.26)
istif yok, satiyorum cunku. ozellikle elektronik ise isim bittigi anda okutuyorum.
satamazsam arkadaslara soruyorum ihtiyaci olabilecek.
arkadaslar da almazsa bagisliyorum
bagislamayacak durumda ise cop kutusunun yanina koyuyorum, kutu toplayan evsizler var onlar alip goturuyor.
0
cooperr
(09.01.26)
kullanım dışı kalan cep telefonu ve dizüstü bilgisayarlarımı istiflerim, güvenlik sebebiyle. teknolojiyle çok alakam yok. içindeki verilerin silinmesi vs. muhtemelen mümkündür ama açıkçası akıllı telefondur, bilgisayardır bu tip şeylerde güvenlik endişem var.

ha tabii bu cihazlarda kuzey kore'nin nükleer silah bilgilerini filan saklamıyorum ama standart bir endişe benimki.
0
wilhelmwasmuss
(09.01.26)
hatırası olan şeyler var , annemin dantelleri var . hiç dantel sevmediğim ve kullanmadığım halde 1 koli dantel masa örtüleri vs bekliyor evde . yün kazak hırka ve yelekler var yine annem ördü diye .
tabaklar bardaklar fazla fazla ve hiç kullanılmamış eski antika denebilecek şeylerle dolu ev .
kıyafetleri falan facebook üzerinden "atmaver " grubundan ücretsiz verdim , vermeye devam ediyorum ama orada da her teklife istiyorum diye atlayan kurnaz kişiler var dikkat etmek lazım . gerçekten kullanmak için ihtiyacı olanlara fırsat vermiyorlar .
0
devilone
(09.01.26)
Elimde sorunsuz çalışır durumda 1050ti ekran kartı var. Bir türlü elim giymiyor satmaya
0
limonlu eksi
(09.01.26)
shark ninja koltuk yıkama makinesi yine shark ninja dondurma yapma makinesi aylardır kutusundan bile çıkmadı
0
zozjotejmnk
(09.01.26)
artık küçük gelen takım elbiselerim var. bir kaç kez giydim. buzdolabında kimsenin yemediği reçel gibi duruyorlar öyle.
0
yurtsuz john
(09.01.26)
Epey fazla gıda ürünü var nohut, makarna vb. Öğrencilere verebilirim.

Hava nemlendirme cihazı var.
Profesyonel bisiklet koltuğu
Cat6 kabloları, pc güç kabloları
Güncelleme gelecek..
0
Teran
(09.01.26)
(8)

Günümüzden 12 bin yıl sonra

kizil karga
Bizim Göbeklitepe'deki çalışmaları yapan insanları anlamaya çalıştığımız gibi bizi de anlamaya çalışacaklar mı, mesela toprak katmanları altında kalan yapıları köprüleri yolları falan ortaya çıkardıklarında, mesela Boğaziçi Köprüsü'nün kalıntıları bulduklarında "bakın bakın oldukça ilkel bi köprü ya
Bizim Göbeklitepe'deki çalışmaları yapan insanları anlamaya çalıştığımız gibi bizi de anlamaya çalışacaklar mı, mesela toprak katmanları altında kalan yapıları köprüleri yolları falan ortaya çıkardıklarında, mesela Boğaziçi Köprüsü'nün kalıntıları bulduklarında "bakın bakın oldukça ilkel bi köprü yapmışlar (o dönemde köprü ihtiyacı kalır mı bilmiyorum uçan arabaları falan geçtim ışınlanmayı bulmuşlardır diye düşünüyorum) aslında düşündüğümüz kadar geri bir toplum değillermiş bir uçtan bir uca köprü benzeri (ilkel) bir yapı yapmayı akıl etmişler" derler mi ya da ne bileyim futbol stadyumu kalıntıları bulduklarında "eğlenmek için binlerce insanın bir araya geldiği böyle yapıları varmış, demek ki sosyal bir toplumlarmış" şeklinde hakkımızda atıp tutarlar mı yoksa biz yazıyı bulup olayları kayıt altına aldığımız için hakkımızda zaten bilgi sahibi olurlar mı, gerçi 12 bin yıldan bahsediyoruz o güne bir kayıt kalır mı allah bilir.
0
kizil karga
(08.01.26)
yazı bulunduğu için zorluk çekeceklerini sanmıyorum.
+2
duyuruuser
(08.01.26)
12 bin sene sonra insanoğlu cyborg haline gelir. arkeoloji gibi şeyleri kimse umursamaz. zaten bugünkü birçok bilim dalı çoktan ortadan kalkmış olur.
+2
yurtsuz john
(08.01.26)
Tarih o kadar doğrusal ilerleyen bir süreç değil. Özellikle de insanlık tarihi. O yüzden şu an buna dair yorum yapmak çok zor. Bugünü anlamak için dijital arkeoloji kullanıp, mevcut sunucu sistemlerini, disketleri, cd'leri okuyabilseler çoğu şeyi anlarlar zaten. Koca boğazı kazmaya da çok gerek olmayabilir yani.
0
evrim halkasi
(08.01.26)
Hem evet, hem hayır.

Zaman ilerledikçe, geleceğe veri aktarma yeteneklerimizde artış olduğu gibi, arkamızda kalıntı bırakmama yeteneklerimiz de artıyor.

12 bin yıl öncesinden kalan bu alanları toprak altından bulmamızın sebebi yerleşimlerin kullanılabilirliği çeşitli sebeplerle tükendikten sonra buraların terk edilmesi veya bile isteye örtülerek üstüne yeni bir yapılaşma gerçekleşmesi. Anlayabileceğiniz üzere bir yeri inşa etmek için gereken materyalin lojistiğini sağlamak çok büyük bir iş gücü ve zaman istiyordu. Aynı iş gücü ve zamanı yıkılan yapıları temellerine kadar sökmek için harcamıyorlardı, çünkü neden böyle yapasınız? Bugün bir yer miadını doldurduğunda dümdüz edip devam ediyoruz. Geriye incelenecek çok bir şey kalmıyor.

Zaten gerek de yok. Yine anlayacağınız üzere ev ve alet yapabilenlerin bize ulaştırabildiği veriler, ilk insanlarınkinden daha fazla. İlk şehirleri kuranların ulaştırabildikleri ise basit ev ve alet yapımcılarından daha fazla. Yazıyı kullananların ulaştırabildikleri bunlardan daha da fazla. Kompleks kayıtlar tutup bunları sistemli depolayanlarınki sadece yazıyı bilenlerin ulaştırabildiğinden daha fazla. Kompleks kayıt sistemleri oluşturup, üstüne bir de kurumsal bir devlet sistemi oluşturan medeniyetkerin ulaştırabildikleri onlardan da fazla.

Sadece bize yakın tarihte yaşadıkları için değil, daha sistemli oldukları için de Romalılarla ilgili bildiklerimiz Göbeklitepedekilerden daha fazla.

Günümüzde birçok şeyi bozulmadan nesillerce aktarabilecek yeterliliklere sahibiz.

O yüzden bu açıdan hayır, gelecekte bizi muhtemelen toprak altından değil, veritabanlarından öğrenmeye çalışacaklardır. Ancak insanlık tarihi çok uzun, haliyle bilgiler ister istemez sıkışıyor. Bugün atıyorum Osmanlı Dönemindeki ağırlık ölçüsü birimleri gibi görece mantığı olan tekdüze bir konuyu bile ele almaya kalksanız deştikçe içinden çıkamayacağınız bir derinlikle karşılaşacaksınız. Bu ölçüler zamana, yöreye ve gündelik alışkanlıklara göre değişebiliyor. Bu açıdan evet yine de oldukça kafa yormaları gerekecek.
0
akhenaten
(08.01.26)
birkaç yüzyıl içinde insanlığın çok büyük krizler yaşayacağı kesin. o krizden çıkarken elde ne kalırsa o. biz şu an geçmişi uğraşıp araştırıyoruz çünkü çok sınırlı bilgi var. geçmiş 12.000 senedeki tüm tarihi bilgileri, yazıları vs. toplasan 3-5 tb veri eder. insanlık şu an belki günde binlerce tb veri üretiyor. bunlar bir datacenterin mekanik veya ssd disklerinde duruyor ama vadesi geçtiği anda en fazla 15-20 senede silinip gidecekler. yani bizler ve ürettiğimiz bilgiler, bilgi fazlalığı içinde kaybolup gidecek.
0
orpheus
(08.01.26)
12 bin yılı bilmem ama kleopatra (meşhur olan) döneminde antik mısır arkeologlarının çalıştırıldığını öğrenmiştim. bundan 2bin yıl önce, ondan 2bin yıl öncesini araştıran arkeologlar. 12bin yıl sonraya umarım biraz bilgi bırakabiliriz.
0
klassno
(08.01.26)
Şuan bizim bilim olarak gördüğümüz aslında çok ilkel bir fenomen. Çok daha ilerisi var. Yani gelecekte bugünkü gibi bilim yapılmaz, gelecekte bilim yaşanır. Muhtemelen diğer gezegenlere gidebilen yeni insan tipi ortaya çıkabilir allahualem, şuan senin benim gibi ademoğlu’ndan farklı bir insantipi (teoman durali’ya rahmetle..)
0
love and trust
(08.01.26)
arkadakiadam
(08.01.26)
(8)

Susuzlukla nasıl baş ediyorsunuz?

muhayyer divan
Özellikle yıkanma, beden ve saç temizliği, saçını evde boyayanlar, tuvalet... Bizim apartman da bugün itibariyle susuz kalmış, 62 daireyiz. Ne diyorsunuz neler yapıyorsunuz?
Özellikle yıkanma, beden ve saç temizliği, saçını evde boyayanlar, tuvalet...

Bizim apartman da bugün itibariyle susuz kalmış, 62 daireyiz. Ne diyorsunuz neler yapıyorsunuz?
0
muhayyer divan
(05.01.26)
normalde su akınca 5 litrelik şişelerde zula yapılır bizim evde onlar kullanılır, saydıkların kesintinin yapıldığı günde yapılması gerekiyorsa kuaföre veya suyu akan arkadaşa gidilir
+1
nahtoderfahrung
(05.01.26)
evimde her zaman yedekte beş altı bidon su olur. sular kesilirse onları kullanırım.

eğer o da yoksa;

youtu.be
+2
yurtsuz john
(05.01.26)
Duruma, kesintinin sıklığına göre plastik musluklu bidon alınmalıdır . Bir ya da 2 tane 30 litrelik olanlardan almak iyi olur.

Uzun süre içinde su kaldıysa, kişisel değil , evin genel temizliği için kullanılır yeniden doldurulur .
+1
diyecevaplandı
(05.01.26)
Bursa, Ankara, İzmir? :) Su kesintisi sürekli olacak gibiyse ve yeriniz varsa su deposu öneririm. 50ltlik aldım, banyoya koydum. Daha büyükleri de var.
+1
gnosis
(05.01.26)
62 daireli toki apartmanının deposu ne kadarsa o kadar işte. Banyoya ayrıca yaptırın mı demek istedin?
-1
🌸muhayyer divan
(05.01.26)
@muhayyer divan Su deposu/tankı diye geçiyor ama vanalı kocaman bir plastik silindir ya da prizma aslında. Şöyle bir şey: www.trendyol.com
+1
gnosis
(05.01.26)
2 litre bana yetiyor. adam olana fazla bile.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.01.26)
www.instagram.com

Hahahahahahh 😁😁😁😁
+2
🌸muhayyer divan
(06.01.26)
(20)

Doksanlı yıllar aslında

kizil karga
Boktan bir dönem değil miydi? Yani en azılı akp karşıtlarından olduğumu söyleme gerek görmüyorum çünkü konu "bakın o yıllar böyle şimdi çok daha süper" değil, şimdi de farklı bir şekilde en boktan dönemimizi yaşıyoruz ama o dönem de olabildiğince boktandı fakat günümüzde çok enteresan bir doksanlı
Boktan bir dönem değil miydi? Yani en azılı akp karşıtlarından olduğumu söyleme gerek görmüyorum çünkü konu "bakın o yıllar böyle şimdi çok daha süper" değil, şimdi de farklı bir şekilde en boktan dönemimizi yaşıyoruz ama o dönem de olabildiğince boktandı fakat günümüzde çok enteresan bir doksanlı yıllar sevgisi var, bunun nedeni ne olabilir? Çünkü doksanlı yıllarda güzel olan tek şey Türk pop müziğindeki devrimsel atılımdı, onun dışında yaşı yetenler illa ki hatırlayacaklardır doksanlı yıllar; gazetecilerin suikaste uğradığı, mafyanın devletin polis teşkilatının ortak hareket ettiği, faali meçhul cinayetlerin zirvede olduğu, gözaltına alınan özellikle sol görüşlü vatandaşların bir gecede yok olduğu, bankaların sürekli hortumlandığı ve bir gün ansızın tüm varlığınız yok olduğu, ölüm listelerinin alenen ortalıkta dolaştığı ve bu listedeki insanların infaz edildiği bir dönemdi diye hatırlıyorum ben ama insanımızda enteresan bir doksanlı yıllar nostaljisi var, bunun nedeni ne olabilir beyin sadece iyi olanı mı hatırlıyor ve bunlar unutuluyor mu sizce?
+1
kizil karga
(05.01.26)
90lı yıllar güzellemesi yapanlar sadece 90larda çocuk olanlar yani benim akranlarım :)
biz bilmiyoruz öyle suikast filan, sokakta oynamayı 90lar popunu filan özlüyoruz.
+4
yenibirgüzelnick
(05.01.26)
bu arada 90'lardaki müziklerde pek güzel değil. İyi bir altyapısı yok. 100 tane sarkı varsa 5 tanesi güzel ama nedense her şarkı güzelmiş gibi davranılıyor.

insanların özlediği şey bence teknolojinin azlığı ve daha fazla samimiyet.
0
koela
(05.01.26)
eger ortalama bir hayat suruluyorsa gecmis hemen hemen her zaman romantiktir, ozlem duyulur cunku gencligi temsil eder. insanlarin cogu da ortalama bir hayat surer. yani saydiginiz olaylarin birincil muhatabi degillerdir. gunumuzun internet kullanicilarinin buyuk cogunlugu 90'larda cocuk olan kisilerden olusuyor. bu olaylar yasanirken zaten cocuklar. internet falan da olmadigindan sistematik bir maruz kalma olmuyor. zamanin her seyin ilaci olmasi durumu da var. insan su anki problemlerine odaklanir, gecmiste yasadigi zorlugu unutur. dedigim gibi bunlari ortalama bir birey icin soyluyorum. yani eger iskencelerle dolu cok kotu bir hayatiniz yoksa... yani genclik, zaman, internetin olmamasi, daha cok insan iliskilerine dayali bir yasam, farkli bir guven ortami olmasi vs. gibi cevresel etmenler, hepsinin katkisi var.
+1
Sour
(05.01.26)
Ben o yılları baştan sona gördüm.

90'larda Türkiye; Siyasal islamcıların iktidarda ve bürokraside olmadığı, ordusu Atatürk ilkelerine bağlı, basın ve ifade hürriyetinin büyük ölçüde geniş olduğu, AB hedefi olan, yüzünü hür dünya değerlerine çevirmiş şirin bir Balkan ülkesiydi.

Sorunlar yok muydu vardı ama şimdikinin yüzde beşi kadar bile değildi. Yaşayarak gördük.
+4
yurtsuz john
(05.01.26)
Ben babamın girgir ciltlerinden 80-90 falan okuduğum için daha çok bilgiliydim. Ve insanların çoğu geçmişi unutuyor ama bu sadece bizde değil, her yerde.
Millet x zamanı iyiydi diyor, bir bakıyorsun soğuk savaş var, nükleer riski var, iş güvenliği yok, hastaliklara aşı yok, kansere tedavi yok, ortalama yaşam 60-70 falan, kadınlar eşlerinin malı gibi, eşcinsellere ciddi sıkıntılar var, siyahlara ırkçılık var falan filan.

Ben şahsen geçmişe oranla sadece şu sıkıntıları görüyorum;
- tech brolarin istediğini yaptığı bir dönem.
- shareholder value diye diye bokunun çıkması. Şirketin hisse değerinin her şeyden önemli hale gelmesi
- sosyal medyanın ve etrafımızdaki çoğu şeyin bizim zamanımızi calmaya ve bizi bağımlı yapmaya çalışması

Belki bir iki şey daha vardır ama genel olarak birçok konuda her zaman şu anki dönem 80-90lardan iyi neredeyse her ülkede.
Ya daha şundan 10 sene önce falan isid, el kaide sürekli bomba patlatiyordu. Bu bile unutuluyor.
Ha bu arada Türkiye misal bence 2000-2010lara kadar falan oldukça güzeldi, ama küçük küçük her şeyin değiştiğini görüyorduk. Şu an misal Türkiye kesinlikle o dönemden çok çok daha kötü halde, tartışmaya açık bile değil. Ama 90lardan çok mu daha kötü buna net bir şey diyemem, cocuktum da o dönemleri de okuduk yolsuzluklar falan doluydu her yerde.
+1
logisticsmanager
(05.01.26)
Evet bence bunun önemli kısmı o yıllarda çocuk olduğu için neler yaşandığını hatırlamamak ve çocukluk-gençlik yıllarındaki keyfe özlem duymak.

Ama daha önemli ve gözden kaçan bir şey var o da Türkiye'de yönetici sınıfın değişmesi. Hem paraya sahip olan hem de devletin karar verici mekanizmalarında söz sahibi olan sınıf değişiyor ve önemli kısmı değişti. Hangi sınıftan olduğun da o yüzden eskinin daha iyi olduğunu düşünüp düşünmemek konusunda etkili.

Objektif bir şekilde baktığımı zannettiğimde 90'lar bana da çok kötü geliyor. Şu anda da kötü şeyler yaşanır o zamanlar da kötü şeyler yaşanıyordu. Ama 90'larda pek çok insanın ölümüyle sonuçlanan, neyin ne olduğu belli olmayan daha kaotik, daha az bilgi sahibi olduğumuz kötülükler vardı, o yüzden daha kötü olduğunu düşünüyorum.


Ek: Karşılaştırma yaparken teknolojinin getirdiklerini hesaba katmamaya çalıştım. İnternetin, robot süpürgenin, tıptaki gelişmelerin dikkate alındığı bir karşılaştırmada eskinin hiç şansı yok.
-1
michael_knight
(05.01.26)
90lı yılları hatırlıyorum ve şimdiye oranla kesinlikle daha iyiydi. faili meçhul cinayetler vardı evet ama şimdi daha fenası var.
o yıllar daha iyiydi çünkü; eğitime önem veriliyordu, tahsilli insanlar hak ettiği değeri görüyorlardı, imam hatip liseleri şimdiki gibi çoğunlukta değildi, siyasette denge vardı, diktatörlük yoktu, siyasileri dengeleyen yozlaşmamış devlet kurumları vardı, medya tamamen yandaş değildi, üniversiteler bağımsızdı ve kaliteliydid, siyasi karikatürler ve taklitler yapılırdı (şu an yapılsa yer yerinden oynar o derece şeyler), büyükiehirler tamamen köy kültürüne teslim edilmemişti, tübitak değerliydi, tekrar yazıyorum devlet kurumlarına güven vardı. daha tonla şey yazarım.
0
abelardo
(05.01.26)
@koela'in "100 tane sarkı varsa 5 tanesi güzel ama nedense her şarkı güzelmiş gibi davranılıyor." ifadesini açmak istiyorum.

Erişim kısıtlı olduğu için o dönemde seçiçi davranmak zorunda kalıyorduk. Sadece şarkı olarak değil, gene olarak çoğu şeye erişimimiz kısıtlıydı. Dolasıyla az olan seçeneklerden kaliteli olanını bulmak için kılı kırk yarıyorduk, ince eleyip sık dokuyorduk.

Şimdi ise seçeneklerimiz ve erişimiz devasa boyutta. Kaliteli olanı nereden nasıl bulacaksın?!

@abelardo yozlaşmış devlet kurumları da vardı. Bir devlet kurumu düzgün işlerken, diğer devlet kurumu, pisliğin içine batmış, gırla rüşvetle ve yozluşlukla iş görüyordu.
0
put it in your appropriate place
(05.01.26)
Aklıma gelen ilk artılar: Sosyal medya yoktu. Çoğu insanın yaşam tarzı ve fikirleri umurumuzda değildi. Toplum olarak kafamız bu kadar karışık değildi. Halkın çoğunluğu, hayatını içinde bulunan coğrafyanın gerçeklerine daha uyumlu geçiriyordu. Mahalle kültürü vardı. Avm çılgınlığı ve tekelleşme yoktu. Her yerin yerel esnafından alınırdı her şey. Esnafta çakal olsa da azdı. İnsanlar daha az açgözlüydü. Anadolu liseleri gibi kaliteli ücretsiz orta okullar ve liseler vardı. (Fen liseleri hâlâ iyiler) Eğitim sisemi kendi içinde daha tutarlıydı. Toplum içi saygı ve görgü daha yüksekti. Gıda ve hayvancılıkta şimdiden daha kendine yeter bir haldeydik. Gayrimenkul daha ucuz ve ulaşılabilirdi. Görsel ve yazılı medyanın çoğu tıpkı günümüz gibi tekelleşmiş olsa da, gazetecilik ve mizah şimdiden bin kat daha özgürce yapılabiliyordu.

Aklıma gelen ilk eksiler: Ulaşım ve sağlıkta korkunç kötü seviyelerdeydik. Poliste işkence standart uygulamaydı. Bürokrasi çok uğraştırıcıydı. Devlette muhatap bulamıyorduk. Sade vatandaşa devlet dairesinde insan muamelesi yapılmazdı, en basit işi günlerce, haftalarca sürebilirdi. Ülkenin doğusunda çok ciddi asayiş ve terör problemleri vardı. Memur ve Öğretmen maaşları ile geçinmek mümkün değildi. Okullarda dayak standart uygulamaydı. Alelade bir çavuş valiye posta koyabiliyordu, o derece askeri vesayet vardı.

O zaman da, bu zaman da rüşvet, yolsuzluk, kadrolaşma vardı, var. Kadın cinayetleri, mafya, çeteler, şiddet vs. de o zaman da aynen vardı. Devletin nimetleri kendilerine peşkeş çekilen, iktidar destekçisi zenginler o zaman da vardı. İnsanımızın kalitesizliği potansiyel olarak o zaman da vardı belki ama insan yine utanır, gizlenirdi. Ahmaklık, arsızlık günümüzdeki gibi yüceltilmezdi.
0
dilemma of subscribtionability
(05.01.26)
Alım gücü süper olmasa da şuan ki durumdan iyiydi. Ev, araba almak daha kolaydı. Açıkçası şuan rahat olan çoğu kişi 90'larda yaptıkları sayesinde yaşıyor.

Türkiye bu kadar kalabalık değildi. Büyük şehirler daha yaşanabilirdi. 90'lardan 2000'lerin ortalalarına kadar durmadan yeni binalar yapıldı. Bu konutlar nedeniyle büyükşehirler çok fazla göç aldı. Artık ve trafik kaldırıyor ve su yetiyor.

Siyasi açıdan da hesap verebilirlik vardı. 2003'ten beri din ve rant karışımı bir siyaset yaşıyoruz.
0
michael harddd
(05.01.26)
y kuşağı 90ları iyi hatırlıyor çünkü çocuktuk. madımak katliamında babam oturdu ağladı, ben yetişkin olsaydım çocuklarım için çok endişelenirdim. boomer ve x kuşağı için zor bir süreç olur. bizim için dünya kupası 94 98 falan.
akşama kadar elimizde telefon var, mal gibi yaşıyoruz. tamam 90lar leş gibiydi, süikastler vardı. ama hiç bir dönem 2003 2026 kadar baskıcı da değildi be. evet alt yapı şehirleşme kötüydü. ama geçmişe özlem hep vardı. 2003 sonrası akp değilde daha ortada bir parti olsaydı belki daha iyi olurduk.
0
mikahakkinen
(05.01.26)
Kesinlikle cok boktan bir donemdi. Babam orta okulda mudur yardimcisi/ogretmendi ve tum aile inanilmaz tutumlu olmamiza rahmen cok fakirlik cektik. Turk lirasi kronik cokusteydi. Simdiden iyi miydi kotu muydu orasina girmiyorum. Ama bu eskiye pembe gozluklerle bakma bagimliligi butun dunyada var.
0
hot potato
(05.01.26)
katlıyorum. aşırı karanlık yıllar. siyasi, ekonomik, toplumsal, her açıdan bitik yıllardı. insanın geçmişi güzel hatırlamak gibi bir sanrısı var maalesef. her şeye rağmen türkiye’de ne seksenleri ne doksanları bugüne yeğlerim.
0
sir gawain
(05.01.26)
hayatı daha katlanılabilir kılmak için insan beyni geçmişi hatırlarken olumlu yönleri daha öne çıkarma eğiliminde doğal olarak. ayrıca çoğu zaman özlenen iyi olduğu düşünülen şey o zamanki dünya veya ortam değil kendinsin aslında. gençliğini, daha heyecanlı, enerjik vesağlıklı olduğu yıllları özlüyor insanlar. bu psikoloji dışında daha iyi olan şeyler var mıydı derseniz şahsen benim Türkiye için umudum vardı; büyüyen bir ülkeydi, Avrupa ülkesi olma yolundaydı, güçleniyordu. Evet o zaman da fakirdik ama 2000'li yıllardan büyük beklentiler vardı. Özgürlükler açısından bakıldığında daha da özgür gibiydik. Siyasi baskılar yine vardı ama halk açısından ifade özgürlüğü daha üst bir seviyede idi.
0
creepy
(05.01.26)
90larda çocuktum. öyle aman aman bir sıkıntı yaşamadığımız sürece de mutluydum.

tek kanallı devirde çok sıkılırdım ben mesela. istiklal marşıya açılış. voltran diye bi çizgifilm çıkardı. çizgi film de sayılmaz haraketsiz tatsız bişey. gece kalkar televizyonu açarsın trt yazar başka bişey yok. ne bileyim ekonomik şartlar bugüne göre daha iyiydi enflasyon bugünki kadar değildi. onun dışına çıkıp dışarda oynamaktan başka yaptığım bişey olmadı. cep telefonu , internet olmadığı için insanlar daha sosyaldi. ne bileyim kadınlar gün yapardı, akşamları ailece misafirliğe gidilirdi. çocuklar dışarda topla veya misketle oynardı. saklambaç oynardık. yakar top oynardık. binbir türlü oyun oynardık. eğlenirdik ama başka yapabileceğimiz bişey yoktu. çok kanallı döneme geçince resmen ağzım açık kalmıştı.

evet karanlık bir dönem ama ben şahsen şu günleri çok daha karanlık buluyorum. o kadar fantastik şeyler görüyoruz ki belki bunlar eskiden de oluyordu ama görmüyorduk. haberimiz olmuyordu. mesela kadına karşı şiddet. terör olayları , cinnet geçiren insanlar vb.

bu söyleyeceğimi miden kaldıramayabilir ama sıcağı sıcağına diye bir program vardı. youtube da yayınları var. o dönemi anlamak adına izleyebileceğin bir program olduğunu düşünüyorum. hani o zamanların müge anlısı.
-2
omer460
(05.01.26)
İnsanlığın boktan olmayan dönemi mi var?

İnsanlar eski günlerdeki güzel anılarını özlüyorlar. O zamanki kendi dertlerini bile siliyor insan hafızası.

Nicki yeni ve güzel olan arkadaşın dediği gibi, bugünün nostaljisi olan 90’ları ananlar çocukluklarını kastediyor; tasolarını, spice girls’ü falan. Kimse “ulan yok şimdi öyle faili meçhuller be” diye dertlenmiyor yoksa.
0
lazor
(05.01.26)
madem gecmis romantik ve nostaljik, neden diger yillari degil de 90'lari duyuyoruz? ben kendimi bildim bileli 90'lar nostaljisi yapilir tum dunyada. insanlik tarihinde dipler de var, pikler de var. kimse ah o 1930'lar 40'lar ne guzeldi demiyordu.

90'lar insanlik icin bir patlama cagiydi, cok guzel filmler, kitaplar yazildi 90'larda. internet, bilgisayarlar evlere girdi, telefonlar ceplere girdi. sadece 90'lar degil 00'lar da ayni derecede iyidir. bugun kullandiginiz google, amazon, youtube, smartphone vs ne varsa 1993-2008 arasi hepi topu 15 yillik donemin meyvesidir. buna benzer bir donem bir de 60'larin sonu 70'lerin basinda yasanmis.

90'larda turkiye cok iyi durumda degildi ama globalden payina duseni aliyordu. yani atiyorum sinemaya gidip jurassic park, titanic, fight club falan izleyebiliyordun. tum dunyada yarin neler yapilacak dusuncesi vardi. kollektif bir optimizm vardi. simdi yarina bakinca sikmeseler bari diyip 90'larda cekilmis eski filmlerin dandik remake'lerini izliyorsun. yahu muzik yapilmiyor artik muzik. elektronik, autotune, sacmasapan sozlere sahip rap dinliyor millet butun dunyada.

bu arada tr altin cagini 90'larda degil 2000'lerde yasamistir. ulkede guzel olan ne varsa 2002-2010 arasi yillarda yapilmis. butun guzel muzikler, efsane rock gruplari, guzel sinema eserleri bu yillarda ortaya cikmis. cem yilmaz'in bir o zamanki filmlerine, stand uplarina bakin, bir simdikilere. zamanin ruhu diye bir sey var.

90'larda dedigim gibi tr teror, deprem, krizlerle calkalaniyordu. global yukselmeden payini alsa da asil sicramasini 2001 krizi sonrasi yapabilecekti. bu 90'lar geyigi ozellikle bati ulkeleri ve japonya icin yapilir.
+3
antikadimag
(06.01.26)
Kesinlikle cok boktan bir donemdi. +1
Nostaljik seyler guzel geliyor. +1

Ekonomik durumdan tam emin degilim ama bizim evde o gunun sartlarinda bile baya idareli yasaniyordu. Etli yemek yapmak gibi bir adet bile yoktu. Kurban bayraminda birsey kesilirse o zaman biraz kavurma falan yeniyordu. Bol ekmekli kofte yapildigini hatirliyorum ara sira, demek ki bazen kiyma aliniyormus. Konsantre olmayan meyve suyuna bile biraz su ekleniyordu. Ekonomi soyle boyle iyiydi diyenler muhtemelen ebeveynleri okumus yazmis iyi islerde calisan insanlardi. Nereye bakildigina bagli, ev alma konusuna bakilirsa mesela bugune gore cok daha kolaydi. Bizimkiler bir donem 3 kisi calisti, harcamalar zaten dusuk, gurbetci akrabalardan 3-5 bin mark gibi borclar alindi vs 1997 yilinda sifir bir ev alabildik. Yanilmiyorsam 32 bin mark falandi o zamanin parasiyla, tabii bugunun enflasyonuna uyarlanirsa ne rakam cikar bilmiyorum. Cok da az para degildir.

Medyanin ozgurlugu de biraz yaniltici. Medyanin belli bir cizgisi vardi. Bu cizgi senin sevdigin bir cizgiyse ozgurdu dersin. AKP'li dayiya sorsan o da A haber cok iyi der. NTV'nin yeni ciktigi zamanlari hatirliyorum. Haber yapma sekillerine cok sasirmistik. O zamanlar kanal 7 tarzi butik kanallar haric butun kanallar laiklik elden gidiyeah modunda takiliyordu. NTV'nin daha notr bir dil kullanmasi cok dikkat cekmisti.
-1
mbond
(06.01.26)
Beynimize bu kadar veri girmiyordu.
İş hayatı çok basitti. Hedefler, toplantılar yoktu.
Yatağa yatıp tavana bakıp hayal kuruyorduk.
Hayattan beklenti çok azdı. Kıyafetlerimizi bile pazardan alıyorduk.
İnsanlar bu sadeliği özlüyor.
+1
plastic_angel
(06.01.26)
Toplumsal açıdan değerlendirecek olursak o zamanlar cehalet bugünkü gibi prim yapmıyordu, cahil insanlar vardı elbette ama eğitimli insanlara saygı duyulurdu, ekonomik zorluklar, terör vs zor tarafları vardı elbette ama bambaşka bir hayattı yaşanan, pek çok kişinin söylediği gibi çocukluk/gençlik dönemimize gelmesinin romantikleştirilmesinde etkisi büyük ama o zamanlar gençlerin umudu vardı, iyi okuyup çalışkan olarak hayatta yer edilinebilirdiniz, şimdi gençler de ülkenin umutsuzluğundan nasibini almış durumda.

Bir de hayatı küçük çevrelerimizden ibaret sanıyorduk, internet çağı olmadığı için bazı zihniyetlere hiç maruz kalmadık, bugün fiziksel olarak karşılaşmasak da hep bir tehdit söz konusu, o zamanlar duyduğumuz kötü olayların bizim başımıza gelme ihtimali yoktu pek. Susurluk olayı şok etkisi yaratabilmişti, bugün artık hiç bir şey skandal olmuyor.
0
(06.01.26)
(9)

Erkek adam pandora takar mı?

sacrilegious
Selamlar, sb. 30 yaş er kişisinin bileğinde charmsız bir pandora bilelik görseniz (gümüş veya deri) kafanızda farklı düşünceler oluşur mu? Ben bir kadın olarak yadırgamam, hatta charmlı falan bile olsa hoşuma gider ama erkekler bu konuda ne düşünüyor merak ettim. Teşekkürler
Selamlar, sb. 30 yaş er kişisinin bileğinde charmsız bir pandora bilelik görseniz (gümüş veya deri) kafanızda farklı düşünceler oluşur mu?

Ben bir kadın olarak yadırgamam, hatta charmlı falan bile olsa hoşuma gider ama erkekler bu konuda ne düşünüyor merak ettim.

Teşekkürler
0
sacrilegious
(03.01.26)
Gay vibe'ı verir.
+6
kizil karga
(03.01.26)
erkek değilim ancak ben de pek bayılmam
tiffany'nin daha erkeklere yönelik modelleri var
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(03.01.26)
şaplaklatıyordur bile.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(03.01.26)
Arka kapı gıcırdıyordur, takar. Efil efildir, iki koluna da boynuna da takar.
+2
Bruce
(03.01.26)
Nasıl bir şeymiş diye baktım. Sıkıntı kardeşim ya. Takmaz.
-3
arbre
(03.01.26)
neymiş diye baktım. basit bir bileklik. takana güle güle kullan derim en fazla. aklıma bir şey gelmez. bir erkeğin homo olup olmadığı kılığından değil, etrafa yaydığı enerjiden anlaşılır.

ben de takarım. millet yonca görmüş eşek gibi sırıtarak bakmasa iskoç kilti bile giyerim.

hayatımda hiç ardımı dövdüresim gelmedi.
+1
yurtsuz john
(03.01.26)
karabinalı olanı beğendim, takardım.
0
ahmet oturum cerezi
(03.01.26)
bugün pandora bilekliği takan yarın taşlı sete mazallah tövbe tövbe aklıma bile getirmek istemiyorum.
-2
Whily
(03.01.26)
Öncelikle; neden öyle bir şey yapsın?

Hali ve tipi esas belirleyici burada. Bileklik dışında destekleyici unsurlar varsa gay olduğu izlenimi verir bana da.

Ama başka belirteç yoksa manitası ya da karısı takmış bileğine diye düşünürüm.

Erkekler için milyon çeşit bileklik var. Kendi seçimiyle taktığını biliyorsam normal bulmam.
0
lazor
(04.01.26)
(4)

Şu hareketin zorluk derecesi nedir? (hanging windshield wipers)

kizil karga
Bugün salonda bi arkadaşım yapıyordu bunu ama çok rahat yapıyordu, yani hareket mi basit yoksa eleman mı basit yapıyordu anlamadım, ben de deneyeyim diye aklımdan geçirdim ama sonra yapamazsam rezil olurum kaygısıyla vazgeçtim, bi hilesi falan olabilir mi çok rahat yapıyordu bu kadar rahat yapması ş
Bugün salonda bi arkadaşım yapıyordu bunu ama çok rahat yapıyordu, yani hareket mi basit yoksa eleman mı basit yapıyordu anlamadım, ben de deneyeyim diye aklımdan geçirdim ama sonra yapamazsam rezil olurum kaygısıyla vazgeçtim, bi hilesi falan olabilir mi çok rahat yapıyordu bu kadar rahat yapması şüpheli geldi. youtube.com
0
kizil karga
(02.01.26)
boyuna göre normal veya skinny kilodaysan yapılır, sıfırdan yapamazsın bunu ama koşulları sağlıyorsan bi süre sonra alıştıra alıştıra yaparsın, bara tutunmak da hareketin parçası onu da başarman lazım
0
nahtoderfahrung
(02.01.26)
Senin için evimdeki barfiks demirinde denedim şimdi.

Karın kası, core bölgesi, el kavrama kuvveti ve sırt kasının idmanlı olması gerekiyor. Kuşkusuz zor bir hareket. 10 küsur senedir bu işin içindeyim beni bile zorladı.
+2
yurtsuz john
(02.01.26)
Bazı insanlar bazı kasların gücü konusunda genetik şanslı olabiliyor. Böyle istisnai bir durum yoksa en az iki yıllık yoğun bir emeğin sonucudur. Cimnastik çalışmış olmalı.
0
Mirket
(02.01.26)
İyi ki gaza gelip denememişim.
0
🌸kizil karga
(02.01.26)
(7)

Canınız sıkıldığında ne yapıyorsunuz?

stejerners
Bir sürü film izledim, müzik dinledim. Kar tatilinden dolayı bir haftadır evdeyim. Sosyal yaşantının sıfır olduğu, kardan dolayı mağduriyetin yaşandığı bir yerdeyim. Ne yapsam bu yalnızlık hissiyatı geçer? Arkadaşların evi uzak ve her yer kar kaplı ve yağmaya devam ediyor.
Bir sürü film izledim, müzik dinledim. Kar tatilinden dolayı bir haftadır evdeyim. Sosyal yaşantının sıfır olduğu, kardan dolayı mağduriyetin yaşandığı bir yerdeyim. Ne yapsam bu yalnızlık hissiyatı geçer? Arkadaşların evi uzak ve her yer kar kaplı ve yağmaya devam ediyor.
0
stejerners
(01.01.26)
Spor yapıyorum. Dumbbell aldım, mat aldım, yer olsa koşu bandı alırım. Bunları alabilirsin. Dil öğrenebilirsin. Bir hafta neden evdesin. Bin uçağa git bir yere.
-5
arbre
(01.01.26)
çok canım sıkıldığında antik mısır'la ilgili youtube videoları açıyorum genelde. bi ara da diamond tema'nın videolarını izliyordum. değişiyor. bir ara da uçak kazası raporunu çok izliyordum...
0
naksidil
(01.01.26)
Gerçek Kesit izliyorum
+1
yurtsuz john
(01.01.26)
Sana en yakın kitabın 76.sayfasını aç .
Maksat etkinlik olsun .

Yalnızlık hissiyatının geçmesinin bir yolu yeni faydalı kimseleri tanımakla , onlardan yeni şeyler öğrenmekle olur.Bana kalırsa ayrıca herkesin iş haricinde bir hobi edinmesi lazım.
Küçük çapta dahi olsa üretime dayalı olması daha iyi. Diğer yandan tüketim toplumu olduk çıktık zaten .
+2
diyecevaplandı
(01.01.26)
koleksiyon isleriyle ilgileniyorum.
ucuza yeni parcalar bulmaya calisiyorum, bir bakmissin 2-3 saat gecmis.
0
cooperr
(01.01.26)
Ai yardımıyla içerik üretmeye başladım. Abone olursanız sevinirim :d

youtube.com
0
messina123
(01.01.26)
@messina123,
Abone oldum ama, hiçbi video ilgimi çekmedi Abi.
Bakarım bir ara.
0
Mirket
(02.01.26)
(3)

İstanbul'da güzel hamam ?

ismo
Selam arkadaşlarArjantinli bir arkadaş İstanbul'u geziyor da. Sordum hamama gittin mi? Dedi insanlar önermedi ve çok pahalı, overrated dediler falan dedi. Dedim olur mu ya? Türkiye'yi gezip hamama gitmemek olur mu?F/p açısından hem tarihi koklayabilecegi, hem de paklanabilecegi, çok kazık olmayan bi
Selam arkadaşlar

Arjantinli bir arkadaş İstanbul'u geziyor da. Sordum hamama gittin mi? Dedi insanlar önermedi ve çok pahalı, overrated dediler falan dedi. Dedim olur mu ya? Türkiye'yi gezip hamama gitmemek olur mu?

F/p açısından hem tarihi koklayabilecegi, hem de paklanabilecegi, çok kazık olmayan bir yer var mı bildiğiniz?

Otantik olsun lütfen. Turist tuzağı bir yer olmasın.

Teşekkürlerimi sunarım
0
ismo
(27.12.25)
çemberlitaş hamamı arkadaşın işini görür.
0
yurtsuz john
(27.12.25)
zeyrek çinili +1
0
darthvader
(28.12.25)
Benim yabanci arkadaslar kilic ali pasa hamamina bayildilar.
Erkekse uskudardaki hamamlara filan da gidebilir, kadin kisimlari genelde yeni/cirkin oluyor ama erkek taraflari tarihi yapilar oluyor.
0
kuehles blondes
(28.12.25)
(17)

Suclularin irk istatistigi

die fetten jahre sind vorbei
Turkiyede hukum giymis sabikali kisilerin etnik kokenine yonelik bi istatistik var mi ? Yuzde 80 kürt yuzde 5 arap gibi vb.
Turkiyede hukum giymis sabikali kisilerin etnik kokenine yonelik bi istatistik var mi ? Yuzde 80 kürt yuzde 5 arap gibi vb.
+2
die fetten jahre sind vorbei
(27.12.25)
%90 kürt
-4
runaway
(27.12.25)
Eğitim seviyesi, eğitimin kalitesi, kaybedecek neyim var kafası yaratacak kadar gelecek kaygısı gibi hususları gözardı edip ırka yönelirsen çok yanlış yerlere gidersin.

İyi bir eğitim verip belirli bir yaşa geldiğinde iyi bir işe yerleştirirsen, ailelere yetiştirebileceği kadar çocuk yapma bilinci aşılarsan, toplum içindeki gelir adaletsizliğini yok edip, tüm kamu hizmetlerinin adil dağılımını sağlarsan suça elilimli ırk kalmaz.
Bazı ırkların yoğun yaşadığı bölgelere devlet hep sopa için gidiyorsa, hizmet için gidenler asaletim tasdik edilsin de kaçayım diyen yeniyetme memurlarsa, eski olanlar o bölgede hizmeti sürgün yeri görüyorsa, o bölgeden çıkıp okumak çok da öyle kolay bişey değilse, o ırkı suça eğilimli diye suçlamak, geniş açılı düşünememektir.
0
Mirket
(27.12.25)
paylaştığım dakikadan itibaren duyabilirsin

youtu.be
+5
yurtsuz john
(27.12.25)
2021 tarihli Konda araştırması var. Ne kadar doğru ve güvenilir tartışılır: "Gözaltına alınanların yüzde 58’ini Türkler, yüzde 35’ini Kürtler, yüzde 7’sini ise Arap, Zaza ve diğer etnik kökenler oluşturuyor. Tutuklananların etnik kökenlerine bakıldığında ise yüzde 47’sini Türklerin yüzde 39’unu Kürtlerin oluşturduğunu görüyoruz. Kürtlerin, Türkiye nüfusunun yüzde 17’sini oluşturduğunu göz önüne aldığımızda daha önce gözaltına alınanların yüzde 35’ini, tutuklananların ise yüzde 39’unu Kürtlerin oluşturması yüksek bir oran olarak dikkat çekiyor."
www.ihd.org.tr
Hükümlü istatistiği yok:(
+2
gnosis
(27.12.25)
Irkçıların gerizekalı olması +1 demeye geldim
-9
suicides underground
(27.12.25)
Irk ile değil sosyo kültürel seviye ile orantılı bir yüzde vardır. Ama bu resmi olarak yapılamaz. Levantenlerin suç oranı çok ama çok düşüktür mesela. İranlılarında suç oranı düşüktür. Ermeni asıllıların da düşüktür. Çünkü hepsi iş güç sahibi malı mülkü eğitimi olan kişiler. Kürtlerin suç oranı yüksek olabilir. Ama bu ırkla ilgili değil de doğu ve güneydoğu insanının yeterli eğitim alamaması, ülkenin kaynaklarından eşit olarak yararlanamaması nedeniyle ekonomik olarak da düşük seviyede olmaları ike ilgilidir.
Not: evet canım senin tanıdığın bir kürdün sahilde diskosu plajı falan vardır ve çok zengindir. Ben başka bir şey diyorum.
+4
ground
(27.12.25)
türk nüfusu fazla olduğu için türk oranı tabi ki fazla çıkacaktır. onun yerine etnik kökenlerin kendi içinde suça yatkınlık ve suç işleme oranına bakmak daha doğru olacaktık.
+6
my fault
(27.12.25)
cerkez, manav ve kurt karisimiyim. ismime bakarsan turkcuyum.
kagit ustunde sunni musluman gozukuyorum
benim icin turkiye sinirlarin icinde dogan herkes yurttas.
yurttaslik diye birsey var yaw. ayni meridyende dogma.
tahminim anadolunun cogunda zaten bu karisim var.
simdi bu guruh, suc isleyince ne oluyor, hangi gruba girecek?

birakin bu isleri devlet su isleri..
-2
cooperr
(27.12.25)
merhaba. verilen cevaplara bakınca konunun ırkçılıkla bağdaştırıldığını görüyorum. oysa çok basit istatistiki bir veri sormuşsunuz. bunun sorulması bile ırkçılıktır diyorsanız, içeride ben kürdüm diyen insanlara kafadan tersine ırkçılık yapıyorsunuz. dünyanın en basit sorusu, içeride yatan insanlara sen kimsin diye sorulduğunda adım bu soyadım bu ben şuyum (türküm/kürtüm...) vs gibi basit bir cevap verecektir. bunun sorulması neden ırkçılık, sen kişinin kendisini ifade etmesinin önüne geçiyorsun.

verilen istatistiksel rakamlara göre aydın en yüksek il. açık açık türk nefreti, düşmanımın düşmanı dostumdur bakıs açısıyla kürtlere sempatiyle yaklaşan sevan nişanyan ın cezaevi anılarını dinlerseniz bile neredeyse tüm koğuş kürttü dediğini duyarsınız (aydın da benim bildiğim üç farklı cezaevinde yattı). kendisi bu durumu ege de mafyatik kürtleşmeye bağlıyor. bırakacağım linklerden eğitim durumuna göre tutuklu sayısı vb gibi istatistiklere bakıp kendi çıkarımlarınızı yapabilirsiniz.

adlisicil.adalet.gov.tr

cte.adalet.gov.tr

kürtler cevabını duymak istemeyen arkadaşların arkasına sığınabileceği bir terim olan "sosyoekonomik" batıda suç oranlarının yüksek olduğu şehirlerin yoğun göc alan şehirler olduğu gerçeğini değiştirmez. sosyoekonomik teriminin yerine sosyokültürel terimi üzerine kurulabilecek bir tez coğrafi dağılımda kürt/türk dengesini açıklayacaktır.
+3
libertine
(27.12.25)
yumurta mi tavuktan çıkar, tavuk mu yumurtadan çıkar sorusu bu.

turkiye de ya da amerika da bazı irklar suc islemeye daha megilli ise acaba bu ırkları yüzünden mi ya da ırkları yüzünden maruz kaldıkları ekonomik yapıdan dolayı yeterli eğitime ulaşamayıp suca yönelmelerinden mi ?

amerika da siyahiler suca daha yatkin gorunuyorlar ama 1950 kadar adamların otobus durağı bile farklıydı, adamları kole gibi kullandıktan sonra simdi bu kisilerin bir anda beyazlar ile ayni ekonomik yapıya gelmesini bekleyebilir miyiz ?

turkiye de Kürtler suca daha yatkin dururlar ama simdi dogu ile diğer bölgeler ayni sosyoekonomik yapıya sahip mi ?

ya da ayni sosyoekonomik yapıya sahip insanların hepsi de suca karismiyor ki ?

dogdugun ev kaderindir = )
-4
oscar
(28.12.25)
Aciklamazlar
+3
osssy
(28.12.25)
Bakanlık bu konu hariç her konuda istatistik tutuyor. Ardef formunda her soru var ama ırkla alakalı bir sekme yok. Ancak uyapta her hükümlü tutuklu kayıtlı. Doğum yeri olarak ayrıştırıp ortalama çıkarılabilir. Ama dünyaya da böyledir, azınlık gruplarda suç işleme eğilimi vardır. Suç işlemenin ırktan çok, çevre ve ekonomiyle alakası var.
+1
mikahakkinen
(28.12.25)
Bu konuda herkesin bildiği gerçekleri kimse kalkıp da ortaya koyamaz. Zira devletin kayıtlarında yalnızca vatandaşlık bilgimiz var, ırklarımız değil. İçerideki insanlara tek tek beyanlarını da soramayız tabii. Belki cezaevleri seçim sandıklarının sonuçlarından bir fikir çıkarılabilir bilemem; x.com

İstatistikler var mıdır, varsa ne diyorlar bilemem ama verilen cevaplar arasında teorik açıdan takıldığım yerler var.

Yıl olmuş 3500 hala daha ırk-suç bağlantısını inkar etmeye çalışan saçma tipler kendilerini ciddiye alıp konuşuyor. Kişinin içinde yetiştiği çevre ve kültür çeşitli suçları normal sayıyorsa, o kişinin de o suçlara yatkın olacağı açıktır. Buna da türlü çeşitli masallarla bahaneler uydurulabilir ama ırkın suça yatkınlıkla bağlantısı açıktır.

Bir ırk hayal edelim ki her türlü pislik her türlü ahlaksızlık bunların kültürünce normal kabul edilsin. Bunların soyundan gelen bir bebek daha bunlara hiç maruz kalmadan, insana benzeyen, ahlaki değerleri olan, normal insanlardan kurulu bir ailenin elinde büyüse, ileride suça bulaşma ihtimali çok daha düşük olur mu olmaz mı?

Sosyo ekonomik zart zurt falan diye kimsenin kültüründeki insanlığındaki sorunların kabahatini başkasına atmaya çalışıp daha da gülünç olmayın.
+1
lazor
(29.12.25)
x.com

bilimsel açıklaması: x.com
0
Hallegadola
(29.12.25)
Cezaevi oy oranları da gerçeği tam olarak yansıtmıyor çünkü kasıtlı suçlardan hükümlü olanlar oy kullanamıyorlar. Oy verme hakkı olanlar tutuklular ve taksirli suçtan hükümlü olanlar.
0
gnosis
(29.12.25)
tamam işte kasıtlı suç işleyenler de oy kullansa hdp oyu daha yüksek çıkardı
+2
Hallegadola
(29.12.25)
@Hallegadola Dolaylı çıkarımlar yapılabilir. Tutuklular arasında HDP'ye oy verenler çoğunluktaysa kasıtlı suçlardan hükümlü olanlar arasında da HDP seçmeni çoğunluktadır gibi.
0
gnosis
(29.12.25)
(3)

spor salonu tavsiyesi ve ödeme yöntemleri?

vss
kadıköydeyim. pek çok spor salonu ilanı çıkıyor karşıma. peki bunların tamamı peşin mi istiyor yoksa sözleşme yapıp aylık ödeme alan var mı? ödeme yapılmazsa kalan tutar icra falan olacak şekilde tabi. kamuda öğretmenim aylık ödeme de sorun çıkmaz ama peşin beni zorlar.ayrıca önereceğiniz spor salon
kadıköydeyim. pek çok spor salonu ilanı çıkıyor karşıma. peki bunların tamamı peşin mi istiyor yoksa sözleşme yapıp aylık ödeme alan var mı? ödeme yapılmazsa kalan tutar icra falan olacak şekilde tabi. kamuda öğretmenim aylık ödeme de sorun çıkmaz ama peşin beni zorlar.

ayrıca önereceğiniz spor salonu var mı?
0
vss
(26.12.25)
En iyi spor salonu evine en yakın salondur.

Spor salonuna göre değişir ama genelde minimum 3 ay'dan başlıyor üyelikler. Peşin alıyorlar.
0
les yeux blanches
(26.12.25)
peşin ya da kredi kartına taksit olur.
0
orpheus
(26.12.25)
eve en yakın salon +1

macfit 1 yıllık üyeliğe indirim yapıyor diye duydum.
0
yurtsuz john
(26.12.25)
(1)

Islık çalmak istiyorum. (Taksi çağırmalık)

ground
Küçük desibelli ıslıkları yapabiliyorum. Her şarkıyı çalarım. Hatta güvercin baykuş düşük desibelli (sadece köpüşlerin duyacağı) ıslıkları da mükemmel yapıyorum. Ama şu yüksek desibelli ıslıkları (parmağı ağıza sokarak) binlerce kez denememe rağmen yapamıyorum. Nasıl oluyor da oluyor?
Küçük desibelli ıslıkları yapabiliyorum. Her şarkıyı çalarım. Hatta güvercin baykuş düşük desibelli (sadece köpüşlerin duyacağı) ıslıkları da mükemmel yapıyorum. Ama şu yüksek desibelli ıslıkları (parmağı ağıza sokarak) binlerce kez denememe rağmen yapamıyorum. Nasıl oluyor da oluyor?
0
ground
(25.12.25)
Çocukken uğraşa uğraşa öğrenmiştim.

Farklı parmak kombinasyonları denemen lazım. Kimisi işaret ve baş parmağıyla çalar, kimisi iki serçe parmağıyla vs.
0
yurtsuz john
(25.12.25)
(7)

İçerik nasıl sizce?

messina123
Bu tarz içerikler tutar mı?https://youtu.be/TmhPx7xbxkE?si=SWrkYCxJ1QaTotyE
Bu tarz içerikler tutar mı?

youtu.be
0
messina123
(24.12.25)
Ben misir belgesellerine bayiliyorum. Yapay zekayla yapilmayanlarin %90ini izlemisimdir. Yapay zeka cikmadan once de dmaxin falan canli yayin kanalinda 24 saat misir belgeselleri arka arkaya yayinlanirdi altinda binlerce yorum olurdu bunsuz uyuyamiyorum diye. Ben de cok acip uyumusumdur. Eger yapay zekayla yapacaksaniz ve akici konusmasi varsa, amaciniz birinin oturup izlemesi degil tiklanip arka planda da olsa acilmasiysa evet tutar ama videolar uzun olmali. Ben uyumak icin en az 1.30-2 saat uzunlukta videolar aciyorum cogunluk da oyledir cunku bu videolardan sonra arkadan icerik ureticilerinin bagira cigira cektigi videolar cikabiliyor. Uykum hafif zaten o yuzden uzun video severim.
+3
matilda
(24.12.25)
@matilda kesinlikle yatakta uyumak için dinlemelik video olması amacıyla yayınladım. Ama haklısın 10 dakika çok kısa süreyi arttırmaya çalışacam bundan sonra
0
🌸messina123
(24.12.25)
yeminle -bu ne lan uykumu getirdi diyecektim ki açıklamayı okudum. güzel olmuş.
+1
ground
(25.12.25)
Sağolun arkadaşlar her önerinizi dikkate alacağım
0
🌸messina123
(25.12.25)
eğer amaç para kazanmaksa, youtube ai içerik üreten kanalların para kazanmalarını iptal ediyor şu sıralar. uzun vadeli plan yapmayın derim.

artık binlerce kanal otomatize etmiş durumda bu işi 2 saatte yeni video yüklüyor youtube'a (görsel destekli, seslendirilmesi yapılmış vs.)
+2
brkylmz
(25.12.25)
güzel. tutar.

bu aralar 'uyku için sıkıcı tarih' kanalları çoğaldı. baya izleniyor. fakat video uzun olmalı. 45 - 60 dk gibi.
+1
yurtsuz john
(25.12.25)
@brkylmz evet mikrofonu haftasonu satın aldım ancak henüz cesaret edip kendi sesimle yükleyemedim. tonlamaları falan yapamıyorum çünkü. ama o kadar yatırım yaptık er yada geç kendi mikrofonuma geçiş yapacam.

@john teşekkür ederim. bence de süreyi uzatmam lazım
0
🌸messina123
(25.12.25)
(13)

pitbull ordusu kursak savaşlarda başarılı olur mu?

messina123
100 bin pitbulluk ordu kurduğumuzu hayal edin. mesela israille savaştayız diyelim. pitbulları 2 hafta aç bırakıp kamyonlarla israil sokaklarına salacaksın. bak gör iç karışıklığı.
100 bin pitbulluk ordu kurduğumuzu hayal edin. mesela israille savaştayız diyelim. pitbulları 2 hafta aç bırakıp kamyonlarla israil sokaklarına salacaksın. bak gör iç karışıklığı.
-11
messina123
(24.12.25)
Hocam burada esas sorun sizce de 100.000 pitbull'luk kamyonlarla (artık kaç kamyonsa) İsrail sınırını geçip merkezi bir yerleşim yerine ulaşmak değil mi zaten?

Bu kadar zahmetli bir planda başarılı olsanız da köpekleri gören herkes ay ay ay diye gördüğü ilk binaya, dükkana girecek ve devreye uzman ekipler girecek, birkaç saatte olay bitecek.

Sizinki konvansiyonel yöntemlerden epistemolojik bir kopuşu sembolize eden heterodoks bir yaklaşım olmuş bence.
+3
akhenaten
(24.12.25)
Köpek kovucu düdükle geri püskürtebilirler.
+2
kizil karga
(24.12.25)
Herhangi bir silah kullanamayan bir canlı olduğunu düşünürsek, karşı taraf maksimum 100.000 mermiyle 2 saate galibiyet sancağını çeker.
+1
anatomik
(24.12.25)
muhtemelen israil'in köpek kubbe savunma sistemi vardır. sistemi de muhtemelen şu şekilde çalışıyor olabilir. safe zone'a giren her köpek için seri şekilde "hoşt" diyor olabilir sistem....
+1
exlibris
(24.12.25)
Oldu olacak Timur gibi fil kullanalım. Tank gibi yıkıp geçsin ortalığı.
+1
yurtsuz john
(24.12.25)
Güldürdün vallahi. Uçaktan paraşütle atmak lojistik problemini çözer sanki
+1
tan vakti
(24.12.25)
O köpeklerin birbirini yemesini nasıl önleyeceksiniz? Aç kalmadan da birbirlerini parçalıyorlar zaten.
+1
gnosis
(24.12.25)
O köpeklerin birbirini yemesini nasıl önleyeceksiniz? +1

Veya birbirilerine saldırmayacaklarının garantisi var mı?
0
put it in your appropriate place
(24.12.25)
Uçlarınada taramalı tüfek bağlarız dıkşın dıkşın vura vura alırlar orayı

Köpekler milleti korkutur eyvallah da ordu devreye girene kadar en fazla panik olur silahlı müdahale ile etkisiz hale gelirler.

Mesele orantısız güç olarak köpeklerin güçsüz kalması +1
+2
basond
(24.12.25)
Bu zeka buralarda harcanmamalı.
0
ekimoloji
(24.12.25)
do you even logistics bro? 100 bin hayvanı kontrol altında tutmak, düzenli şekilde araçlara yüklemek, o araçların her birini israil sokaklarına salmak bile çok ciddi operasyon ve insan gücü gerektirir. savaş halinde bunu çok daha verimli kullanmak mümkün. mevcut teknolojiyle köpek yüklü 60-70 kamyonu imha etmek herhangi bir profesyonel ordu mensubu için sakız çiğnemekten daha zahmetli değildir.

her şeyi geçtim velev ki plan başarılı oldu, israil sokaklarında 100 bin tane aç pitbull var diyelim. her biri ortalama 5 kill alıp yarım milyon israilliyi de öldürmüş olsun. stratejik açıdan bunun bir yararı var mı? 500 bin sivile karşılık israil ordusu nükleeri kafamıza çaksa burada milyonlar ölse daha mı iyi? veya bu ASİMETRİK PİTBULL MÜCADELESİ neticede neyi hedefliyor?

bunları da düşünmek lazım. amaç şehirlerde sivil katletmek ise dahi bu verimsiz bir yöntem. geri dönüşü her türlü daha zararlı olur. kaldı ki köpek bunlar yani asker olmasına gerek yok balkonundan yiyecek atan birisi bunların 25-30'unu kendi penceresinin altına toplar, orada silah veya başka bi araçla yok edebilir.

kısacası olmaz abi neresinden tutsan elinde kalıyor, bu organizasyonla uğraşana kadar bin tane adama güzel yemek yedirip ellerine sapan versen ve "gasabalı yıldıh disin bu türklerden, uvelek uvelek goşun ortalığı garıştırın" talimatıyla sokaklara salsan daha mantıklı iş yapmış olursun.

başaramadık abi.
0
der meister
(24.12.25)
100k köpeği sınırdan sokan adamı 100k militanı sınırdan sokmaktan alıkoyan nedir merak ettim.
0
koxy
(25.12.25)
en basiti zehirli yemle 3 günde temizlerler.
0
orpheus
(25.12.25)
(14)

Hangi jiletle tras oluyorsunuz

optimistbakunin
Sakal biyik trasi icin hangi jileti kullaniyorsunuz? Ben tek kullan at ucuz jiletleri kullaniyorum fakat sevmiyorum kesmiyor gibi hissettiriyor. Siz jileti kac sefer kullaniyorsunuz ne marka kullaniyorsunuz
Sakal biyik trasi icin hangi jileti kullaniyorsunuz? Ben tek kullan at ucuz jiletleri kullaniyorum fakat sevmiyorum kesmiyor gibi hissettiriyor. Siz jileti kac sefer kullaniyorsunuz ne marka kullaniyorsunuz
0
optimistbakunin
(21.12.25)
Edwin Jagger çift taraflı, jiletleri de bir yada max iki kere kullanıyorum.
Bic marka jiletim var ama onu seyahat vs için aldım sadece. Memnunum.
Gillette vs kullanmayali yıllar oldu bir kere normal jilete başlayınca farki görüyor insan. 11 yıl olmuş.
0
logisticsmanager
(21.12.25)
@logistics ahahha abi simdi marketten gidip alacagim bir sey yok mu tr icin
0
🌸optimistbakunin
(21.12.25)
3 bıçaklı Gillette al geç
0
arbre
(21.12.25)
Abi o zaman gillette yani zaten marketlerde çok bir marka yok malesef :)
Ama bic ben sevdim aklında olsun. Fiyatı da daha uygun gibi.
0
logisticsmanager
(21.12.25)
Gillette sensor 3 fiyat performans
0
mephistoo
(21.12.25)
jiletim yok. hiç kullanmadım. elde ne varsa onu kullandım. 3 bıçaklı, random markalı tek bir jilet 3-6 ay arası götürebilir. sürekli kullanımda 2 hafta götürür.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.12.25)
Tek bıçaklı permatiğin önündeki plastik koruyucuyu kırıp kullanıyorum.

İki üç bıçaklıları kullanamıyorum.
0
yurtsuz john
(21.12.25)
BIC Hybrid 3 Flex'i kullanıyorum. İş görüyor.
0
put it in your appropriate place
(21.12.25)
güzel bir yaprak jiletle bol köpükle geleneksel traş en güzeli ama o da çok zaman alıyor.
genelde gillette sensör veya mach3 olanını kullanıyorum. öyle 5 bıçaklı sağa sola hareketli olanları sevmiyorum.
eskiden bir jileti 7-8 kere kullanırdım hala keserdi şimdi 3 ten sonra kesmemeye başlıyor. o yüzden gratiste, migrosta indirim yakaladımmı stokluyorum.
0
my fault
(21.12.25)
Evde Ali Bıyıklı ustura ve yarım jilet kullanıyorum.

Seyahatlerde Rossmann'da satılan Isana 3 bıçaklı kullan at tıraş bıçağı kullanıyorum.
0
yadigar
(21.12.25)
Bazen Gilette Sensör bazen de Philips One Blade. One Blade jilet kadar yakından almadığı için ciltte yarattığı tahriş daha az oluyor, üst üste birkaç gün jiletle tıraş olup yüzümün haşlandığını hissedersem One Blade'e geçiyorum. One Blade'in bıçağını bugüne dek hiç değiştirmedim, Sensör'ün başlıklarını ise üstündeki kayganlaştırıcı şerit düşene kadar kullanıyorum.
+1
huçi kuçi
(21.12.25)
3 bıçaklı Gillette
ayda bir degistiriyorum ucunu.
0
cooperr
(21.12.25)
sensor3/blue3 bu ikisinin kartuşu aynı zaten. hangisinin birim fiyatı ucuza gelirse onu alıp geçiyorum.
eksisozluk.com mach3'e filan da tercih ederim.

safety razor da denedim ama bunlar daha iyi geliyor. kişiden kişiye cildine göre değişiyor işte, normalde mach3 daha pahalı üst model ama benim cildimi mahvediyor.
0
konetsu
(22.12.25)
Gillette Fusion 5
0
liberal
(22.12.25)
(14)

Fakirlerin giremeyeceği AVM yapabilir miyim?

michael_knight
Bir avm yapsam ve kapıya koyduğum güvenlikler gelen insanların tipine, kıyafetlerine, tavırlarına göre beğenmediğini içeri almasa;- yasal bir sorun olur mu?- herkes o avm’ye girmek ve oradan bir şeyler almak için yanıp tutuşur mu?
Bir avm yapsam ve kapıya koyduğum güvenlikler gelen insanların tipine, kıyafetlerine, tavırlarına göre beğenmediğini içeri almasa;
- yasal bir sorun olur mu?
- herkes o avm’ye girmek ve oradan bir şeyler almak için yanıp tutuşur mu?
0
michael_knight
(18.12.25)
Rondak
(18.12.25)
Tüketicinin korunması hakkında bir kanun var. O kanunda satıştan kaçınma diye bir madde var. Müşteri seçemezsin der.
0
Mirket
(18.12.25)
@mirket ama gece klüpleri ve beach’ler müşteri seçebiliyor.
0
🌸michael_knight
(18.12.25)
Bunun cevabını hep ben de merak etmişimdir.
0
Mirket
(18.12.25)
üyelikle al.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(18.12.25)
komple avm değil ama yalıkavak marina'da böyle mağazalar var. beğendikleri müşteriyi alıyorlar.
0
kibritsuyu
(18.12.25)
o kadar kaçınılmak yerine o tarz yerlerde yaşamak bu durumu çözer. monaco, dubai gibi yerlerde yaşarsan zaten bunu aşarsın. iyi firmalarda zaten randevulu çalışıyor. ama ilerleyen süreçte üyelikle girilen avmler olacağını düşünüyorum. yani aylık bu avmde 10 bin harcayanaların girebileceği avmler olacaktır.
0
mikahakkinen
(18.12.25)
yasal olarak da teknik olarak da bir sikinti cikacagini sanmiyorum.
bir tek uyelik sistemi ile calismani isteyebilirler. uyelik parali olur ya da bir on elemeden gecirilerek uyelik verilir. karti okutan girer. karti olmayan giremez.

tuketicinin korunmasi burada devreye giriyorsa ulkede niye damsiz girilmez diye bir olay var, bunu sorgularim.

son olarak, ortadoguda yeterli paran varsa herseyi yaparsin. yapamiyorsan, yeterli paran yoktur.
+1
cooperr
(18.12.25)
cooperr+1

yaptim oldu.
0
gule gule
(18.12.25)
kulüpler falan da buna yakın değil mi aslında, önünde engel olduğunu zannetmiyorum sadece ismi ve yöntemi farklı olur.
+1
atom karincanin torunu
(18.12.25)
Fiziki olarak engelleme yapmadan da mumkun aslinda, ama tabii o zaman dis sinyallerden anlamayan kisiler gene gelecektir. Bu durumda pahali falan olmali ki adim atip fiyatlari gore bir daha gelmemek uzere kacsin. Mesela gunlerden bir gun Tuzla Yelken Klubu idi galiba idi boyle bir mekan gorduk, kapisina yaklasip gorevliyle konustuk. Gorevlinin yasi, durusu ve giyim tarzindan orasi icin fazlaca fakir oldugumuza karar verip bir daha yaklasmadik.
+1
mbond
(18.12.25)
eger boyle bir fikriniz varsa premium markalardan premium urunler satmalisiniz. yoksa avm'den alisveris yapanlarin cogu zengin degil sadece orta sinif. onemli olan zengin kesim yanip tutusur mu? avm'nize giremeyen insanlarin (fakirlerin ve orta sinifin) yanip tutusmasinin bir anlami yok.
+1
Sour
(18.12.25)
Capitol 90'lı yıllarda öyleydi. Güvenlik görevlisi kılık kıyafeti kötü olan ve yaşı ufak insanları içeri almıyordu.

Hiç unutmam. Yeşil Yol filmi vizyona girmişti. Filmi Capitol sinemasında izlemek için bayramlık kıyafetlerimizi giyip gitmiştik.

Tabi şimdiki popülist siyaset, halk dalkavukluğu yapılan zamanda böyle bir işe kalkışmak biraz zor olur.
+1
yurtsuz john
(18.12.25)
Şu an avmler zaten bunu yapıyor. Sen elenecek kesimde olmadığın için fark etmemişsin.
Haliyle bir sorun olmuyor. Avm kapısından çevrilecek adam gidip de şikayette bulunup hakkını arayamaz. Arayabilecek olsa bile çok Daha ciddi sorunları olduğu için uğraşmaz.

Hayır herkes oraya girmek için yanıp tutuşmaz. Çünkü bu örnekte elemeyi geçenler kümesi çok geniş. Dediğinin olması için bir ayrıcalık hissi doğurman lazım. Bir yerde fiyatları astronomik tutarsan yahut akıl almaz giriş paraları falan alırsan o zaman dediğin gözle bakılabilir oraya.
0
lazor
(20.12.25)
(5)

ekşi duyuru'ya rakip uygulama yaptım.

beyinter
`turşu duyuru`https://tursu-duyuru.netlify.app/ai ile 1 saatte bu hale soktum. nasıl olmuş 🤓😁
turşu duyuru

tursu-duyuru.netlify.app

ai ile 1 saatte bu hale soktum. nasıl olmuş 🤓😁
+12
beyinter
(16.12.25)
Rekabet iyidir. Kaliteyi artırır. Eline sağlık.
+1
yurtsuz john
(17.12.25)
ilk bakışta bir fark göremedim. şöyle farklı özellikleri var dersen bakalım...
0
merhum
(17.12.25)
espri olsun diye aynısını yaptım zaten :)
0
🌸beyinter
(17.12.25)
güzel olmuş, claude mi kullandın?
0
gurur
(17.12.25)
gemini ve SnipCSS browser eklentisi ile yaptım,
içerik girmeniz veya üye olmanız mümkün değil,
sadece dummy data var içerisinde.
0
🌸beyinter
(18.12.25)
(2)

Sac sekillendirme urunleri

baldur2
Erkek icin hangi markalari onerirsiniz? Hanz de fuko, American crew gibi markalar cok pahali, var mi bunlari ucuza alabilecegimiz bir yer?
Erkek icin hangi markalari onerirsiniz? Hanz de fuko, American crew gibi markalar cok pahali, var mi bunlari ucuza alabilecegimiz bir yer?
0
baldur2
(13.12.25)
sinbo.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(13.12.25)
Schwarzkopf Osis wax kullanıyorum. Tavsiye ederim. Fön makinesi veya saç maşası ile daha iyi sonuç veriyor. Saçlarım dalgalı-kıvırcık arası bir şey.
0
yurtsuz john
(13.12.25)
(3)

yılbaşı hediye önerileri

MtKrt
hem arkadaşlarınıza hem de iş arkadaşlarınıza neler alıyorsunuz? aklınızdaki hediyeler neler?çeşitli hediyelerin olduğu paket oluşturmak istiyorum ama anca aklıma lazika, dem, beta gibi yerlerden hediyelik çay geliyor.
hem arkadaşlarınıza hem de iş arkadaşlarınıza neler alıyorsunuz? aklınızdaki hediyeler neler?
çeşitli hediyelerin olduğu paket oluşturmak istiyorum ama anca aklıma lazika, dem, beta gibi yerlerden hediyelik çay geliyor.
0
MtKrt
(12.12.25)
geçen yıl arkadaşıma müzikli kar küresi almıştım. komşumun çocuklarına ise yılbaşı şapkası, tombala falan aldım.
0
yurtsuz john
(12.12.25)
bir arkadaşıma 2 set tornavida takımı aldım bosch marka, ihtiyacı vardı. diğer arkadaşıma espresso makinası aldım. bir diğer arkadaşıma baskılı tişört yaptırdım.

yani herkesin özelliğine ihtiyaç duyduğu şeylere göre değişir.


ayrıca burası türkiye. öyle krismıs ruhuna bürünüp herkese hediyeler yağdırmıyoruz.
+1
Fodera
(12.12.25)
biz evde noel kurabiyeleri yapiyoruz, 7-8 cesit. onlari kutulara doldurup, üstüne kart yazip veriyoruz. avusturya'da en sevdigim geleneklerden. böylece kime ne alsam derdi isyerinde bitmis oluyor.
esime saat alicam.
aileden diger kisilere ne alacagimi bilmiyorum muhtemelen önümüzdeki hafta karar vermis olucam.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.12.25)
(11)

uçak korkusu (ya da uçak korkusundan korkmak??)

nolmus yani
yakın zamanda uçağa binmem gerekiyor... 2-3 senedir bir şekilde erteliyordum binmeyi ama kaçamayacağım artık.uçağın güvenli olduğunu biliyorum. bu tarz istatistikler beni rahatlatmıyor. zira ben aslında uçaktan değil de, kalkarken/inerken/türbülansta gelen ani korkudan daha çok korkuyorum. "ya binin
yakın zamanda uçağa binmem gerekiyor... 2-3 senedir bir şekilde erteliyordum binmeyi ama kaçamayacağım artık.

uçağın güvenli olduğunu biliyorum. bu tarz istatistikler beni rahatlatmıyor. zira ben aslında uçaktan değil de, kalkarken/inerken/türbülansta gelen ani korkudan daha çok korkuyorum.

"ya binince parmaklarım uyuşursa, göğsüme o ağırlık çökerse, karnıma ağrılar girerse? kalbim küt küt atcak, ya kalp krizi geçirirsem panikten? ya bu paniği atamazsam ve 1 saat boyunca bu hisleri çekmek zorunda kalırsam?"

böyle bi korku içerisinde olduğumu fark ettim. yani korkmaktan korkuyorum sanırım daha çok?

bu konu hakkında psikiyatra da gideceğim. ama bu sefer de "ya bir ilaç verirse ve o ilaç aslında bende yan etki yapan manyak bir şeyse ve küt diye ölüverirsem?" düşüncesi de var :)))

alkol genelde rahatlatıyor beni. böyle abartmadan 1-2 shot atsam gevşesem... mide vs problemlerim olmuyor. ya da bitkisel bir şeyler alsam... bilemedim.

düşünceleriniz neler?
0
nolmus yani
(11.12.25)
artık uçaktan korkmayacağım diye kendini motive edip binsen?
+1
antihero
(11.12.25)
Mesele sadece uçak korkusu değil sanırım. Evet, bir uzmana danışmanız iyi olur.

Kendi adıma uçak yolculuğunu çok sıkıcı buluyorum. Kalkarken ve inerken birazcık aksiyon olması iyi bence. Bir defasında yoğun türbülansa denk gelmiştim. Kusanlar ve fenalaşanlar olmuştu. Ben çok eğlenmiştim, tövbeler olsun.
0
auroraaurora
(11.12.25)
Bir arkadaşımda panik atak vardı, o sebeple bişey olur diye korkup uçağa binemiyordu hala pek binmek istemiyor. Bunun çözümü psikolog veya psikiyatr.
0
nhk ni youkosu
(11.12.25)
uçuş öncesi 1-2 shot bişiler içmek en mantıklısı bence.
0
oldtimer
(11.12.25)
Hocam bu aslında sadece uçak korkusu değil gibi duruyor, bence bir psikologla görüşün ya da psikyatristle.

Ben de uçakta endişe ediyorum.

Telefonunuza tabletinize güzel pozitif filmler indirin.
Sakinleştirici meditasyonlar var onlardan indirin.
Nefes egzersizleri yapın youtube'dan uçuştayken.

gözünüzü kapatıp bunlarla meşgul olmayı başarırısanız uçak zaten daha havalanmamışken uykuya bile dalabilirsiniz.

Türbülans vs konusunda da şunu söyleyebilirim, sizin hissettiğiniz sarsıntı aslında sandığınız kadar büyük bir olay olmuyor.

Bazen uçak bir anda sarsılınca çok yüksekten düşüyor sanıyorsunuz. Ama aslında 1 metre bile oynamamış oluyor uçak.

Bir de yolcu uçakları sandığınızdan daha ağır şartlara dayanacak şekilde tasarlanıyor. Neredeyse akrobatik manevralar yapabilecek seviyelerdeler.
0
anten
(11.12.25)
İlk defa mı bineceksiniz? Ben de korkuyordum. İlk uçuşumda gerildim ama keyif almadım dersem yalan olur. Cam kenarı seçmiştim. Camdan izledim hep. Fotoğraf çektim. Kaderinde varsa kaçamazsın zaten. O yüzden takma.

Bir de uçak güvenli ama çok riskli. Onlarca mekanik, elektrik sistem var. O açıdan yaklaşırsan hiç binemezsin. Doğruya doğru. (Makine mühendisiyim)
-1
arbre
(11.12.25)
uçak fobiniz yok, psikiyatrik bir kriz anı yaşamakla ilgili korkunuz var. ya panik atak geçirirsem ya stresten midem ağrırsa/bulanırsa, terlersem, parmaklarım uyuşursa vs. vs.

hızlı çözüm lazımsa psikiyatriste gitmeniz şart. bu kaygılarınız yüzünden uçağa binemediğinizden bahsederseniz xanax/tranko buskas tarzı (artık durumunuz göre) bir ilaç reçete eder. binmeden yarım saat önce içersiniz ve kaygılarınız azalır. ilacın etkisi korkusu da aynı korkuya çıkıyor ama ilacı alınca o kaygınız da azalacak zaten. isterseniz 3-5 gün önceden birkaç kere deneyim kendinize ilacın kötü bir etkisi olmadığını kanıtlayabilirsiniz ama.
0
gitdaddy
(11.12.25)
o korku kolay kolay geçmez. madem içki rahatlatıyor at çantana bir 35'lik viski uçuştan önce içersin.

2-3 senede bir uçan biri için başka yollar aramaya lüzum yok.
0
yurtsuz john
(11.12.25)
Yaşadığınız şey korkunun korkusuyla beraber gelen beklenti anksiyetesi. Panik bozuklukta sıkça karşılaşılan bir durum. Bilişsel davranışçı terapi ve psikiyatrist uygun görürse anksiyolitik ilaçlardan fayda görürsünüz. Önemli olan kaçınmamak. Kaçınmak süreci besleyen en temel şey. O yüzden uçağa binme kararınızı tebrik ediyorum. Evet belki alkol süreci yönetmeye yardımcı olabilir diyen bir grup var fakat bu sağlıklı bir baş etme becerisi değil. Kısa vadede doktorunuzun uygun gördüğü bir ilaç, uzun vadede ise psikoterapi yanlış alarm veren panik sistemini düzenleyecektir.
0
dediysem dedim
(11.12.25)
teşekkür ederim cevaplar için. uçağa ilk defa binmiyorum ama yıllar içinde bir ölüm korkusu gelişti, bu korkuyla beraber korkmadığım uçaktan da korkmaya başladım :) 2-3 sene önce en son uçağa bindiğimde öyle korktum ve ağladım ki etkisi aylarca geçmedi ve normal takside bile giderken çok hız yapıldığında ya da sarsıldığımda korkmaya başladım.

bazen durup dururken tavan çökecek de öleceğim diye bile korkuyorum. terapi ile epey azaldı aslında ama uçağa bayadır binmediğim için "ya yine aynı korku olursa" korkusuna dönüştü şu an olay :) pazartesi bir konuşacağım durumu psikiyatrla bakalım.
0
🌸nolmus yani
(11.12.25)
uçak sen bindiğinde düşmeyecek. o ihtimal sana denk gelmeyecek. milyonda biri denk getiremeyeceksin. bu sebeple kafana takmana değecek bir durum yok.
0
xephyr
(11.12.25)
(6)

Soğuk espri

egerbiryolcu
Sever misiniz (yapmayı ya da maruz kalmayı)Yapan kişi için mizah zekası hakkında fikir verir mi (olumlu olumsuz)En ufak kelime oyunları, şakalari her konuda soğuk espri kastım.Ben mesela eskiden çok yapardım artık koreldim. Sadece çok rahat bir iletisim-ortamda hissedersem gökten vahiy gelmiş gibi a
Sever misiniz (yapmayı ya da maruz kalmayı)
Yapan kişi için mizah zekası hakkında fikir verir mi (olumlu olumsuz)
En ufak kelime oyunları, şakalari her konuda soğuk espri kastım.

Ben mesela eskiden çok yapardım artık koreldim. Sadece çok rahat bir iletisim-ortamda hissedersem gökten vahiy gelmiş gibi aniden peşpeşe siralayabiliyorum. Ama kasildigim veya normal bir ortamda yapamıyor ya da yapmıyorum. Sebebini bilmiyorum.

Ben severim bu arada yapılmasini.
0
egerbiryolcu
(10.12.25)
Yersiz yapılanı, samimi olmayan kişiden duyulanı çok kötü.
Bu şekilde yapan kişinin kendini çok zeki zanneden ve sosyal zekası çok düşük olduğunu düşünürüm ve genel olarak zihnimde o kişiyle ilgili eksi puan yazar.

Samimi arkadaşlarla veya doğru ortamda çok zekice gelir. O içten içe utanma duygusundan mazoşist bir zevk alırım.
+5
michael_knight
(10.12.25)
yapmam yakın arkadaslarım yaparsa gülerim ama cevremde cok da kelime sakası yapan yok.
0
koela
(10.12.25)
çok severim.

memet ali erbil, nejat uygur, huysuz virjin hastasıyım. ne zaman karşıma çıksalar izlerim.

www.youtube.com
+1
yurtsuz john
(10.12.25)
eşime ve çocuklarıma sürekli yaparım. onlar sıkılıyorlar bazen ama ben çok eğleniyorum.
+1
ground
(10.12.25)
Her soğuk espri kalitesiz değildir. İyisini çok severim. İçinde zeka pırıltıları olması lazım. Yoksa yapandan soğurum.
+1
faberkastelli
(10.12.25)
Yakın çevreme yaparım sadece. Severim. İnce espriyi ya da kara mizahı da severim. Soğuk espri her an yapılmaz tabii.
0
cemallamec
(10.12.25)
(9)

Ünalan metrodaki kız çocuğunu gördünüz mü

divergent
Akşam 6 civarında. Uzunçayır metrobüsten metroya geçerken aşağı inip sağa dönüyoruz ya, hemen dönünce yürüyen bantların önünde. 2-3 gündür görüyorum. Yanında kimse de yok, tek. Yere bağdaş kurmuş, sırtını duvara yaslamış. Birde sırt çantası var. Selpakları böyle kule yapmış. Bugün de elinde bi kitap
Akşam 6 civarında. Uzunçayır metrobüsten metroya geçerken aşağı inip sağa dönüyoruz ya, hemen dönünce yürüyen bantların önünde. 2-3 gündür görüyorum. Yanında kimse de yok, tek. Yere bağdaş kurmuş, sırtını duvara yaslamış. Birde sırt çantası var. Selpakları böyle kule yapmış. Bugün de elinde bi kitap vardı. Ödevini yapıyordu sanırım.
0
divergent
(04.12.25)
görmedim, kesin dolandırıcıdır.
+3
deartheodosia
(04.12.25)
dilencilik cok ciddi bir sektore donustu. bu isi meslek olarak yapan aileler boyle teatral, deneysel seylere bayiliyorlar. bu asalaklara para vermeyin. verdikce, acidikca o cocuklar sokaklarda daha fazla kalacaklar.
+6
buenosdias
(05.12.25)
Ben gördüm iki gün önce. Klasik bir öğrenci zannettim. Selpak alacaktım. Almadım sonra.
0
basubadelmevt
(05.12.25)
İstanbulda karşılaştığım dilenci numaraları:

-Çöpten yemek yeme numarası:

Restoran çöplerini yere döküp içinde yemek arıyormuş gibi yaparlar.

-Üşüyorum numarası:

Kalabalık cadde kenarlarına ateş yakıp ellerini ısıtıyor gibi yaparlar. Genelde çocukları koyarlar. Galata Köprüsünde sık sık görürsünüz.

-Hasta - tedavi masrafı numarası:

Toplu taşımada hızlıca crowd funding yaparlar. Ellerinde Nuh nebiden kalma uyduruk bir hasta raporu olur. Kıyafetleri makasla kesilip yoksul görüntüsü verilmiştir.

-Bayılma numarası:

Kalabalık mekanlarda yere düşerler. Sara hastasıyım derler. Başına toplananlardan üç beş koparırlar.

-Ders çalışma numarası:

Aynı senin örneğindeki gibi üstünde okul kıyafetiyle, birbirinden alakasız ders kitaplarını önüne yığarlar.

-Fırça düşürme numarası:

Boyacıdır bunlar. Bilerek fırçasını düşürürler. Sen yerden alıp verirsin. Hay sağolasın gel ayakkabını parlatayım para istemem der. İş bitince bi siftah at der. Yapışır para vermeden bırakmaz.

İşte bütün bu çakallıklara rağmen halkımız ısrarla ve ısrarla bunlara para vermeye devam eder.

(Yurtdışında yapılan numaralar da var. Onları da başka zaman yazarım.)
+5
yurtsuz john
(05.12.25)
Dilencilik bu coğrafyada ciddi bir sektör.

Yüzyıllardır böyle.

Hatta reşat nuri güntekin'in miskinler tekkesi diye bir romanı var, bu işi meslek olarak yapan birinin hatıraları gibi.

Maalesef gerçekten muhtaç durumda olan insanlar da bu durumdan zarar görüyor.
0
anten
(05.12.25)
kırık terazı ile "zabıta terazimi kırdı para kazanamayacağım" diye ağlarlardı. akşam olunca kırıkları toplayıp poşetlerler yarin yine tezgah açarlardı.
0
ground
(05.12.25)
gormedim. bazi seyleri elbette hepimiz biliyoruz fakat bu gibi olaylarda bu tiyatro, bu bir sektor, kesin benden zengindir diyerek hicbir sey olmamis gibi kendimi rahatlatmak da hosuma gitmiyor.
+1
Sour
(05.12.25)
Anlı şanlı devletimiz var. Bize düşmez bu tip sorunları çözmek. Sosyal devletiz tonla vergi ödeniyor. Koskoca devlet bir çocugu bakamıyorsa -ki durmadan millete çocuk yapın diyorlar- bizim elimizden bişey gelmez
+1
michael harddd
(05.12.25)
kızılay'da 10-15 yıldır memleketime dönücem param eksik kaldı diye milletten para toplayan bir teyze vardı. epeydir görmez oldum. 15 yıldır bilet parasını toplayamadı.

yine kızılay'da kızılay avm civarlarında, özellikle biraz serin günlerde ortaya çıkan, duvar dibine çökmüş, üstündeki uzun kazağı dizlerine örtmüş, yalınayak, eli açık vaziyette, üzgün bir suratla sürekli titreyen bir adam var. bunu hala görüyorum. ayakkabılarını oraya bir yere saklıyor, pantolon paçalarını dizine kadar kıvırıyor, kazağın altından görünmesin diye, kazak da iş kıyafeti. oturup birkaç saat titriyor. sonra sakin bir zamanda kalkıyor, paçaları düzeltiyor, ayakkabılarını alıp giyip gidiyor. ilk zamanlar demiştim ulan günlerdir bir çorap alacak kadar bile para toplayamadı mı diye, sonra civardaki tanıdık esnafa sordum, sincan'da apartmanı (evi değil, komple apartmanı) var dediler.

hala kağıt toplama arabasıyla fenalaşıp bayılanlara ayy yazııık diye yardım etmeye çalışan teyzeler var. bu sektör nasıl bitsin, adamlar meslek haline getirmiş.

çöpün başında çöpten yemek toplamış gibi yiyenler, tartının yanında ders kitabı açmış ders çalışanlar...
+1
kibritsuyu
(05.12.25)
(13)

Kedim ölüyor...

lazarus
...lütfen güzel bir şeyler söyleyin.O az ötemde gözlerini meçhul bir aleme dikmiş şekilde son nefesini vermeyi beklerken ben korkunç bir sessizliğin ve buz gibi bir yalnızlığın içine hapsolmuş durumdayım. Lütfen.
...lütfen güzel bir şeyler söyleyin.

O az ötemde gözlerini meçhul bir aleme dikmiş şekilde son nefesini vermeyi beklerken ben korkunç bir sessizliğin ve buz gibi bir yalnızlığın içine hapsolmuş durumdayım. Lütfen.
0
lazarus
(03.12.25)
Seni güzel hatırlayacak.
0
yurtsuz john
(03.12.25)
Ne mutlu ona, senin gibi ince bir insanla geçirmiş vaktini...
Lütfen sen de içine atma, ağla!
0
cccbehzatccc
(04.12.25)
Az önce son nefesini verdi.

Ne olurdu yaşasan...:(

Sağ olun mesajlarınız için.
+10
🌸lazarus
(04.12.25)
ben de kedimi kaybettiğimde çok üzülmüştüm çok ağlamıştım (18 yaşındaydı). o senin hayatının bir parçasıydı ama kendisinin tüm hayatı sendin ve çok iyi hatırlanacaksın onun için. sen olmasaydın sokaklarda sürünecekti ama ona güzel bir hayat verdin.

başın sağ olsun.
+1
elektr10
(04.12.25)
okuyunca çok üzüldüm ama diğer arkadaşların da dediği gibi; o senin hayatının bir parçasıyken, sen onun tüm hayatını ya da en güzel zamanlarının tamamını oluşturdun.

içinde yaşadığımız geçici, kötülüğün kol gezdiği, güzelliklere daha çok hasret kaldığımız şu dünyada ikiniz de sevginin, aidiyetin en güzel hallerinden birini karşılıklı tatmışsınız. hayatın maalesef sarsıcı gerçeklerini geriye döndüremesek de onun anılarını, kendine has karakterini ve tatlı yaramazlıklarını hatırlayıp yaşatman en güzeli olacaktır.

inşallah hep mutlu olursun ve en kısa zamanda eski meleğin gibi bir meleğin daha tüm hayatı sen olursun.
0
m e b
(04.12.25)
çok yakın zamanda gencecik yoldaşımı, köpeğimi kaybettim. 5 yaşında olacaktı bu ay.
genç olduğu için kendimi çok suçladım, hala suçluyorum bu duygudan kurtulamıyorum ama güzel bir yolculuk yaptık beraber. Sadece benim hayatımda değil, tüm dostlarımın, tüm mahallenin hayatında güzel izler bıraktı.

3 ay sonrasından söyleyeyim o hissetiğin acı geçmiyor. Söylenebilen tek güzel şey güzel bir yolculuk olduğu.
ancak bu duygu ile gün sonunda yalnız kalıyoruz. Önce her gün ağlıyorsun sonra haftada bir sonra sanırım ayda bir.

"serçenin ölmesinde bile bir bildiği vardır kaderin.
şimdi olacaksa bir şey yarına kalmaz, yarına kalacaksa bugün olmaz.
bütün mesele hazır olmakta.
madem hiçbir insan bırakıp gideceği şeyin gerçekten sahibi olmamış,
erken bırakmış ne çıkar,
ne olacaksa olsun."

ölümün ardından insanın yüreğinde 40 mum yanarmış her gün 1 mum söner ama son mum sonsuza kadar yanarmış.
0
croswell
(04.12.25)
o gittiği yerde mutludur, seni de ziyaret edecektir. Sen onu hep an, onun adına mama dağıt sokaktakilere, emin ol iyi gelecek.
Bu arada acını yaşa dibine kadar. Kedi değil evlat haline geliyorlar. Başın sağ olsun, çok diyebilecek bir şeyim yok, benim de kedim var, çok derinden anlıyorum, o yüzden teselli edemiyorum.
0
mor oje
(04.12.25)
Onun hayatında onun için çabaladın, onunla ilgilendin. kısacası onun hayatını güzelleştirmek için çabaladın. Kaç yaşındadır bilmiyorum ama ı yaşa kadar mutlu, huzurlu yaşadı. Böyle düşünmelisin.
+1
yankee jumping
(04.12.25)
benim de 3 yaşlı kedim var okurken gözlerim doldu . çok zor bir durum ne desek boş . evde nereye baksan gözünün önüne gelecek. onu neşeli sağlıklı zamanları ile hatırlamaya çalış derim . Sabırlar dilerim .
bir karga büyütüyordum gitmek istedi saldım ama aklım hep onda kaldı sabah akşam balkondayım gözüm onu arıyor . ağlamadığım gün geçmedi 4 gün sonra 1 ay olacak .

"Ve tilki küçük prense şöyle dedi: İnsanlar bu gerçeği unuttu, ama sen unutmamalısın. Evcilleştirdiğin şeylerden sonsuza dek sorumlu olursun."
Antoine de Saint-Exupéry
0
devilone
(04.12.25)
Basin sag olsun. Kaybin icin cok uzgunum. Nasil bir aci oldugunu tahmin edemem benim de 6 yasinda tekir bi kizim var.
Cok guzel bi hayat yasadi.
Sevdi, sevildi, güvende oldu. Karni hep tok, temiz suyu vardi. Bi kedi baska ne ister ki? Oyuncaklari da olmustur.
Dunyasi senin ona gosterdigi kadardi. Hep guzel hatirlanacak. Eminim cok huzurlu gitmistir. Eger cennete inaniyorsan orada seni bekleyecegine eminim. O yumusak tüylerle bi gun tekrar kavusacaksiniz.
0
matilda
(04.12.25)
Başın sağolsun. Ne desek boş, ne desek için yanmaya devam edecek, ama onu güzel hatırla. O da seni güzel hatırlayacak. Okurken ağlamamak için zor tuttum kendimi, çok zor bi durum, evinde hayvanı olmayan anlayamaz, onlar bizim canımızın bir parçası haline geliyor. Ben kendi kuzumun yokluğunu düşünmeye bile dayanamıyorum. Allah sabırlar versin :(
0
Sadece soruyorum
(04.12.25)
evcil hayvan kayıpları da çok yakınımızı kaybetmişiz gibi üzüntü veriyormuş. kedim 5 gün veterinerde kaldığında evin her köşesinde onunla olan anılar, onun yatışı, oyunları geldi gözümün önüne. demek ki diye düşündüm, vefat ettiğinde de böyle olacak.
eminim ki yerini doldurmaz ama başka bir kedi ile yola devam edebilirsin. yine hatıralarla yaşayarak tabi ki. beşeriz, başka bir seçim şansımız yok. ona verdiğin güzel hayat, sıcak yuva, sıcak kucak, elinden gelini yapmış olman en büyük avuntun olsun. kaybettiklerimizle emimin ki boyutlar arası bir yerde kavuşacağız.
0
love and trust
(04.12.25)
Başınız sağolsun. Kısacık ömründe onu rahat ettirmek için elinizden geleni yaptınız, aciz bir canın hayatına dokundunuz. Eminim konuşabilseydi sizden razı olduğunu söylerdi.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(04.12.25)
(14)

Her şey yolunda mı?

rock n roll
Nasılsınız, nasıl gidiyor?
Nasılsınız, nasıl gidiyor?
0
rock n roll
(03.12.25)
Yani.
0
kizil karga
(03.12.25)
boktan:)

İş için Ankara`ya taşındım, zamanla seversin dediler. Tam 1 sene oldu ama hala alışamadım.
Ev kiraları çok pahalı, kümes gibi 30 metrekare evler 35-40 bin TL, 1 senedir tek göz otel odasındayım bir türlü düzenimi oturtamadım.
0
zikardo
(03.12.25)
berbat. borç batağındayım çok fena. kimseden destek alamıyorum. tam nefes alıcam derken bi şey çıkıyo. en son maaşımın çoğunu bağladım borçları yapılandırdım derken kedim hastalandı ve varımı yoğumu ona yatırdım. şimdi kiramı ödeyecek param bile yok. iş allaha kaldı gerçekten mucize bekliyorum artık, aşırı yorgunum.
0
bxgx
(03.12.25)
Değil. Sağlık ok ama maddi açıdan durum pek parlak değil. Az kazanıyorum, yeterli olmuyor. Şimdiden gelecek sene ne yapacağız diye düşünüyoruz. Belki gelecekte istanbul’dan kaçarız diyorduk ama artık o da mümkün değil. Bu şehir girdap gülüm…
0
yankee jumping
(03.12.25)
değil
-1
Kahvedesu
(03.12.25)
ehhh işte; para tahsilatı sıkıntı piyasalar kötü. hiç bir şey doğru düzgün zevk vermiyor artık (yaş 44), günler bu aralar öylesine geçiyor gibi. 2-3 haftaya 1 tatilim var onu bekliyorum sadece
+2
sweetoffice
(03.12.25)
Değil.

Bu iktidar yüzünden her günüm zehir.

Günübirlik kendimi eğliyorum işte. Bugün alışveriş yaptım. Yılbaşı kartpostalları falan aldım.
+4
yurtsuz john
(03.12.25)
Maşallah yolunda
0
basond
(03.12.25)
sevgilimden ayrıldım. insanlarlayken iyiyim ama tek kaldığımda hayatı sorguluyorum. eskiden ne kadar mutluymuşum kıymetini bilememişim diyorum.
0
asap raki
(03.12.25)
Yolunda değil maddi olarak çıkmazdayım kıyafetleri satıyorum belki buradan da yardımcı olmak isteyen çıkar

www.eksiduyuru.com
0
ighe
(03.12.25)
Şakasız bok gibi biliyor musun
0
cay koy geliyorum
(03.12.25)
ben zaten bu hayatı şans eseri yaşıyorum. ölürsek de kime kalmış.
0
nothing in my way
(03.12.25)
Benim için de yani. Gerçi gene güzel gidiyor.

Çalıştığım şirkette fırtana öncesi sessizlik. Bu süreçte sağ kalırsam güzellikten muazzam muhtemeşem bir süreçe gireceğim. Ölürsem canım sağolsun. Yaşaması güzeldi.
0
put it in your appropriate place
(03.12.25)
İyi fena değil 2 defa sıfırdan başlamış biri olarak, geldiğim noktadan memnunum. Ankara'da yaşıyorum bok gibi soğuk var motor süremiyorum ama başka duyurucuların dertlerini görünce kendime üzülmeyi bıraktım. Logout olunca tekrar başladım üzülmeye kendim için :(
0
herseysoyledigimgibioldu
(04.12.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.